Ana içeriğe geç
Sözlük

aynaya ile cümle

aynaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi bahçenize bakın, hatta, aynaya bakın.أنظر لفناءك الخلفي، وأنظر في المرآة.
Kendi bahçenize bakın, hatta, aynaya bakın.今やっていることよりも
Lütfen aynaya bakın. Ona yardımcı olun lütfen.Nézze meg a tükörben.
Lütfen aynaya bakın. Ona yardımcı olun lütfen.Regardez-vous dans le miroir.
Lütfen aynaya bakın. Ona yardımcı olun lütfen.من فضلك القي نظرة في المرأة
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.D'ici quelques années, vous irez peut-être vous regarder dans le miroir et il fera votre diagnostic.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.아마도 수 년 내에 여러분이 거울을 들여다 보면 거울이 여러분을 진단하게 될 겁니다.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Prawdopodobnie za kilka lat będziesz się przeglądać w lustrze, a ono będzie cię diagnozować.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Probabil în câțiva ani, te vei uita în oglindă și te va diagnostica.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Probabilmente tra qualche anno il vostro specchio sarà in grado di farvi una diagnosi.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Probablemente en pocos años van a mirar al espejo y allí verán el diagnóstico.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Provavelmente, em alguns anos, vão olhar para os vossos espelhos e eles vão estar a diagnosticar-vos.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Valószínűleg néhány éven belül, amikor belenéznek a tükörbe az diagnosztizálni fogja önöket.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Verjetno se boste čez nekaj let gledali v svojem ogledalu in le-to vas bo diagnosticiralo.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Waarschijnlijk zul je binnen een paar jaar in je spiegel een volledige diagnose te zien krijgen.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Womöglich werden wir und in ein paar Jahren uns im Spiegel sehen während dieser uns diagnostiziert.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Ίσως σε λίγα χρόνια, θα κοιτάτε στον καθρέφτη σας και θα σας κάνει διάγνωση.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Возможно, через несколько лет вы будете смотреться в зеркало, которое будет вас диагностировать.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Може би след няколко години ще се погледнете в огледалото и то ще ви диагностицира.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.ייתכן כי בשנים הבאות, אתם תוכלו להסתכל על עצמכם במראה והיא תאבחן אתכם.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.ربما في غضون سنوات قليلة ، ستنظر إلى المرآة و ستقوم هي بفحصك.
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.それが皆さんを診察しているでしょう (笑い)
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Acham que ele acorda de manhã, olha-se ao espelho e diz:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Bạn có nghĩ khi nó thức dậy vào buổi sáng, nhìn vào gương và thốt lên,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Credeți că se trezește dimineața, se uită în oglindă și zice
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Denk je dat hij 's morgens wakker wordt, in de spiegel kijkt en zegt:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:És azt el tudják képzelni, ahogy felkel reggel, belenéz a tükörbe és azt mondja,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Forse si sveglia al mattino, si guarda allo specchio e dice:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Glauben Sie, dass er morgens aufwacht, in den Spiegel schaut und sagt:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:아침에 일어나서 황새치는 거울을 보면서
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Myslíte, že ráno vstane, koukne do zrcadla a řekne,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Pensez-vous qu'il se réveille le matin, regarde dans le miroir et dit,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:¿Piensan que él se despierta por la mañana, se mira al espejo y dice:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Wstaje rano, patrzy w lustro i mówi:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Думаете, он просыпается утром, смотрит в зеркало и говорит:
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Мислите ли, че тя се събужда сутрин, поглежда се в огледалото и казва,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:אתם חושבים שהוא מתעורר בבוקר, מביט במראה ואומר,
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:هل تتخيلون استياقظ هذه السمكة في الصباح .. ووقوفها امام المرآة
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:「今日は誰か刺しちゃうかもな」
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""Ahora mira, menea a tu fantasma, y mueve tus dedos reales mientras miras el espejo."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""A teď," říkám, "zahýbej svým fantomem -- pohni svými opravdovými prsty a dívej se přitom do zrcadla."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""az igazi ujjaival, vagy mozgassa valahogy, miközben a tükörbe néz."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""Heiluttelepa nyt aavettasi -- liikuttele todellisia sormiasi peiliin katsoessasi."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."Ihren gesunden Fingern oder bewegen Sie sie, während Sie in den Spiegel schauen."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."Îi spun: dă din degetele reale, mişcă-le, în timp ce priveşti în oglindă."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."Kazałem mu poruszać prawdziwymi palcami jednocześnie patrząc w lustro.
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""Kijk naar je fantoomarm en beweeg je vingers. Of kijk in de spiegel en beweeg je echte vingers."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."아니면 거울을 보면서 당신의 실제 손가락들을 움직여보세요.
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."le tue dita vere, o muovi le tue dita vere mentre guardi nello specchio."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat.""os seus dedos reais, mexa os dedos reais enquanto olha para o espelho".
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."האצבעות האמיתיות, תוך כדי צפיה במראה".
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."أصابعك الحقيقية، أو حرك أصابعك الحقيقية وأنت تنظر إلى المرآة."
"Şimdi hayaleti oynat -- veya gerçek parmaklarını aynaya bakarken kıpırdat."彼は幻が動いているという視覚感覚を受けますよね?
Son 32 yıldır her sabah aynaya baktım ve kendime sordum:خلال الثلاثين سنة السابقة كنت انظر إلى المرآة كل يوم وأسأل نفسي
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?Derefter kigger folk sig selv i spejlet og siger, Jeg har lige betalt en masse penge dette.
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?En dan kijken de mensen in de spiegel en zeggen, ik heb net een hele hoop geld uit gegeven aan die lezing.
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?Iar apoi oamenii se uită în oglindă şi spun tocmai am plătit o mulțime de bani pentru acea interpretare.
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?Poi la gente si guarda alla specchio e dice ho pagato molto denaro per questa seduta. e cosa mi ha detto?
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?Potem ludzie zaglądają w lustro i mówią: "Słono zapłaciłam za seans.
Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki, bu seansa tonlarca para ödedim. ve bana ne dedi?그리고 나서 사람들은 거울을 보고 얘기하겠죠. 그 리딩(reading) 듣겠다고 방금 돈을 엄청 썼구나.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod