Max konuştuğu her zaman aynaya baktı.Max looked into the mirror all the time he was talking.
Sadece aynaya bak.Just look in the mirror.
Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.Judy spends a lot of time looking in the mirror.
Kız aynaya bakarak durdu.The girl stood looking into the mirror.
Kızkardeşinin kot pantolonunu giydi ve aynaya baktı.She put on her sister's jeans and looked in the mirror.
Saçımı taramak için bir aynaya ihtiyacım var.I need a mirror to comb my hair.
Çocuk, aynaya dokunma!Kid, don't touch the mirror!
Aynaya bir bak dostum.Look in the mirror, pal.
Tom aynaya tekrar baktı.Tom looked in the mirror again.
Tom aynaya baktı.Tom looked in the mirror.
Tom bir aynaya baktı.Tom looked in a mirror.
Aynaya bak.Look in the mirror.
Yakınlarda aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror recently?
Yakınlarda aynaya baktınız mı?Have you looked in a mirror recently?
Aynaya bakmayı sever misin?Do you like looking in the mirror?
Aynaya bakmayı sever misiniz?Do you like looking in the mirror?
Ben aynaya baktım.I looked into the mirror.
Tom aynaya bakıyor.Tom is looking in the mirror.
Mary saçlarını tararken aynaya baktı.Mary looked into the mirror while she was brushing her hair.
Mary aynaya bakmayı sevmez.Mary doesn't like looking in the mirror.
Tom aynaya bakmayı sevmez.Tom doesn't like looking in the mirror.
Son zamanlarda bir aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror lately?
Aynaya doğru yürüdüm.I walked into a mirror.
Aynaya bak ve kendini boktan hisset.You look in the mirror and feel like a shitty person.
Aynaya baktım.I looked in the mirror.
Bu teleskop çok büyük bir aynaya sahip.This telescope has a very large mirror.
Tom aynaya baktı ve yaşlı bir adam gördü.Tom looked into the mirror and saw an old man.
Neden aynaya bakmıyorsun?Why don't you take a look in the mirror?
Neden bir değişiklik olsun diye aynaya bakmıyorsun?Why don't you take a look in the mirror for a change?
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.The telescope is enclosed in a radome of diameter 30 m.
Cismin aynaya olan uzaklığı, görüntünün aynaya olan uzaklığına eşittir.The separation distance between the mirrors is equal to the mirror focal length.
Aynaya bakın.Look in the mirror. You're it.
Kendi bahçenize bakın, hatta, aynaya bakın.Look in your own backyard, in fact, look in the mirror.
Sabah kalkıp aynaya baktığında şöyle diyor mudur:Do you think he wakes up in the morning, looks in the mirror and says,
Aynaya bak ve adını üç kez söyle...Look into the mirror, and say your name three times.
Aynaya bakmıyorsun sanırım?I guess you don't even look at the mirror?
Hepimiz hergün aynaya bakarız.This right here is a a virtual image We are going to compare it with a real image in the next video
Muhtemelen birkaç yıl içinde, aynaya baktığınızda aynanız size tanı koyabiliyor olacak.Probably in a few years, you'll check into your mirror and it's going to be diagnosing you.
Aynaya baktım ve tekrar yarışmak istediğimi fark ettim.I looked in the mirror and realized I still wanted to compete.
Kýz sen hiç aynaya bakmýyor musun?Don't you look at mirror?
Son 32 yıldır her sabah aynaya baktım ve kendime sordum:For the past 32 years I've looked into the mirror every morning and asked myself:
Aynaya baktın mı Isak?Haveyou looked in the mirror, Isak?
Aynaya tekrar bak.Look in the mirror again.
Burada, aynaya bak.Here, look in the mirror.
Aynaya bakýnca görebiliyorum.I've tried it in front of the mirror.
Lütfen aynaya bakın. Ona yardımcı olun lütfen.Have a look in the mirror.
Kendisini boyarken aynaya baktığını gösteren 1646 otoportresi ile dikkat çekti.He is notable for his 1646 self-portrait showing him looking into a mirror while painting himself.
Aynaya bak!Schau in den Spiegel!
Eğer hayatını değiştirecek birini arıyorsan, aynaya bak.Wenn du jemanden suchst, der dein Leben verändern kann, dann schau in den Spiegel.
Cisim aynaya göre simetriktir.Fotostrecke in DER SPIEGEL.
Aynaya bakan iyimser kişi daha da iyimser olur ve kötümser kişi daha da kötümser.L'optimiste qui se regarde dans un miroir devient plus optimiste, et le pessimiste plus pessimiste.
Her zaman aynaya bakar. Ne heves!Elle se regarde toujours dans le miroir. Quelle vanité.
İnsan aynaya bakar, ayna insana.L'homme regarde le miroir, le miroir regarde l'homme.
Biraz aynaya bak!Regarde un peu dans le miroir.
Aynaya bakıyolardı.Ils se regardaient dans le miroir.
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.Judy passe beaucoup de temps à se regarder dans le miroir.
Aynaya bak.Mira al espejo.
Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.Джуди проводит много времени смотрясь в зеркало.
Kız aynaya bakarak durdu.Девочка стояла, глядясь в зеркало.
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.Джуди проводит много времени перед зеркалом.