Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veОн кладёт вам в рот зеркало, чтобы осмотреть зубы, и говорит:
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veהוא מתחיל לשים מראה בפה שלכם כדי לבדוק את השיניים שלכם,
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu veبدأ بإدخال مرآه في فمك ليرى أسنانك،
Dışbükey aynada önemli olan aynanın dış yüzeyidir. . .בה אנו עוסקים בצד השני של המראה. אנו עוסקים בחלק החיצוני של הקערה. יש לנו משהו בצורת פרבולה.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Acaso podes, como ele, estender o firmamento, que é sólido como um espelho fundido?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Dapatkah engkau seperti Allah membentangkan cakrawala dan mengeraskannya seperti logam tuangan atau kaca
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Hai tu forse disteso con lui il firmamento, solido come specchio di metallo fuso
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?¿has extendido con él la bóveda celeste, firme cual espejo de metal laminado
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Hvælver du Himlen sammen med ham, fast som det støbte Spejl?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Izażeś z nim rozpościerał niebiosa, które są trwałe, a zwierciadłu odlewanemu podobne?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?ja, du wirst mit ihm den Himmel ausbreiten, der fest ist wie ein gegossener Spiegel.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?kaarrutatko sinä hänen kanssansa taivaan, joka on vahva kuin valettu kuvastin?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kan du med ham spenne ut himmelen, så fast som et speil av støpt metall?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kan du välva molnhimmelen så som han, så fast som en spegel av gjuten metall?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?네가 능히 그와 함께 하여 부은 거울 같은 견고한 궁창을 펼 수 있느냐
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kunt u de enorme spiegel van de hemel uitspreiden zoals Hij dat doet?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Mondd meg nékünk, mit szóljunk néki? A setétség miatt semmit sem kezdhetünk.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?moreš li ti kakor On razpeti nebeški obok, da trdno stoji kakor zlito zrcalo?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu trời ra với Ðức Chúa Trời chăng? Nó vốn vững chắc như một tấm kính đúc.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu_trời ra với Ðức_Chúa_Trời chăng ? Nó vốn vững_chắc như một tấm kính đúc .
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Peux-tu comme lui étendre les cieux, Aussi solides qu`un miroir de fonte?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poţi tu să întinzi cerurile ca El, tari ca o oglindă turnată?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poukaž nám, co bychom řekli jemu; nebo nemůžeme ani řeči zpořádati pro temnost.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Rozťahoval si s ním nebeskú oblohu, však? Silnú, jako liate zrkadlo.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Εξηπλωσας μετ' αυτου το στερεωμα το δυνατον ως κατοπτρον χυτον;
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Можеш ли като Него да разпростреш небето, Което, като леяно огледало е здраво?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ты ли с Ним распростер небеса, твердые, как литое зеркало?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?תרקיע עמו לשחקים חזקים כראי מוצק׃
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?هل صفّحت معه الجلد الممكّن كالمرآة المسبوكة.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈 能 與 神 同 鋪 穹 蒼 麼 . 這 穹 蒼 堅 硬 、 如 同 鑄 成 的 鏡 子
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈能與神 同 鋪穹蒼麼.這穹蒼堅 硬 、 如同 鑄成 的 鏡子
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.Es würde also aussehen, als käme es von einem Punkt hinter dem Spiegel
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.Så det skulle se ut som det är kommer från en punkt bakom spegeln, tillbaka över här
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.Takže by to vypadalo, jako kdyby vycházelo z bodu za zrcadlem, přímo tady.
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.Така че ще изглежда, като че идва от точка зад огледалото, обратно тук.
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.נראה כאילו הוא מגיע מנקודה מאחורי המראה.
Eğer içbükey aynanın dış yüzeyine bir ışın yansırsa ışın odak noktasından çıkmış gibi yansıyacaktır. . .היא מוחזרת מהחלק החיצוני של המראה הפרבולית הקמורה, כאילו שהיא באה מהמוקד. המוקד הוא בצד השני של המראה הזאת.
Evet, çünkü ayna burada daha alçak.거울이 더 낮게 위치해서 그러네요
Evet, çünkü ayna burada daha alçak.Oui, parce que le miroir est plus en bas ici.
Evet, çünkü ayna burada daha alçak.Sim, porque o espelho está mais baixo nesta zona.
Evet, çünkü ayna burada daha alçak.Sì, perché lo specchio è più basso qui.
Evet, çünkü ayna burada daha alçak.Sí, porque el espejo está más bajo aquí.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Bejött hozzám, adtam neki egy tükröt, mint ez, egy dobozban, nevezzük ezt tükrösdoboznak.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Entonces vino aquí y le di un espejo como éste, en una caja, que llamo caja espejo ¿bien?
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Er kam also zu mir und ich gab ihm solch einen Spiegel in einem Kasten, den ich Spiegelkasten nenne.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Ik gaf hem dus mijn contraptie, de spiegeldoos.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Niinpä annoin hänelle peililaatikon.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Så han kom dit och jag gav honom en spegellåda som jag kallar en spegel i en låda, okej?
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Takže přišel, dal jsem mu tohle zrcadlo v krabici, tedy zrcadlovou krabici.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Takže tam prišiel a ja som mu dal takéto zrkadlo, v krabici ktorú nazývam zrkadlovou krabicou.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Οπότε ήρθε εκεί και του έδωσα έναν καθρέφτη σαν αυτόν, σε κουτί, το οποίο αποκαλώ κουτί-καθρέφτη, εντάξει;
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.И он пришел ко мне, и я дал ему зеркало как это, в ящичке, который я называю зеркальный ящик, верно?
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Отже він прийшов, і я дав йому ось таке дзеркало у ящику, який я зву дзеркальним ящиком, добре?
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim, "ayna kutusu" dediğim bir kutu.Така той дойде и аз му дадох огледало като това, в кутия, което наричам огледална кутия.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,Dałem mu właśnie takie lustro w pudełku,
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,Ele chegou, dei-lhe um espelho daqueles, na caixa de espelhos.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,Era un braţ fantomă paralizat. A venit, i-am dat o oglindă în cutie, ca asta, pe care-o numesc cutie oglindă.
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,그래서, 그가 왔을 때, 그에게 이 같이 상자 안에 있는 거울을 주었고,
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,Venne da me e io gli diedi uno specchio come quello, in una scatola,
Geldi, ona kutu içerisinde bir ayna verdim,הוא הגיע ונתתי לו קופסא ובתוכה מראה,