İşte önceki iluzyonun aynısı.Mamy tutaj dokładnie tę samą iluzję.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Ở đây là ảo giác như vừa rồi.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Qui abbiamo quella medesima illusione.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Tady máme přesně tu samou iluzi.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Temos aqui exatamente a mesma ilusão.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Tenemos aquí exactamente la misma ilusión.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Tu máme tú istú ilúziu.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Εδώ έχουμε την ίδια ακριβώς οφθαλμαπάτη.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Вот здесь в точности та же иллюзия.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Знову використаємо ту саму ілюзію.
İşte önceki iluzyonun aynısı.Тук имаме точно същата илюзия.
İşte önceki iluzyonun aynısı.את אותה אשלייה בדיוק.
İşte önceki iluzyonun aynısı.نفس الإضاءة
İşte önceki iluzyonun aynısı.同一な2つのタイルです 左側には
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Aber genau das lassen wir blind durchgehen, in der gesamten evidenzbasierten Medizin.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Ale presne toto slepo tolerujeme v celej medicíne založenej na dôkazoch.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Dokładnie to samo tolerujemy w medycynie.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.근거 기반 의학(EBM)에서 우리가 무조건 받아들이는 것이 있습니다.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Maar dit is precies wat we blindelings tolereren in de op bewijsmateriaal gebaseerde geneeskunde.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Ma è esattamente ciò che tolleriamo ciecamente nella medicina basata sulle prove.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Men det er lige præcis hvad vi blindt tolererer i hele den evidensbaserede lægevidenskab.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Namun inilah yang kita biarkan pada kedokteran berbasis bukti
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Nhưng điều này là chính xác những gì chúng tôi mù quáng chấp nhận trong toàn bộ dựa trên bằng chứng y khoa.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Pero esto es exactamente lo que toleramos a ciegas en el conjunto de la medicina basada en evidencia.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.(Rires) Mais c'est exactement ce que nous tolérons aveuglément de toute la médecine factuelle.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.(Risos) Mas é isso exatamente o que toleramos cegamente no conjunto da medicina baseada em provas.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Όμως αυτό είναι ακριβώς αυτό που ανεχόμαστε τυφλά στο σύνολo της τεκμηριωμένης ιατρικής.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Но ведь именно это мы допускаем во всей доказательной медицине.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.Та це - саме те, що ми сліпо терпимо в усій доказовій медицині.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.אבל זה בדיוק מה שאנו סובלים בצורה עיוורת בכל הרפואה מבוססת-הראיות.
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.لكن هذا تماماً ما نتسامح به بصورة عمياء في عموم الطب القائم على الأدلة
Kanıta dayalı tıp alanında olmasına göz yumduğumuz şey bunun bire bir aynısı.見過ごされていることです 私見ですが 不適切な研究とも言えます
Kanser için de aynısını yapabiliriz.암에도 그대로 적용할 수 있습니다
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Moglibyśmy zrobić to samo z nowotworami.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.On pourrait faire la même chose avec le cancer.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Podíamos fazer o mesmo com o cancro.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Podríamos hacer lo mismo con el cáncer.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Potremmo fare lo stesso col cancro.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Putem face acelaşi lucru la cancer.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Ugyanezt tehetnénk a rákkal is.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.We kunnen hetzelfde doen met kanker.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Wir könnten dasselbe bei Krebs tun.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Бихме могли да правим същото за рака.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.Мы можем повторить это относительно рака.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.אנו יכולים לעשות את אותו הדבר עם מחלת הסרטן.
Kanser için de aynısını yapabiliriz.و يمكننا فعل ذلك مع السرطان
Kanser için de aynısını yapabiliriz.私は「ナビジェニックス」という会社の共同創立者です
Kanunlar, açıklama vermeden cezalandırıyor. Ve bu, okullarda öğretilen davranışların tıpatıp aynısı.Gesetze verurteilen ohne Erklärung und das ist dasselbe Verhalten, das auch in der Schule gefördert wird.
Kanunlar, açıklama vermeden cezalandırıyor. Ve bu, okullarda öğretilen davranışların tıpatıp aynısı.La legge punisce senza spiegazione, e lo stesso comportamento è identico a quello promosso a scuola.
Kanunlar, açıklama vermeden cezalandırıyor. Ve bu, okullarda öğretilen davranışların tıpatıp aynısı.Les lois punissent sans explication, et ce comportement est le même que celui encouragé par les écoles.
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Ce n'est pas parce que ta soeur saute dans le lac, que tu dois la suivre".
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Chỉ vì chị con nhảy xuống hồ không có nghĩa là con cũng phải làm thế"
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Csak azért, mert a húgod tóba ugrik, neked nem kell utánaugranod."
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Dat je zusje in het water springt, betekent niet dat jij dat ook moet doen."
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Jak twoja siostra skoczy do jeziora, to ty też skoczysz?"
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""누나가 호수에서 뛸수 있다고 해서 너가 그럴수 있다는 의미는 아니다"
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Lá porque a tua mergulha no lago tu não tens de mergulhar."
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Neskákej do jezera jenom proto, že to udělala tvá sestra."
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Numai pentru că sora ta sare în lac nu înseamnă că şi tu trebuie să sari."
"Kardeşin kendisini göle atsa , aynısını senin de yapmam gerekmez.""Nur weil deine Schwester in den See springt, musst du das nicht auch tun."