Ama sanırım sen de o insanları suçladığın hatanın aynısını yapıyorsun, yani değerlendirme hatası.Но подозирам, че правите същата грешка като тази, в която обвинявате хората, грешка в стойността.
Ama sanırım sen de o insanları suçladığın hatanın aynısını yapıyorsun, yani değerlendirme hatası.על הטיפשות של אנשים שמשחקים לוטו. אני חושב שאתה עושה את אותה טעות כמוהם, שהיא טעות של הערכה.
Ama sanırım sen de o insanları suçladığın hatanın aynısını yapıyorsun, yani değerlendirme hatası.غباء الناس الذين يشترون تذاكر اليانصيب. لكني أشكك أنك تقوم بفعل نفس الخطأ الذي تتهم به الناس، وهو خطأ القيمة.
Ama sanırım sen de o insanları suçladığın hatanın aynısını yapıyorsun, yani değerlendirme hatası.その人々を責めるというまさしく同じ誤り つまり価値の誤りを 犯していると思います 私は何年も 宝くじを買う人
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.반면에 도시의 반대쪽에서는 30,900달러에 살 수 있습니다.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ale když pojede přes město, můžete jej mít za 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ale keď pôjdete cez mesto, môžete ho mať za 30 900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Dar dacă mergeţi la capătul celălalt al oraşului, aţi putea-o lua cu 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.De ha átautózik a városon megkaphatja 30 900-ért.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Falls Sie aber ans andere Ende der Stadt fahren, könnten Sie es für 30'900 bekommen.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Maar aan de andere kant van de stad stond hij voor 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ma se attraversate la città, potete averla per 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Men hvis man kørte gennem byen, kunne man få den til 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Nhưng nếu bạn lái xe đến thị trấn, bạn có thể mua với giá 30,900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Pero si cruzan la ciudad, lo pueden conseguir por 30,900
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Αλλά αν πάτε στην άλλη άκρη της πόλης, θα το παίρνατε για 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Но ако прекосите града, ще я намерите за 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Но если вы поедете через город, то вы сможете купить ее за 30 900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.אבל אם תסעו לקצה השני של העיר, תוכלו לקנות אותה ב-30,900 דולר.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.لكنك اذا ذهبت عبر المدينة، يمكنك شراؤها بمائة دولار أقل.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.行きますか?この時点で100 ドルは0.003パーセントの節約です
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.(101:28) но Ты – тот же, и лета Твои не кончатся.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.(102:28) Mais toi, tu restes le même, Et tes années ne finiront point.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Dar Tu rămîi Acelaş, şi anii Tăi nu se vor sfîrşi.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Dit alles zal eenmaal verdwijnen, maar U blijft altijd aanwezig. Alles slijt weg als oude kleren,
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Du aber bleibest, wie du bist, und deine Jahre nehmen kein Ende.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Essi periranno, ma tu rimani, tutti si logorano come veste, come un abito tu li muterai ed essi passeranno
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.주는 여상하시고 주의 년대는 무궁하리이다
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Mas tu és o mesmo, e os teus anos não acabarão.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Onať pominou, ty pak zůstáváš; všecky ty věci jako roucho zvetšejí, jako oděv změníš je, a změněny budou.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.ony zahynú, ale ty stojíš, a všetky zvetšejú ako rúcho; zameníš ich ako odev, a budú zamenené.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Pero tú eres el mismo, y tus años no se acabarán
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.som Klæder skifter du dem; de skiftes, men du er den samme, og dine År får aldrig Ende!
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Song Chúa không hề biến cải, Các năm Chúa không hề cùng.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Song_Chúa không hề biến_cải , Các năm Chúa không hề cùng .
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Tetapi Engkau tetap sama, hidup-Mu tak akan berakhir
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.συ ομως εισαι ο αυτος, και τα ετη σου δεν θελουσιν εκλειψει.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.Но Ти си същият, И Твоите години няма да се свършат.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.ואתה הוא ושנותיך לא יתמו׃
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.وانت هو وسنوك لن تنتهي.
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.惟 有 你 永 不 改 變 . 你 的 年 數 沒 有 窮 盡
Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.惟有 你 永不改變 . 你 的 年數沒 有 窮盡
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Aber dann erinnerte ich mich daran, wie Tom in den freien Himmel gesprochen hatte und ich versuchte es.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ale pak jsem si vzpomněla na Toma, jak mluvil do vzduchu a zkusila jsem to.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ale potom som si spomenula, ako sa Tom rozprával s oblohou, a skúsila som to.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Atunci mi l-am amintit pe Tom vorbind spatiului deschis si am incercat si eu.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ekkor jutott eszembe Tom, aki beszólt a fellegekbe és kipróbáltam.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.그러다가 문득 톰이 하늘에 대고 했던 이야기를 기억하고 저도 한번 그런식으로 해봤어요.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ma poi mi ricordai di Tom che parlava all'aria e ci provai.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Mas lembrei-me do Tom a falar para o ar e tentei fazer o mesmo.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Men så huskede jeg Tom talende ud i den tomme luft og jeg prøvede det.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Men så mindes jag när Tom pratade ut i tomma intet- -och testade det.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Mutta sitten muistin Tomin puhumassa taivaalle ja kokeilin sitä itse.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Nhưng sau đó tôi nhớ đến việc Tom nói chuyện với khoảng không trước mặt và tôi đã thử.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Pero me acordé de Tom hablandole al aire y lo intenté.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Puis je me suis souvenue de Tom parlant au ciel et j'ai essayé.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Tapi saya teringat Tom yang berbicara ke udara lepas dan mencobanya.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Toen herinnerde ik me Tom die zich tot zijn genie wendde, en ik besloot ook een poging te wagen.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Αλλά θυμήθηκα τον Τομ που μίλαγε στον ουρανό και το δοκίμασα.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Але потім я пригадала Тома, який розмовляв з повітрям, і я спробувала цей прийом.