Ana içeriğe geç
Sözlük

aynı zamanda ile cümle

aynı zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Kursk'ta doğan Markov, toprak sahibi bir aileden geliyordu ve aynı zamanda eğitimli bir mühendisti.Born in Kursk, Markov came from a land-owning background but was also a trained engineer.
Aynı zamanda Rob McConnell'ın Boss Brass grubunda uzun süreli bir üyeydi.Koffman was also a long-time member of Rob McConnell's Boss Brass.
Kendisi aynı zamanda Viyana Devlet Operası'nın da Kammersängerin'dir .She is also a Kammersängerin of the Vienna State Opera.
Aynı zamanda Showtime dizisi Billions'ın ortak yaratıcısıdır.[1][2] KaynakçaHe is also the co-creator for the Showtime series Billions.
Bu aynı zamanda hükümetin ülkeyi "beyazlatmaya" yönelik politikasıyla da tutarlıydı.This was also consistent with the government's push towards "whitening" the country.
Virüs aynı zamanda kocası Léo'yu da öldürmüştür.The virus also killed her husband, Léo.
Milonov, aynı zamanda bir tahta oyunları oyuncusu olarak da bilinir.Milonov is also known as a board games player.
Aynı zamanda Ljubljana'nın fahri vatandaşı olarak onore edildi.She was also an honorary citizen of Ljubljana.
Aynı zamanda doenjang üretiminin bir yan ürünüdür.It is also a byproduct of doenjang production.
Brisket, aynı zamanda, kızarmış dana etinden yapılan popüler bir Ashkenazi yemeğidir.Brisket is also a popular Ashkenazi dish of braised beef brisket.
Aynı zamanda ilk Macar astronot Bertalan Farkas'ın uçuş yaptığı kabine sahiptir.It also has the cabin of the first Hungarian astronaut, Bertalan Farkas.
O yıl, aynı zamanda ilk kez Global Champions Tour'da yarıştı.That year, she also competed on the Global Champions Tour for the first time.
Avustralya aynı zamanda kendine özgü bir kahve kültürü ile dünyada ünlüdür.Today's Australia has a distinct coffee culture.
Aynı zamanda çeşitli dillerdeki akademik içeriklerden oluşur. [1]It also encompasses teaching items in various languages.[1]
Aynı zamanda Gil Birmingham, Jon Bernthal ve Graham Greene de filmdeki oyunculardan bazıları.Gil Birmingham, Jon Bernthal and Graham Greene also star.
Aynı zamanda dünyanın ilk kadın savaş pilotudur.She was the world's first female fighter pilot.
Aynı zamanda İsrail-Suriye barış sürecinde ana aracı olarak görev yaptı.It also functions as the main broker in the Israeli-Syrian Peace process.
Aynı zamanda Notre Dame Üniversitesi'nde misafir sanatçıdır.[1] KaynakçaHe is also an artist in residence at the University of Notre Dame.[2]
Aynı zamanda parlamento başkanı olarak görev yapmıştır.He served also as the speaker of the parliament.
Salmorejo aynı zamanda Kanarya Adaları mutfağına özgü bir turşuya verilen isimdir.Salmorejo is also the name given to a marinade typical of Canary Islands cuisine.
Aynı zamanda bazı mahkeme görevlilerine ağa unvanı verildi.At the same time some court functionaries were entitled to the agha title.
Röportaj aynı zamanda Time dergisinde de makale olarak yayınlanmıştır. [4]Reportage was also published in Time article.[11]
Aynı zamanda Juho tarafından kurulan "ms.He is also guitarist of the band "ms.
En özel cins olan Cainotherium, aynı zamanda orta Miyosen sırasında ortadan kaybolan son cinsti.The most specialized genus, Cainotherium, was also the last to disappear, during the middle Miocene.
Aynı zamanda Hariteslerin annesi olanEurynome ile de özdeşleştirilmiştir.As such she was identified with Eurynome, mother of the Charites (Graces).
Aynı zamanda idari bina olarak da hizmet vermektedir.It also served as an administrative building.
Aynı zamanda Galler'deki en büyük koydur.[1][1] KaynakçaIt is the largest bay in Wales.[1]
Örnek aynı zamanda, remingtonocetids nadirdir -M 3 P 3, dişleri, korunmuş sahada.The specimen also had preserved cheek teeth, P3-M3, which is rare in remingtonocetids.
Rugby birliği yeni ve nispeten küçük bir spordu, ancak aynı zamanda popülaritesi de artıyordu.Rugby union was a new and relatively minor sport, but also growing in popularity.
Aynı zamanda, müon gibi başka kanıtların serpilmesiyle de desteklendi.It was also aided along by a sprinkling of other evidence, like the muon.
Aynı zamanda bir Kent konserinin finali olarak "747 " yerine geçen ilk şarkı oldu.It also became the first song ever to replace "747" as the finale of a Kent concert.
Esken aynı zamanda bir IT uzmanıdır.She has been a member of the Bundestag since 2013 and is an IT specialist.
Aynı zamanda DBP, Ezheri'nin de cumhurbaşkanlığı için aday olacağını duyurdu.At the same time, the DUP announced that Azhari also would seek the presidency.
Aynı zamanda Grönland Hava Turnuvası'nın Avrupa takımları için başlangıç noktasıdır.It is also the start point for the European teams of the Greenland Air Trophy.
Aynı zamanda rejimin ana patronaj ağı oldu." [55]It was also to become the regime's main patronage network."[55]
Aynı zamanda, Polis Teğmen Herb "Mac" McMahon olarak Speed'de rol aldı.He also played Police Lieutenant Herb "Mac" McMahon, in Speed.
Evelyn "Evie" Cottrell - Anlatıcı'nın eski en iyi arkadaşı, aynı zamanda bir manken.Evelyn "Evie" Cottrell—Narrator's former best friend, also a fashion model.
Ana tanrıça Mazu, aynı zamanda "Cennetin İmparatoriçesi" olarak da bilinir.Heavenly Mother Mazu, also commonly known as the "Empress of Heaven".
Aynı zamanda Faysal'ın kardeşi Prens Zeid, Mezopotamya'nın naibi ilan edildi.At the same time Prince Zeid, Faisal's brother, was declared regent of Mesopotamia.
Bu din aynı zamanda Hint dinlerinin gelişimini de etkilemiştir.This religion also influenced the development of the Indian religions.
Oyun aynı zamanda homofobiyle mücadele için tabandan çabalara ilham verdi.The play has also inspired grassroots efforts to combat homophobia.
Aynı zamanda 17 ders kitabının yazarı veya ortak yazarıdır.[1]He is also the author or co-author of 17 textbooks.[1]
Naum Gabo, Kinetik Yapı, aynı zamanda Duran Dalga olarak da bilinir (1919–20).Naum Gabo, Kinetic Construction, also titled Standing Wave (1919–20)
Kitap sanatı aynı zamanda bu alanda üretilen sanat eserlerini tanımlamak için de kullanılır.The term also is used to describe works of art produced in this field.
Tanıdaki özelliklerin tümü olmasa da bazıları aynı zamanda otopomorflardır.Some, but not all, of the features in a diagnosis are also autapomorphies.
Aynı zamanda Henderson Körfezi'ndeki Burley Lagünü'nün başında yer alır.It is located at the head of the Burley Lagoon in Henderson Bay.
Thomas Fry (1775-1860) bir İngiliz din adamıydı ve aynı zamanda bir akademisyendi.Thomas Fry (1775–1860) was an English cleric and academic.
Hewsen, aynı zamanda Kafkasya Araştırmaları Derneği'nin kurucu ortağı ve başkanıydı.Professor Hewsen was also the co-founder and president of the Society for the Study of Caucasia.
^[a] Aynı zamanda En İyi Video MTV Avrupa Müzik Ödülü'ne aday gösterilenler^[a] Nominated With MTV Europe Music Award for Best Video
Ödülle birlikte aynı zamanda MTV kanalından mali yardım ve kampanya tanıtımı da yapılmaktadır.The granted award is also provided financial assistance and campaign promotion on MTV's channels.
Rai kelimesi aynı zamanda ekim anlamına da gelmektedir.The word rai also means plantation.
Bu aynı zamanda obeziteden de kaynaklanabilir.This can also be caused by obesity.
Albüm 24 Haziran 1997'de yayınlandı, Wyclef Jean aynı zamanda albümün baş yapımcılığını da üstlendi.The album was released on June 24, 1997, Wyclef Jean also served as the album's executive producer.
Bu konser aynı zamanda Stairway to Heaven'ın ilk canlı performansının da yer aldığı konserdir.It was recalled to the set for the Knebworth Festival 1979 and the 1980 Tour of Europe.
Ünlü matematikçi Lagrange, aynı zamanda Cauchy ailesinin bir arkadaşıydı.[2]The famous mathematician Lagrange was also a friend of the Cauchy family.[2]
Bu aynı zamanda çiftliklerin pamuk hasadını işleme kabiliyetini de ciddi şekilde engelleyebilir.This may also seriously impede the ability of farms to process cotton harvests.
Aynı zamanda Fransa'nın Toulouse Parlementosu'nda[1] avukattı.He was also a lawyer[3] at the Parlement of Toulouse, France.
Aynı zamanda bir iş kadını ve hayırseverdi .She was also a businesswoman and philanthropist.
Bu durum aynı zamanda idiyopatik membranöz nefropati olarak da adlandırılabilir.This can also be referred to as idiopathic membranous nephropathy. [citation needed]
George Sabine aynı zamanda marangoz, demirci, aşçı ve bahçıvandı.George Sabine was also a carpenter, a blacksmith, a cook, and a gardener.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod