aylaklık ile cümle

aylaklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oğlum sadece aylaklık ediyor.My son is just idling.
Tom Mary'yi aylaklık ederken yakaladı.Tom caught Mary goofing off.
Aylaklık şeytanın atölyesidir.Idleness is the devil's workshop.
Artık aylaklık edemem.I can't fool around any longer.
Aylaklık etmekten vazgeç.Quit fooling around.
Artık aylaklık eden bir çocuk değil.He is not an idle boy any longer.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Every industry is trying to do its part to give its customers more leisure time."
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.I'll lay around; she'll make a living.
Şimdi aylaklık zamanı değil.There is no time for idleness now
Ringelmann, "sosyal aylaklık" olarak da bilinen Ringelmann etkisini keşfetti.Ringelmann also discovered the Ringelmann effect, also known as "social loafing".
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Sie schauten sich vorsichtig um, ob jemand vorbeikäme...
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Certaines personnes passent aujourd'hui plus de temps à caresser leur smartphone que leur partenaire ».
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Ils se demandent pourquoi les gens se comportent prosocialement.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Obligar a otros a ser prosélitos.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Tutti gli architetti hanno la tendenza a fare troppo. «.
Komşu kızı Aynur'u sevmekte ve mahalledeki arkadaşları Sülo ve Murat'la birlikte aylaklık etmektedir.وتقع في حب جارهم وجارها مصطفى.
Aylaklık etmekten vazgeç.توقف عن اللهو
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Fiecare meșteșug încearcă să-și facă datoria prin a oferi clienților săi cât mai mult timp de distracție.”
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Và cô ấy vẫn đang nỗ lực mỗi ngày để đem nó đến gần với công chúng hơn".
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det här hade inte hänt om jag inte hade återvänt för din skull.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Det her skyldes kun, at jeg kom tilbage for din skyld.
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Se non fossi venuto a cercare un certo ottuso, questo non sarebbe successo!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!¡Si no hubiera vuelto para asegurarme de que no estabas metiendo la pata, esto no estaría pasando!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Αν δεν είχα γυρίσει να βεβαιωθώ τι κάνει ένας ανόητος, αυτό δεν θα γινόταν!
Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Если бы я не пришёл убедиться, что кое-кто не лодырничает, этого бы не было!
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Eu voi sta acasă; ea va câştiga banii.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ich werde mich erholen; sie wird das Geld verdienen.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ik doe niks; zij verdient de kost.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Ja się będe lenić, a ona zarabiać pieniądze.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.나는 뒹굴거리고, 그녀는 살림을 하겠지.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Tôi sẽ nằm nhà còn nàng sẽ kiếm sống.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Аз ще си лежа; тя ще изкарва хляба.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.Я буду бить баклуши, она будет зарабатывать на жизнь.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.אני אשכב בעצלתיים, היא תפרנס.
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.سوف أستلقي وستقوم هي بإعالة المنزل
Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.ブラックジャックを作る彼女と グレイビーを作るオレ
Evleniyoruz biz gelecek Şükran Günü. Ben aylaklık edicem, Suzi getirecek eve ekmeği.On se mariera le prochain Thanksgiving. je trainerai; elle gagnera sa vie.
Kes sesini! Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Gdybym się nie wrócił, żeby sprawdzić, czy pewien pacan się nie zbłaźni, nie byłoby problemu!
Kes sesini! Ahmağın teki ortalıkta aylaklık etmesin diye dönmeseydim bunlar olmazdı!Jos en olisi tullut auttamaan, tätä ei olisi tapahtunut.
Şimdi aylaklık zamanı değil.Ce n'est pas le moment de rester oisif.

İlgili Sayfalar