Doğu Batı, yılda dört sayı olmak üzere kasım, şubat, mayıs ve ağustos aylarında yayımlanmaktadır.W ciągu roku ukazują się cztery numery magazynu – w lutym, maju, sierpniu i grudniu.
1956 yaz aylarında Kim Il-sung Moskova’ya davet edilir ve ziyareti 6 hafta sürer.Latem 1956 roku Kim Ir Sen został wezwany do Moskwy.
Yıllık üçte iki oranında bir çoklukla Şubat ve Mart ayları içinde gerçekleşir.Odbywa się raz do roku w drugi lub trzeci weekend marca.
Kuzeydeki sığ kesim kış ayları boyunca donar.Rzeki na północy kontynentu zimą zamarzają na kilka miesięcy.
Mayıs ve Ekim ayları arasındaki dönem ise yağışlı mevsim olarak adlandırılmaktadır.Pojawia się w maju i październiku, co wiąże się z deszczową pogodą.
Köyde, yaz aylarında gençler futbol turnuvaları düzenlerler.W czasie wakacji letnich ośrodek organizuje obozy jeździeckie dla młodzieży.
Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez yayımlanır.Wychodzi cztery razy do roku: w styczniu, kwietniu, czerwcu i październiku.
Yaz aylarinda 3 gün süren bir festival yapılır.Festiwal trwa przez trzy miesiące letnie.
Aylar sonra Doktor'un aşağı geldiğini öğrenir.Po miesiącach prób doktor traci nadzieję.
Aylar sonra Fandango yeni bir gimmick ile karşımıza çıktı.Trzy dni później dotarł tam Schrader z jednym Jagdtigerem.
Özburun'da her yıl temmuz aylarında haşhaş şenliği düzenlenir.W czerwcu każdego roku uroczyście wspomina się ich w Licheniu.
2011 yılının yaz aylarında Multitap ikinci albüm için çalışmalara başladı.W roku 2012, poza powstającymi seriami prac malarskich, Leto rozpoczął pracę nad drugim pełnym metrażem.
Eriyen buzul seviyelerinin en yüksek olduğu dönem yaz aylarıdır.Na miesiące letnie przypada największa ilość opadów.
Üretimi aşaması hızlı olan silahın üretim numuneleri 1937 yılının ilk aylarında ordu envanterine girdi.Pierwsza faza budowy przemysłu zbrojeniowego w rejonie bezpieczeństwa do roku 1937.
Kış aylarının da yaklaşması nedeniyle, ordu İyon Denizi'ndeki adalara geri çekildi.W związku z nadejściem zimy wojska pruskie wycofały się do swoich garnizonów.
Tüm bu kayıplara karşın Cermen güçleri yitirdikleri yerleri yaz aylarında geri almayı başardılar.Dzięki temu zwycięstwu Szwedzi odzyskali wszystkie utracone latem tego roku zameczki.
Yaz ayları Hazar kıyıları dışında genelde kurak geçer.W lecie zwykle przesiadują w wyłożonych oprzędem norkach na brzegach wód.
Ana madde: Haram aylar Kur'anda haccın zamanı ile ilgili iki deyim bulunur.Tekst ten wylicza kolejno miesiące kalendarza rolniczego: „Dwa miesiące zbiorów.
İlkbahar (hotenh kkokk’a) mevsimi buz tutmuş kar üsütünde seyahat edilen aylardır.Wiosną długo zalega w wąwozie śnieg.
2005 yılının Eylül ve Ekim aylarında kaydedildi.Była nagrywana we wrześniu i październiku 1997.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.Potrafią obejść się bez wody przez kilka miesięcy, jeżeli mają tylko dostęp do świeżego pożywienia.
Fakat orası aylaklar tarafından ele geçirilmiştir.Zostali jednak schwytani przez powstańców.
Yaz aylarında düzenlenen ve yaklaşık 2 hafta süren sempozyum, festival havasında geçer.Trzeba około 3 godzin marszu przy dobrych warunkach pogodowych w okresie letnim.
Başbakanlığının ilk aylarında ülkesinde bir darbe girişimi gerçekleşti.Podczas pierwszego roku rządów Majora nastąpił zastój gospodarczy Wielkiej Brytanii.
Daha çok kış aylarında tüketilmektedir.Najlepiej obserwować go w miesiącach zimowych.
Ordu, MÖ 481 yılının yaz ve sonbahar aylarında Önasya'da toplandı.Pułk walczył na Litwie przez całą wiosnę i lato.
Dişilerin gebelik süresi 8-9 aydır ve yavrulama nisan ile haziran ayları arasında olur.Pora sucha trwa od 8 do 9 miesięcy, od października do czerwca.
60'lı ve 70'li yıllara kadar kış aylarında çok kar yağardı.Śnieg w zimie zalega 90 do 120 dni, w latach śnieżnych zim nawet do kwietnia.
Aylak Köpek.Tylda Ciołkosz.
Daha çok ılık yağışlı aylarda görülür.Pozostają aktywne również w cieplejsze dni deszczowe.
2005 yılının yaz aylarında Eski Açık tribün yıkılarak yeniden yapıldı.Latem 2010 przystąpiono do gruntownej renowacji Starego Rynku.
Bu iki ay arasında bulunan aylarda yağış yaklaşık 241 mm olur.Średnio dla każdego z tych dwóch miesięcy spada około 40 mm deszczu.
Comet ise savaşın son aylarında kullanılmaya başlanan mükemmel bir tank tasarımıydı.Comet I var en utmärkt konstruktion som enbart deltog under krigets sista månader.
Büchner'in bu oyunu 1836 yılının Haziran ve Eylül ayları arasında yazmaya başladığı tahmin edilmektedir.Büchner började troligen att skriva på pjäsen mellan juni och september 1836.
Ayla'yı Dinler misiniz? (4. Basım bas.).Är ą̊ Elvir! (’Hör på, Elvira!’)
Yangınlar 1991'in Ocak ile Şubat aylarında başlarken, son yangın ancak Kasım 1991'de söndürülebildi.Bränderna startade i januari 1991 och den sista branden var släckt i november samma år.
Satürn'ün ayları Epimetheus ve Janus birbirleri için bakıldığında at nalı yörüngesi izlerler.Saturnus månar Epimetheus och Janus går i häskobanor i förhållande till varandra.
Noel hazırlıkları aylar öncesinden başlar.Förberedelserna för julen påbörjas i god tid.
II. Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Romanya resmi olarak tarafsızdı.Under de första månaderna av andra världskriget var Rumänien officiellt ett neutralt land.
Üreme zamanları Haziran ile Eylül ayları arasında, yani Güney Yarıküre'nin ilkbaharındadır.Parningstiden ligger mellan september och oktober, alltså under våren på södra halvklotet.
1982 ve 1983 yıllarının Mayıs aylarında gelişen teknolojilerle ilgili iki festivale sponsorluk yapar.I maj 1982 och 1983 sponsrade Wozniak två festivaler ägnade åt ny teknik.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.Människan kan överleva i flera veckor utan mat men bara i några dagar utan dricksvatten.
Sulama kış aylarında az yapılmalı ancak saksı toprağı hiçbir zaman kuru olmamalıdır.Vintertid mer sparsamt med vatten, men låt aldrig jorden torka ut helt.
Kışın ise hayvanlar bahar aylarına kadar ahır ve besihanelerde kapalı olarak bakılmaktadır.På vintern användes häst och slädje (eller ren och ackja).
1920 yılının yaz aylarında özel bir görevle yurt dışına çıktı.Sommaren 1910 gjorde han en lång utlandsresa.
Ayrıca BURULAŞ yaz aylarında körfez seferleri düzenlemektedir.Under veckan anordnas också Virserumsdagarna.
Günümüzde bölgede sadece yaz aylarında hayvancılık yapılmaktadır.Idag är Fläskö befolkad endast under sommarhalvåret.
İlk tur 1991 yılının Sonbahar'ında, ikinci tur 1992 yılının Bahar aylarında oynanmıştır.Den första under höstsäsongen 1991, och den andra under vårsäsongen 1992.
Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür.Den kan ses under sommar och höst.
Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır.Äggläggningen sker mellan november och mars.
Yaz aylarında ıhlamur ve kekik toplanır.De solar sig på sommaren och ömsar skinn.
Gece ve gündüz ısı farkı yaz aylarında oldukça yüksektir.Skillnaden mellan dag och natt temperaturen är ganska hög under sommarperioder.
Yağmur genellikle Kasım ve Ocak aylarında küçük miktarlarda yağar.Små mängder regn faller vanligtvis mellan november och januari.
Bunlardan Alabanda'da Safiye Ayla oynamıştır.Han sköt över allt ansvar för detta på Sauckel.
Yaz ayları sıcaktır.Under sommarmånaderna är det väldigt varmt.
Günümüzde bu nehirler ve kanallar hala var olup, sadece yaz aylarında turist trafiği için kullanılmaktadır.Loket och vagnarna är i gott skick och används idag för trafik under sommartid.
Doğumlar genelde yaz aylarında gerçekleşir.De föder vanligen på sensommaren.
İstasyon sadece yaz aylarında kullanılmaktadır.Sedan dess används stationen endast sommartid.
Bu durum, aylakların dikkatini çeker.På så sätt gör de honorna uppmärksam på sig.
30 gün süren aylar: Nisan, Haziran, Eylül, Kasım.Tretti' dagar har november, april, juni och september.