aykırı ile cümle

aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1958de, Philip Morrison antikütle çekiminin enerjinin korunumuna aykırı olacağını iddia etti.In 1958, Philip Morrison argued that antigravity would violate conservation of energy.
Mantığa aykırı olarak Yunan kaynakları onun hepsinden bahsetmez.Paradoxically, Greek sources do not mention it at all.
2003 yılında borcundan dolayı kişiyi hapsetmenin anayasaya aykırı olduğunu hükmetti.He ruled it was unconstitutional to imprison for debt in 2003.
Yörünge mekaniği kuralları sonuçları bazen sezgilere aykırıdır.The consequences of the rules of orbital mechanics are sometimes counter-intuitive.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Unlike the previous Gpcode Trojan, WinLock did not use encryption.
"Freshman üsteli" aykırı terimleri içerir, Fraleigh (1998) içinde kullanılır.Alternative terms include "freshman exponentiation", used in Fraleigh (1998).
Katolikliğe aykırı iş hayatına rağmen bir Katolik olduğunu söylemektedir.Question: Toch noemt u zich ondanks uw homoseksualiteit nog steeds katholiek.
Yasalara aykırı davranmamalıyız (bu kötüdür).We wronged them not, but they were the wrongdoers.
1600: Giordano Bruno, Hristiyanlık'a aykırı düşüncelerinden dolayı Roma'da yakılarak öldürüldü.1600: Giordano Bruno is burned at the stake for heresy in Rome.
Yetkililer, yüzdeki peçenin Suriye'nin laik ve akademik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.The official stated that the face veils ran counter to secular and academic principles of Syria.
1935'te, Versay Antlaşması'na aykırı bir şekilde yeniden silahlanma, ekonomiye katkıda bulundu.In 1935 rearmament in contravention of the Treaty of Versailles added to the economy.
Hiç kimse "hukuka aykırı fayda ve ayrıcalıklar sahibi" olamaz.No one is allowed to "enjoy advantages and privileges that are contrary to the law."
Yasalara aykırıysa, tutukla beni.If it's against the law, arrest me.'
Devridaim makineleri termodinamiğin birinci ve ikinci yasalarına aykırıdır.This kind of machine is impossible, as it would violate the first or second law of thermodynamics.
O kadar aykırıyım ki bu topluma.We are only as strong as the community in which we reside.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Publications which are counter to the general good are to be forbidden.
Rusya Anayasa Mahkemesi ise Yeltsin’in aldığı kararın anayasaya aykırı olduğuna karar verir.The Russian Constitutional Court subsequently declared Yeltsin's decree to be unconstitutional.
1.↑ Türkçe: Eğer bu hukuka aykırıysa tutukla beni.Agent W.: Stop me if this is incorrect.
Bütün bu seçenekler mantığa aykırıdır.It defies all logic.
Hem de siz kurallara aykırı gelmediğiniz takdirde olan birşeydir bu.At least, not by the rules that were presented to you.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.He told that all of these disorders were the result of acting against Sharia.
Cüce gezegen Pluto (eskiden gezegen kabul edilen) ise tüm teorilere aykırıdır.The dwarf planet Pluto (formerly considered a planet) is anomalous in this and other ways.
Sosyalizm İnsan Doğasına Aykırı mı?Does Feminism Discriminate Against Men?
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.They are as memorable as any postwar literary essay I have read."
Konusu yasalara ya da ahlaka aykırı sözleşmeler yapılamaz.This may be accomplished through violent or non-violent means.
Demokrasiye Aykırı Yazılar Asker Partisi Ne İstiyor?Why should the left care about the stability of undemocratic regimes?
Bu süreçte, İngiltere'de yapılan bir araştırma, yukarıda anlatılanlara aykırı bir sonuç vermiştir.What England lost hereby is above me to speak.
Bu saldırı uluslararası hukuka aykırı bir saldırı savaşıdır.The attack against the UN office was a suicide bombing.
Aykırı hareketlerle ve "cinsel agresiflik ses tonu" ile vokallerini kullanır.Proposing illicit acts, she uses a "sexually aggressive tone" in her vocal performance.
Uyuşturucu kullanmak yasalara aykırıdır.The regulation of drugs varies by jurisdiction.
Ya aykırı olduğunu itiraf etmeli, fakat neden öyle olduğunu açıklamalıdır.She is a poisonous bitch, but it is important that we understand why.
Onlar, bazı insanlarda ergenlikte kendini gösteren genetik bir aykırılığa sahiptirler.It occurs in people who are genetically predisposed.
En nihayetinde, özgür bir toplumda insanlar bir diğer kişiye göre aykırı davranabilir.But nobody, even in a free society, has the right to take another person's life.
Resmî tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi.Our repeated rejection of his falsehoods is a matter of public record.
Aynı zamanda, aykırı tavırlar takınan grup, birtakım problemler de yaşadı.There also was a group who were somewhat reluctant about any new systems.
Zaten o, o yüzden de bilmiyordu daha az "aykırı" hissettim.Already she felt less "contrary," though she did not know why.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.She began to feel hot and as contrary as she had ever felt in her life.
O tekrar aykırı hissettim biliyordu ve inatçı, ve o hiç dikkat etmedi.She knew she felt contrary again, and obstinate, and she did not care at all.
Ah... çünkü... ...kurallara aykırı?Uh... 'cause it's, uh... against the rules?
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patents on life violate this higher laws and that is why we must disobey them.
Bence insanlığa aykırı.I mean, that's inhumane.
Bu, işin doğasına aykırı.It's preposterous on its face.
Bir aykırılık, aynı organizma içinde iki kez tekrar ediyorsa, bu tesadüf değildir.When you have two outliers in one organism, it's not a coincidence.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz. Burada bir tür neden - sonuç ilişkisi olmalı.Again, we're talking about outliers; there's got to be some kind of cause and effect.
- Bu Youtube' un kullanım şartlarına aykırı değil mi?Is this compliant with the YouTube terms of service?
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.It really is a little bit out of place temporally.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.And then we find some outliers, some things that lie beyond the cloud.
Bu gerçekten sezgilere aykırıdır.It's really counterintuitive.
Belki bir ya da iki aykırı kişinin dışında bunu öneren yok.Nobody but maybe one or two very odd folks really suggest this.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.They live life knowing they live it against the law.
Buradaki bazı aykırı noktalar var.It was that little outliers there.
Odaklanmamız gereken bu bankanın kanunlara aykırı bir varlığı olduğu. -What we should focus on now is well, fine, this bank has a shady asset.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.The subway was against, of course.
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!You must contrary me! marry, 'tis time.-- Well said, my hearts!--You are a princox; go:
Biraz kuşkucu ve bir bakıma da aykırı bir tip.She's a Iittle cynical and kind of an outsider.
İş etiğine aykırı davrandın, değil mi?You acted against work ethics, didn't you?
Ve yalnız olmak insanın doğasına çok aykırıdır.And being alone is very unnatural to the human.
Durum o ki, bu hareket yasalara aykırı değil.Well, it turns out that it's actually not illegal.
İstatistiklerde bu sayıya aykırı sayı denir.In statistics they call that an outlier.
Çünkü aritmetik ortalama bu aykırı sayı yüzünden çok etkilendi.Because the arithmetic mean was skewed by this, what they call an outlier.

İlgili Sayfalar