aygır ile cümle

aygır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Asya su aygırı (Hippopotamus palaeindicus), Pleistozen çağında Hindistan'da yaşamıştır.Азійський бегемот ( Hippopotamus palaeindicus ), жив в Індії.
Avrupa su aygırı (Hippopotamus antiquus), Pleistozen çağında Avrupa'da yaşamıştır.Європейський бегемот ( Hippopotamus antiquus ), що жив у Європі в плейстоцені.
Aygır: Erkek At, Kısrak: Dişi At demektir.Шаблон:Книга: Кон І.
Hayvanat bahçesinde bir su aygırı gördüm.Я бачив бегемота в зоопарку.
Bir aygırı baştan çıkartması gerektiği zaman, bir kısrağa dönüşmüş ve dönüşümden Sleipnir doğmuştur.Když se zkříží osel s klisnou vznikne mula, zkřížením oslice a koně vznikne mezek.
Su aygırları, suda bir hayata çok iyi uyum sağlamışlardır.Znakoplavka je velmi dobře přizpůsobena životu ve vodě.
Su aygırlarının 44 dişi vardır.Většina lichokopytníků má 44 zubů.
Aygır: Erkek At, Kısrak: Dişi At demektir.Pas de cheval – Krok koně.
Ayrıca yavru su aygırlarını da yedikleri olur.Cu toate acestea șerpii de apă îl mănâncă.
İngiltere ve İrlanda'da lider aygırlık yapmıştır.Este sfântul patron al Irlandei și Islandei.
Desmostylianlar ise su aygırı benzeri amfibi hayvanlardı.Sunt lipsite de carapace ca și la amfipode.
Avrupa su aygırı (Hippopotamus antiquus), Pleistozen çağında Avrupa'da yaşamıştır.Sequoia sempervirens a existat și în Europa înainte de Epoca de gheață.
Macarlar bir savaş öncesinde onun için beyaz aygır kurban etme alışkanlığı vardı.A magyarok régen fehér csődört áldoztak neki csata előtt.
Su aygırları, suda bir hayata çok iyi uyum sağlamışlardır.Vesipäästäinen on sopeutunut hyvin vesielämään.
Bu delikler kapandığından, su aygırı rahatça 10 dakika su altında kalabilir.Virtahevot voivat sulkea sieraimensa ja pysyä veden alla jopa 10 minuuttia.
Sulak alanlarda birçok su aygırı ve timsah yaşamaktaydı.Flere av fjellkjedene har hatt veg- og jernbaneoverganger i lange tider.
Asya su aygırı (Hippopotamus palaeindicus), Pleistozen çağında Hindistan'da yaşamıştır.Bos acutifrons sinh sống cho tới tận giữa thế Pleistocen tại Ấn Độ.
Macarlar bir savaş öncesinde onun için beyaz aygır kurban etme alışkanlığı vardı.古代のマジャル人は戦いの前に白い牡馬を生贄に捧げたとされる。
Blue Peter (1936 – 1957) İngiltere doğumlu, safkan yarış atı ve aygır.ブルーピーター(Blue Peter、1936年 - 1957年)はイギリス産の競走馬、種牡馬。
Never Bend ( 1960 – 1977) ABD doğumlu, safkan yarış atı ve aygır.ネヴァーベンド(Never Bend、1960年 - 1977年)はアメリカ生まれの競走馬、種牡馬である。
Avrupa su aygırı (Hippopotamus antiquus), Pleistozen çağında Avrupa'da yaşamıştır.プラコドゥス(Placodus)は、三畳紀前期〜中期にヨーロッパに生息していた。
Ayrıca yavru su aygırlarını da yedikleri olur.幼鳥も同じものを食べる。
Vahşi hayattaki su aygırları 30 ile 40 yıl yaşarlar.野生鴕鳥的壽命為30至40年。
Su aygırlarının 44 dişi vardır.犁骨齿数目为44。
Avrupa su aygırı (Hippopotamus antiquus), Pleistozen çağında Avrupa'da yaşamıştır.歐洲河馬(学名:Hippopotamus antiquus)是分佈在歐洲的河馬,於更新世末的冰河時期滅絕。
İnsan veya kişneyen aygır gibi tasvir edilir.한 사람으로서, 그리고 지도자로서."
"Aygırı kısrakla avlayacaksın.”개콘과 정면대결?”.
Su aygırlarının 44 dişi vardır.לחזירים יש 44 שיניים.
Yaklaşık 6 yıl sonra genç dişi su aygırı cinsel erginliğe ulaşır.לאחר ארבעה שבועות איבר המין הוא גבשושית.
Aygır: Erkek At, Kısrak: Dişi At demektir.נפילה של הרוכב, של הסוס או של שניהם: פסילה.
Su aygırları, suda bir hayata çok iyi uyum sağlamışlardır.Pingvini su vrlo dobro prilagođeni životu u vodi.
Su aygırları, suda bir hayata çok iyi uyum sağlamışlardır.Rybojaštery boli pozoruhodne prispôsobené životu pod vodou.
Avrupa su aygırı (Hippopotamus antiquus), Pleistozen çağında Avrupa'da yaşamıştır.Medveď jaskynný (Ursus spelaeus) je druh medveďa, ktorý žil v Európe počas pleistocénu.
Su aygırlarının 44 dişi vardır.Pritličje ima 42 sob.
Su aygırlarının 44 dişi vardır.Turi iki 44 dantų.
Su aygırları 20'ye kadar hayvandan oluşan sürüler halinde yaşarlar.Jõesead elavad kuni 20-liikmelistes karjades, mida juhib kult.
"Aygırı kısrakla avlayacaksın.”Vestlusi Valev Uibopuuga".
Ayrıca yavru su aygırlarını da yedikleri olur.On täheldatud, et nad söövad ka oma saagi munasid.
Aygır: Erkek At, Kısrak: Dişi At demektir.Sugutäkk Täkk – isane hobune Mära – emane hobune
Bu takımın üyelerinin yaşayan en yakın akrabası su aygırıdır.Perekonna tuntuim esindaja on vesikarikas.
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Dios mío, ¡los hipopótamos!" Y los zambianos dijeron:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki: "Evet, işte burada tarım olmamasının sebebi""Zakaj nam tega niste povedali?" - "Nikoli niste vprašali."
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki: "Evet, işte burada tarım olmamasının sebebi"Zambienii ne-au răspuns, "Da, de asta nu avem agricultură!" (Râsete)
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Herregud, flodhästar!" Och zambierna sa:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Jumaliste, virtahepoja!"
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Meu Deus, os hipopótamos!" E eles responderam:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Oh Gott, die Nilpferde!" Und sie sagten:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:Říkali jsme Zambijcům:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Te jó ég, vízilovak!" Mire ők:
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Боже мой, бегемоты!"
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:Казахме на замбийците: "Боже мой, хипопотамите!"
"Aman Allah'ım, su aygırları!" ve Zambiyalılar dediler ki:"Ой лишенько, гіпопотами!" А вони відповіли:
Bu, Ammit adında başı timsah, vücudu aslan ve arka bacakları da su aygırı olan bir canavardı.Dat is Ammit met het hoofd van een krokodil, het lichaam van een leeuw en het achterlijf van een nijlpaard.
Bu, Ammit adında başı timsah, vücudu aslan ve arka bacakları da su aygırı olan bir canavardı.Je to Ammit s krokodýlí hlavou, tělem lva a zadkem hrocha.
Bu, Ammit adında başı timsah, vücudu aslan ve arka bacakları da su aygırı olan bir canavardı.Це Амміт, що мав голову крокодила, тіло лева та задню частину гіпопотама.
Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Je bent hier voor mij, nietwaar sexy?
Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Przyszedłeś zobaczyć się ze mną, prawda ogierze?
Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Tu sei qui per me, vero stallone?
Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Ήρθες για να δεις εμένα, σωστά?
Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Ты пришёл ко мне.
İlgili Sayfalar