aydınlat ile cümle
aydınlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Binaların yapımına öğrenci eliyle devam edildi aydınlatma lüks lambalarıyla sağlanıyordu.Ohjaaja näki työskennellä sisällä olevan kynttilän valossa.
Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.Jokainen poltettu kirja valaisee maailmaa.
Mutlak aydınlatma gücü 3.7×1010 L☉.H απόλυτη φωτεινότητα του είναι 3,7×1010 L☉.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Αλλά για ένα δευτερόλεπτο, μια ακτίνα φωτός κατέβηκε από τους ουρανούς και φώτισε το δάσος».
Dış bir kaynak tarafından aydınlatılan foto-buharlaşan Öngezegensel disk'lere proplyd’ler denir.Οι εξωτερικά φωτισμένοι φωτοεξατμιζόμενοι δίσκοι ονομάζονται proplyds.
Heykel, geceleri aydınlatılmaktadır.Το άγαλμα ήταν φωτισμένο το βράδυ.
1968 yılında ise aydınlatma sistemi kuruldu.Το 1938 ο φωτιστικός μηχανισμός του ανανεώθηκε.
Ağaçlar sadece Aman’ı aydınlattı ve Orta Dünya karanlık bir döneme girdi.Τα δέντρα φώτιζαν το Aman, αφήνωντας όμως την υπόλοιπη γη στο σκοτάδι, να φωτίζεται μόνο από τα αστέρια.
Söz konusu esrarengiz konular, geleneksel bilim tarafından aydınlatılamayan konulardır.Ίσως είναι γνήσιος όταν μιλάει για μή επιστημονικά θέματα.
Camera lucida özel aydınlatma istemeyen hafif ve taşınabilir bir alettir.Camera lucida er et let, bærbart apparat, der ikke kræver specielle lysforhold.
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.1933 - Joseph Goebbels bliver tysk minister for information og propaganda.
Krypton, diğer asal gazlar gibi aydınlatma ve fotoğrafçılıkta da kullanılır.Krypton kan, ligesom de andre ædelgasser, bruges til belysning og fotografi.
LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez.OLED-skærme kan ikke vise et billede uden at lyse, som LCD-skærme.
Bu inşaatlar sonrasında 1891'de sokakları ilk kez elektrikle aydınlatılan kuzey Avrupa şehri oldu.I 1891 fik Hammerfest, som den første by i hele Norden, elektrisk lys i gaderne.
Etyolojisi kesin olarak aydınlatılamamıştır.Etymologien er ikke helt afklaret.
Erişim tarihi: 28 Şubat 2013. ^ "Erdoğan: Olayın aydınlatılmasını beklemek lazım".Video på Danmarks Radios hjemmeside 27. august 2013. »Det handler om at stoppe en massakre«.
Pişirmede ve aydınlatmada kullanılır.Benyttes både til matlaging og belysning.
Stadın aydınlatma gücü 1400'luxtur.Lysanlegget er på 1400 lux.
Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu.På slutten av 1800-tallet brukes elektrisitet først og fremst til belysning.
Bu süreci aydınlatmaya çalıştım.Han ville videreutvikle instrumentet.
Genel amaçlı aydınlatma beyaz ışık gerektirir.Den høyeste intensitet oppnås med hvitt lys.
Acil aydınlatma üniteleri.Bedre skilting av nødutgang.
Er ya da geç ışık sizi aydınlatacak ve bu gizlendiğiniz karanlıktan çıkacaksınız”.«Er nå selve lyset i deg mørke, hvor dypt blir da mørket!».
Caminin içerisi sekiz pencere ile aydınlatılmaktadır.Åtte spissbuede vinduer slipper inn lys.
Kamuyu Aydınlatma Platformu'na gönderilen açıklamada; denildi..En gir så beskjed til plattformen at alt er klart.
Gece aydınlatma sistemi kuruldu.Nødaggregat ble også installert.
LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez.OLED-skjermer kan ikke vise et bilde uten å lyse, slik LCD-skjermer kan.
Kasım 2005 Minör dış aydınlatma için güncellendi.November 2005 minor update untuk pencahayaan eksterior.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.Tapi pengamatan dan pengukuran mereka tampaknya dilakukan untuk tujuan selain untuk hukum ilmiah.
Sanat galerisi 1882'de açıldı ve müzeye 1883 yılında aydınlatma amaçlı eletrik getirildi.Galeri Seni dibuka pada 1882 dan pada 1883 museum mendapat aliran listrik untuk pencahayaan model baru.
Heykel, geceleri aydınlatılmaktadır.Menara selalu terang di malam hari.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.Satuan ini sama dengan luminositas Matahari yang disetujui, 3.839×1026 W, atau 3.839×1033 erg/s.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Tapi selama sedetik, 'seberkas cahaya turun dari langit dan menerangi lokasi'".
Bu durumda insan biti tarih öncesi insan göç yollarını aydınlatabilir.Melalui arsip dapat tergambar perjalanan sejarah bangsa dari masa ke masa.
Olay kaza ise mahkemenizden aydınlatılmasını istiyorum.Kekalahan di pengadilan menggugah kesadaran untuk berpolitik.
Bu işleme Dolaylı aydınlatma (Indirect Illumination) denir.Peristiwa ini disebut incomplete pass (operan tidak lengkap).
1900 yılında Gassner, Paris'teki Dünya Fuarı'nda taşınabilir aydınlatma için kuru hücreler gösterdi.Vào năm 1900, Gassner đã mô tả các tế bào khô để chiếu sáng di động tại Hội chợ Thế giới ở Paris.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Nhưng rồi trong nửa giây, một tia sáng loé lên từ thiên đường và đã làm bừng sáng khu rừng tối."
Fevkalade aydınlatıcı bir eser.1 Bài tiểu luận vô cùng sơ sài.
Bu güne kadar söz konusu cinayet aydınlatılamadı.Vụ án mạng vẫn chưa được sáng tỏ cho đến ngày nay.
Filmde Seita ve Setsuko ateş böceklerini yakalayıp, yaşadıkları bomba sığınağını aydınlatmak için kullanırlar.Seita và Setsuko bắt được rất nhiều đom đóm và dùng chúng để thắp sáng cho cái hầm trú ẩn nơi hai đứa bé sống.
Ana madde: Eta Carinae Eta Carinae, aydınlatma gücü çok yüksek üstündev bir yıldızdır.Trong số các sao nổi tiếng nhất là Eta Carinae, bây giờ xác định là một hệ sao ít nhất là hai ngôi sao.
Bu frizbiler, gece karanlığında aydınlatma fişeği olarak da kullanıldı.Các thủy thủ cũng lợi dụng ánh sáng này để định hướng trong đêm tối.
Geçmişte cami meşalelerle aydınlatılmakta idi.Ngày xưa dây đàn làm bằng tơ se.
Köy yolunda aydınlatma direkleri (yol aydınlatması) yoktur.城中諸士についての不問。
Sanat galerisi 1882'de açıldı ve müzeye 1883 yılında aydınlatma amaçlı eletrik getirildi.美術館は1882年に開館し、1883年には電気照明が利用されるようになった。
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.中心は明るく2個の光点をみる。
Ancak, gerçek hiçbir zaman tam olarak aydınlatılamamıştır.しかしその実態はかならずしも明らかにされていない。
Geceleri LED ışıklarla aydınlatılmaktadır.夜間はLED照明によるライトアップが行われる。
Geceleri aydınlatılır.夜間は明るめ。
Onlar nurlu yıldızlar hâlinde her yanı aydınlatırlar.^ 連星の各々がAm星である。
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.1太陽光度は、3.839 × 1026 W、3.839 × 1033erg/sに当たる太陽の光度と等しい。
Aydınlatma kirişleri ve yapıları tavana kuruldu.ナイター照明は屋根と一体化して設けられている。
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.1933年 - ドイツで国民啓蒙・宣伝省が発足、ヨーゼフ・ゲッベルスが大臣に就任。
Gece aydınlatma sistemi kuruldu.夜間照明設備完備。
Camiyi üç sıra pencere aydınlatmaktadır.創設者は三室戸為光。
(Aydınlatıcı bilgi sağlamakta.明るく誠実な人柄で知られる。
Caminin içinin aydınlatılması için duvarlarına ve çeşitli yerlerine sıralar hâlinde pencereler açılmıştır.しかしその後、住宅に光を取り込むため壁に窓をつけることが認められた。
Bu inşaatlar sonrasında 1891'de sokakları ilk kez elektrikle aydınlatılan kuzey Avrupa şehri oldu.その後1884年には、道路に電気照明が設置されたヨーロッパの最初の都市になった。
Kütlesi, Güneş kütlesinden 100 - 150 kat fazla ve aydınlatma gücü dört milyon kat daha yüksektir.りゅうこつ座η星は、太陽質量の120倍から150倍程度の質量を持ち、光度は太陽の400から500万倍である。
İlgili Sayfalar