Ana içeriğe geç
Sözlük

aydınlanma ile cümle

aydınlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sonrasında da, ileri görüşlü sosyal hareketlenmeler Rönesans gibi, aydınlanma çağı gibi.І нарешті, передові соціальні рухи, такі як Ренесанс і пізніше доба просвітництва.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Alors vous m'excuserez, mais là nous sommes revenus à l'ère de l'Eglise pré-Lumières, et nous devons lutter.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Beh, mi spiace, gente, ma siamo tornati alla Chiesa pre-Illuminismo, e dobbiamo combatterla.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Bem, desculpem, mas voltámos à Igreja pré-Iluminista. Precisamos de lutar contra isso.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Bueno, lo siento, pero hemos vuelto a la Iglesia pre-Ilustración y hemos de luchar en contra.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Chà, tôi xin lỗi nhé, nhưng ta bị đưa trở lại Nhà thờ Tiền Khai sáng, và ta phải đấu tranh với nó.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Daar moeten we tegen vechten.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.아, 죄송합니다, 여러분, 하지만 우리는 다시 게몽시대 리전 교회로 되돌아온 겁니다. 우리는 그것에 맞서 싸워야 합니다.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.No to pardon, ale to jsme zpátky u církve před nástupem osvícenství. A proti tomu musíme bojovat.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Przykro mi, moi drodzy, ale cofamy się do kościoła sprzed oświecenia, i musimy z tym walczyć.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Λοιπόν, λυπάμαι πολύ αλλά γυρίσαμε πίσω στην Εκκλησία προ Διαφωτισμού, και πρέπει να το πολεμήσουμε αυτό.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Ну, вы уж простите, но мы возвращаемся к Церкви до эпохи Просвещения, и нам нужно с этим бороться.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.ובכן, אני מצטערת, אנשים, אבל אנחנו חוזרים לכנסייה שלפני עידן הנאורות ואנחנו צריכים להילחם נגד זה.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.حسناً أنا آسفة ، أيها الناس ، ولكن ها نحن نعود .. إلى الكنيسة قبل عصر التنوير ، ويتحتم علينا أن نحارب ذلك.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.啓蒙時代前の教会支配に逆戻り してしまったようですね 私たちはこの支配に対し 立ち上がらねばなりません 先ほどの警視総監は イギリスの通信データ法という
Ve bunun test edilebilirliği, bilimsel metodu, Aydınlanmayı ve herşeyi içermesi gerekiyor.Og det indbefatter om det kan afprøves, den videnskabelige metode, oplysningstiden og alt det der.
Ve bunun test edilebilirliği, bilimsel metodu, Aydınlanmayı ve herşeyi içermesi gerekiyor.Và đó ngụ ý về khả năng kiểm tra lại, phương pháp khoa học thời kì Khai Sáng và tất cả mọi thứ
Ve bunun test edilebilirliği, bilimsel metodu, Aydınlanmayı ve herşeyi içermesi gerekiyor.Και αυτό περιλαμβάνει τη δοκιμαστικότητα, την επιστημονική μέθοδο, το Διαφωτισμό, και τα λοιπά.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.A stále to zkoušíme, všichni se myslím snažíme stát TED-lidmi, pokud je to moderní formou osvícení.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.A všetci sa stále snažíme, myslím že sa všetci snažíme byť TEDákmi, ak je toto moderná forma osvietenia.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.E credo che tutti noi stiamo cercando di diventare TEDsters, che é come una moderna forma di illuminazione.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.És mi mindig mindannyian TED-ezőkké akarunk válni, ha ez a megvilágosodás modern formája.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Et nous essayons encore, je suppose, de devenir des TEDnautes, si c'est une forme moderne d'illumination.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Saya rasa kita semua sedang mencoba menjadi TEDsters, jika itu adalah bentuk moderen dari kesempurnaan.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.지금도 이런 시도는 계속되고 있는 것 같아요. TED인이 된다는 거, 계몽의 한 현대적 형태라고 보면요.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Και όλοι προσπαθούμε ακόμα, υποθέτω, να γίνουμε μέλη του TED αν αυτό είναι μια σύγχρονη μορφή πεφωτισμού.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.А мы все еще пытаемся, думаю все мы пытаемся стать TEDстерами, если это современная форма просвещения.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.ועדיין כולנו מנסים, אני משער שכולנו מנסים לקחת חלק ב-TED כאילו זהו ביטוי מודרני של ההארה.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.وكلنا مازلنا نحاول, أعتقد أننا جميعا نحاول أن نكون "أعضاء تيد ", هذا هو الشكل الحديث للاستنارة
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.悟りの現代的な形ですね。 私はそう思います。TEDスターが
Ve oldu. Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Y esto me llevó a lo que yo llamo un ataque de nervios y mi terapeuta llama un "despertar espiritual".
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Así pues despertar significa estar completamente consciente y despierto a esta verdad.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Dus, ontwaken betekent: volledig gewaar zijn en wakker voor deze Waarheid.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Então despertar significa ser completamente consciente e desperto para esta verdade.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Så uppvaknande betyder att vara fullständigt medveten om och vaken till denna sanning.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Tehát a felébredés erre az igazságra való teljes tudatosságot és ráébredettséget jelenti.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Bạn có thể lấy được hàng ga-lông dầu từ gan chúng.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Extraem-se muitos litros de óleo do fígado.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Ihre Leber ergibt literweise Öl.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.간에서 기름이 많이 나오죠. 그 기름은 주로 등불용 기름으로 사용됐었는데
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Obții galoane de ulei din ficatul lor.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.On obtient des dizaines de litres d'huile à partir de leur foie.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Se obtenían muchos litros de aceite de su hígado.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Si ricavano litri e litri di olio dal suo fegato.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z ich pečene máme litre oleja.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z ich wątroby pozyskuje się jej dziesiątki litrów.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z jejich jater dostanete litry oleje.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Μπορείς να βγάλεις αρκετά λίτρα.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Из печени получали многие литры масла.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.אתה מקבל גלונים של שמן מהכבד שלהם. ובשמן הזה הם השתמשו בעיקר לתאורה,
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.تحصول على جالونات من الزيت من كبدها وذلك الزيت كان يُستخدم بصورة رئيسية في الإضاءة
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.その油は主に照明のために使われましたが 傷の手当やそのほかの目的にも使われました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aydınlanma ile cümle - Sayfa 12 - aydınlanma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App