aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bunun test edilebilirliği, bilimsel metodu, Aydınlanmayı ve herşeyi içermesi gerekiyor.Και αυτό περιλαμβάνει τη δοκιμαστικότητα, την επιστημονική μέθοδο, το Διαφωτισμό, και τα λοιπά.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.A stále to zkoušíme, všichni se myslím snažíme stát TED-lidmi, pokud je to moderní formou osvícení.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.A všetci sa stále snažíme, myslím že sa všetci snažíme byť TEDákmi, ak je toto moderná forma osvietenia.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.E credo che tutti noi stiamo cercando di diventare TEDsters, che é come una moderna forma di illuminazione.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.És mi mindig mindannyian TED-ezőkké akarunk válni, ha ez a megvilágosodás modern formája.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Et nous essayons encore, je suppose, de devenir des TEDnautes, si c'est une forme moderne d'illumination.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Saya rasa kita semua sedang mencoba menjadi TEDsters, jika itu adalah bentuk moderen dari kesempurnaan.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.지금도 이런 시도는 계속되고 있는 것 같아요. TED인이 된다는 거, 계몽의 한 현대적 형태라고 보면요.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.Και όλοι προσπαθούμε ακόμα, υποθέτω, να γίνουμε μέλη του TED αν αυτό είναι μια σύγχρονη μορφή πεφωτισμού.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.А мы все еще пытаемся, думаю все мы пытаемся стать TEDстерами, если это современная форма просвещения.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.ועדיין כולנו מנסים, אני משער שכולנו מנסים לקחת חלק ב-TED כאילו זהו ביטוי מודרני של ההארה.
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.وكلنا مازلنا نحاول, أعتقد أننا جميعا نحاول أن نكون "أعضاء تيد ", هذا هو الشكل الحديث للاستنارة
Ve hâlâ deniyoruz, sanırım hepimiz birer TEDci olmaya çalışıyoruz, eğer ki aydınlanmanın çağdaş formu bu ise.悟りの現代的な形ですね。 私はそう思います。TEDスターが
Ve oldu. Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Y esto me llevó a lo que yo llamo un ataque de nervios y mi terapeuta llama un "despertar espiritual".
Wikipedia ile aydınlanarak geçirmekAuf der verdammten Wikipedia dich erleuchten könnte
Wikipedia ile aydınlanarak geçirmekההארה תבוא דוקא מויקיפדיה
Ya da bir akşamüstünü bilgisayar başında, Wikipedia ile aydınlanarak geçirmek Seni korkutuyor mu?Η ιδέα ότι ένα απόγεμα με τη γαμω-Wikipedia μπορεί να σε φωτίσει σε φοβίζει;
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Así pues despertar significa estar completamente consciente y despierto a esta verdad.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Dus, ontwaken betekent: volledig gewaar zijn en wakker voor deze Waarheid.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Então despertar significa ser completamente consciente e desperto para esta verdade.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Så uppvaknande betyder att vara fullständigt medveten om och vaken till denna sanning.
Yani aydınlanmak, tamamen bu hakikatin farkına varmaktır.Tehát a felébredés erre az igazságra való teljes tudatosságot és ráébredettséget jelenti.
Yeşil alacakaranlığın içinde sadece fenerler aydınlanmış.Osvětlené jsou lampiony na pozadí došediva zelených tvarů stmívání.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Bạn có thể lấy được hàng ga-lông dầu từ gan chúng.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Extraem-se muitos litros de óleo do fígado.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Ihre Leber ergibt literweise Öl.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.간에서 기름이 많이 나오죠. 그 기름은 주로 등불용 기름으로 사용됐었는데
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Obții galoane de ulei din ficatul lor.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.On obtient des dizaines de litres d'huile à partir de leur foie.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Se obtenían muchos litros de aceite de su hígado.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Si ricavano litri e litri di olio dal suo fegato.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z ich pečene máme litre oleja.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z ich wątroby pozyskuje się jej dziesiątki litrów.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Z jejich jater dostanete litry oleje.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Μπορείς να βγάλεις αρκετά λίτρα.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.Из печени получали многие литры масла.
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.אתה מקבל גלונים של שמן מהכבד שלהם. ובשמן הזה הם השתמשו בעיקר לתאורה,
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.تحصول على جالونات من الزيت من كبدها وذلك الزيت كان يُستخدم بصورة رئيسية في الإضاءة
Zamanında karaciğerinden galonlarca yağ çıkarıyorlar, bu yağı aydınlanma amacıyla kullanıyorlardı.その油は主に照明のために使われましたが 傷の手当やそのほかの目的にも使われました

İlgili Sayfalar