Belki bunu aydınlatmalıyım.Може би трябва да поясня.
Belki bunu aydınlatmalıyım.Можливо я маю прояснити його.
Belki bunu aydınlatmalıyım.אולי כדאי שאבהיר זאת.
Belki bunu aydınlatmalıyım.وربما علي ان اوضحه
Belki bunu aydınlatmalıyım.この赤ちゃんという肉体は進化の結果です
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Achten Sie auf die hervorgehobenen Individuen.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Je ziet dat bepaalde individuen gemarkeerd zijn.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.일부 개인들이 강조된 게 보이십니까?
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Lưu ý rằng cần nêu bật các cá nhân nhất định
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Nézzétek, bizonyos egyének ki vannak emelve.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Notate che alcuni individui sono evidenziati.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Notera att vissa individer är markerade.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Observați că anumiți oameni sunt marcați.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Remarquez que certains individus sont surlignés.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Reparem que certos indivíduos estão destacados.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Tenga en cuenta que ciertos individuos sobresalen.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Vidíte, že někteří lidé jsou zvýrazněni.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Zauważcie, że pewne jednostki są podświetlone.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Παρατηρήστε ότι ορισμένα άτομα είναι επισημασμένα.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Зверніть увагу, що деякі особи виділяються.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.Обратите внимание, что некоторые точки выделены на графике.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.שימו לב שחלק מהפרטים מודגשים.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.لاحظ بعض الأفراد المحددين.
Belli bireylerin aydınlatıldığını fark edin.社会的なネットワークの ハブとなっている人たちです
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Cred că există suficientă putere intelectuală în sală pentru a opri sclavia.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Credo che in questa sala ci sia abbastanza potere intellettuale da far scomparire la schiavitù.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Creo que aquí hay suficiente poder intelectual para acabar con la esclavitud.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Ich glaube es gibt genug intellektuelle Macht in diesem einen Saal, um die Sklaverei zu beenden.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Ik denk dat er voldoende intellectueel vermogen in deze zaal is om de slavernij te beëindigen.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Je pense qu'il y a assez de puissance intellectuelle dans cette salle pour mettre fin à l'esclavage.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.저는 여기 모인 지성의 힘으로 충분히 노예제를 없앨 수 있다고 생각합니다.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Potęga ludzi w tej sali wystarczy, by znieść niewolnictwo.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Saya pikir ada cukup kekuatan kecerdasan di ruangan ini untuk mengakhiri perbudakan.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Tôi nghĩ trong căn phòng này có đủ sức mạnh tri thức để chấm dứt chế độ nô lệ.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Úgy vélem, elég intellektuális hatalom van ebben a teremben a rabszolgaság eltörléséhez.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Νομίζω ότι υπάρχει αρκετή πνευματική δύναμη σε αυτό το δωμάτιο να φέρει τη δουλεία στο τέλος της.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Мисля, че в тази зала има достатъчно интелектуална мощ, за да се сложи край на робството.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Я вважаю, що в цьому залі достатньо інтелектуального потенціалу, щоб побороти рабство.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Я думаю, в этой ауитории достаточно интеллектуальной силы, чтобы покончить с рабством.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.אני חושב שיש מספיק כוח אינטלקטואלי בחדר הזה להביא את העבדות לסיומה.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.أنا أعتقد أنه ثمة مايكفي من القوى الفكرية في هذه القاعة وحدها لجلب العبودية إلى النهاية.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.十分な知識力があると思います もし私たちが奴隷を撤廃できないとしたら
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.De ledte mig ned af en smal trappe der ledte til denne beskidte, dårligt belyste kælder.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Elles m'ont menée en bas d'escaliers étroits qui menaient à un sous-sol sale faiblement éclairé au néon.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Họ dẫn tôi xuống những bậc cầu thang hẹp xuống tầng hầm bẩn thỉu, trong ánh sáng lờ mờ.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.그녀들은 좁은 층계를 지나 지저분하고 희미한 형광등 불빛이 있는 지하로 저를 안내했어요.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Levezettek egy keskeny lépcsőn, ami abba a koszos, rosszul megvilágított alagsorba vezetett.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.M-au grăbit în jos pe niște scări strâmte care duceau la o pivniță murdară, luminată ușor fluorescent.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Me condujeron por unas escaleras angostas que daban a este sótano sucio, de tenue luz fluorescente.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Peljale so me navzdol po ozkih stopnicah v umazano, šibko fluorescenčno osvetljeno klet.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Wprowadziły mnie wąskimi schodami do brudnej, słabo oświetlonej, fluorescencyjnej piwnicy.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Zavedly mě dolů po úzkých schodech vedoucích do špinavého, mdle osvětleného suterénu.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Ze brachten me langs een smalle trap naar een vuile, vaag verlichte kelder.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Με συνόδευσαν σε μια κατηφορική στενή σκάλα που οδηγούσε σ' ένα βρόμικο, ελάχιστα φωτεινό υπόγειο.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Вони вели мене вузенькими сходами вниз до того брудного, тьмяно освітленого люмінесцентними лампами підвалу.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Они привели меня к узенькой лестнице, ведущей в грязный подвал, тускло освещённый люминесцентными лампами.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Те ме съпровождаха по тесни стълбища, които отвеждаха да това мръсно, слабо осветено мазе.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.הן הובילו אותי במורד גרם מדרגות צר ולתוך מרתף מזוהם ומואר קלושות בנורות ניאון.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.قدنني إلى مجموعة ضيقة من السلالم التي تؤدي إلى هذا القبو القذر المُضاء بشكل خافت بالمصابيح الفلورية.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.薄暗い蛍光灯が照らす汚い地階に続いていました いわゆる売春宿ではなく