Aynı zamanda aydınlık anlar da vardı.אך היו גם התגלויות.
Aynı zamanda aydınlık anlar da vardı.ولكن كان هناك أيضاً اكتشافات.
Aynı zamanda aydınlık anlar da vardı.しかし 素晴らしい発見もありました 今日はその一つを皆さんにお見せしたいと思います
Ayrıca geleceğin aydınlık olması için yapabileceğimiz bir çok şey var.Και υπάρχει ένας σωρός πράγματα που μπορούμε να κάνουμε για να βεβαιωθούμε πως το μέλλον σου είναι λαμπρό.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Et cette figure-là, Saint Jean, est enromanité au premier plat.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Pierwszy plan zawiera wiele odwołań do sztuki Rzymu.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Postava svatého Jana je tedy v popředí.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Und diese Figure, St. Johannes, ist angeleuchted im Vordergrund.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.وهذا الشخص، القديس يوحنا، صنف في المقدمة.
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım."A on řekl, "No je ještě jedna věc, kterou musíš najít."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Apa, azt hiszem végre megtaláltam a lelki megvilágosodást."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Ayah, sepertinya saya menemukan pencerahan spiritual."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Ce anume, tată?" >>"Un loc de muncă" (Râsete)
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Cha, con nghĩ con chỉ vừa mới tìm thấy sự khai sáng tinh thần"
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Chyba znalazłem duchowe oświecenie".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Far, jeg tror jeg er ved at finde spirituel oplyselse."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""아버지. 전 이제서야 영적 깨달음을 찾은 거 같아요."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Otec, myslím, že som práve našiel duchovné osvietenie."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papá, creo que acabo de encontrar la iluminación espiritual".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papa, ich habe meine spirituelle Erleuchtung gefunden."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papa, je crois que je viens juste de trouver l'illumination spirituelle."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papà, penso di aver trovata l'illuminazione spirituale."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pappa, jag tror jag har funnit andlig upplysning."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Μπαμπά, νομίζω ότι βρήκα πνευματική φώτιση".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Отец, я думаю, что я наконец-то нашел духовное просветление".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Татко, мисля че току-що намерих духовно прозрение."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""אבא, אני חושב שאני עומד למצוא הארה רוחנית."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""أبي، أعتقد أني قد وجدت التنوير الروحي."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım."父は、「もうひとつ、見つけるべきものあるんじゃないか」と
Babama demiştim ki, "Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pai, acho que finalmente descobri a iluminação espiritual."
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Anderen Menschen zuzuhören, bereichert uns selbst.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ascoltare gli altri, illuminare noi stessi.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.De escuchar a los demás, de iluminarnos a nosotros mismos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Dengarkan orang lain, mencerahkan diri kita sendiri.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Écoutez les autres, éclairons-nous nous-même.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Hallgasd meg az embereket, világosítsuk fel magunkat.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.그들의 말을 듣고 스스로를 교화시킵니다.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lắng nghe người khác, để làm sâu sắc chính chúng ta.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Luister naar andere mensen, verlicht jezelf.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lyssna på andra människor, upplysa oss själva.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Naslouchej ostatním lidem, osviť své vědomí.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ouvir outras pessoas, esclarecermo-nos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Počúvajte odlišných ľudí, osvieťme sa.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Să ascultăm alți oameni, să ne luminăm.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Słuchajcie innych ludzi, uświadamiajcie to sobie.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Να αφουγκραστούμε τους άλλους ανθρώπους, να διαφωτιστούμε.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Слушайте других, обогощайте свою жизнь".
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Чуйте другите хора, Нека се просветим.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.להקשיב לאנשים אחרים, להעשיר את עצמנו.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.إستمع إلى أناس آخرين , لتنوير أنفسنا .
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.自分を啓蒙するのです 私は別にイラクのテロリストを
Batılı müşteriler bulmak üzere; ürettikleri uzun ömürlü ampulü Uluslararası Aydınlatma Fuarı'na götürdüler.Představil ji na Mezinárodní výstavu osvětlení, snažící se oslovit kupce na Západě.
Batılı müşteriler bulmak üzere; ürettikleri uzun ömürlü ampulü Uluslararası Aydınlatma Fuarı'na götürdüler.Τον παρουσίασε σε μια διεθνή έκθεση φωτισμού αναζητώντας αγοραστές στη Δύση.
Bebeğim sen benim dünyamı aydınlattın kimsenin yapamadığı gibiChérie tu éclaires mon monde comme personne d'autre
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Así sobre el bebé, iluminando a un solo paciente.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Den placeres over en baby for at belyse en enkelt patient.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.E deasupra copilului, luminând un singur pacient.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Es ist über dem Baby, bestrahlt einen einzigen Patienten.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Fica sobre o bebé, iluminando um único doente.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Het licht boven de baby op één enkele patiënt.