Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.И в экономических условиях Промышленной Революции.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.בתרבות האינטלקטואלית של תקופת הנאורות, ובנסיבות הכלכליות של המהפכה התעשייתית.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.في اطار التثقيف والتنوير أضف إلى ذلك الظروف الإقتصادية للثورة الصناعية.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Det er det regulerende grundprincip for Oplysningstiden.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.E' il principio che regola alla base l'Illuminismo.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.E principiul de bază impus de Iluminism.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Es el principio básico que regula la Ilustración.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Es ist das grundlegende steuernde Prinzip der Aufklärung.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Het is het basisregulerende principe van de Verlichting.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Jest to podstawowa zasada regulująca Oświecenie.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Je tím základním regulačním principem Osvícenství.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Je to základný regulačný princíp Osvietenstva.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.그것은 유럽의 계몽운동을 규제했던 기본 원칙이었지요.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Nó là nguyên tắc điều chỉnh căn bản của thời kì Khai Sáng
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Είναι η βασική ρυθμιστική αρχή του Διαφωτισμού.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Това е основният регулативен принцип на Просвещението.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Это основной принцип Просвещения.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.זהו כלל הברזל שביסוד הנאורות.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.إنه المبدأ التنظيمي الأساسي للتنوير الفلسفي.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.基本的な原理規則です。 科学において、二つの間違ったアプローチが進歩の妨げとなります。
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.18세기 유럽의 계몽운동은 권위층의 말에 의존하지 않고 어떻게 사람들이 지식을 구할 수 있는지를 탐구했던 혁명이었지요
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Oplysningstiden - en revolution af den måde folk søger viden uden kun at tro på autoriteter.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Osvícenství, revoluci ve způsobu, jakým lidé získávali znalosti, snahu nespoléhat se na autoritu.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Osvietenstvo, revolúcia v tom, ako ľudia hľadali vedomosti, snažiac sa nespoliehať na autoritu.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Oświecenie, rewolucja poprzez która ludzie poszukiwali wiedzy próbując nie bazować na władzy.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Просвещението, революция в това как хората търсели познание, опитвайки се да не разчитат на власт.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Просвещения, революции в том, что люди искали знания, стараясь не опираться на авторитеты.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.עידן הנאורות, מהפכה בדרך בה אנשים תרו אחר ידע, בנסותם שלא להישען על מקורות סמכות.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.التنوير، الثورة في كيف أن الناس تسعى للمعرفة حاول أن لا تعتمد على السلطة
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.知識を得る方法を 追求した革命です。 「誰の言葉も信じるな」と。
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.계몽 시스템의 일부였기 때문입니다.
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.lebo boli súčasťou osvieteneckého systému, kde sa spolu vyvíjali 2 veci.
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.Κι αν διαβάσετε, για παράδειγμα, τη Διακήρυξη της Ανεξαρτησίας, μιλούν για τη φύση και το Θεό της φύσης.
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.שבה שני דברים צמחו זה לצד זה.
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.حيث كان يكبر شيئين معاً .
Aydınlanma sisteminin bir parçasıydılar.科学の二つが
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.A felvilágosodás során kiléptünk a kaptárból.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Am ieşit din stupuri în perioada Iluminării.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Chúng ta rời khỏi tổ trong thời kỳ khải huyền vào thế kỷ 18.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Escapamos de la colmena en el Siglo de las Luces.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Saímos da colmeia durante o Iluminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Siamo usciti fuori dall'alveare durante l'Illuminismo.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.We braken uit onze korf tijden de Verlichting.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Wir sind während der Aufklärung aus dem Stock herausgebrochen.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Z úlu jsme unikli během osvícenství.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Το σκάσαμε από την κυψέλη την περίοδο του Διαφωτισμού.
Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Мы вылетели из улья в эпоху Просвещения.
Aydınlanma ve İletişim,Đây là những toà nhà ban Khai Sáng và Truyền Đạt.
Aydınlanmayı filan boşver, ben kendi uzuuun tecrübemi elde ettim. " Bu gerçek olabilir mi?De igaz volna-e ez?
Aydınlanmayı filan boşver, ben kendi uzuuun tecrübemi elde ettim. " Bu gerçek olabilir mi?Koska se on pitkäaikainen kokemus.' Olisiko se totta?
Aydınlanmayı unut!Az első gondolat már a Tudatban történik.
Aydınlanmayı unut!De la même manière, ne laissez pas entrer ces pensées
Aydınlanmayı unut!Então este é o tipo de paradoxo que parece acontecer.
Aydınlanmayı UnutUită de iluminare
Aydınlanmayı unut!Unohda valaistuminen.
Aydınlanmayı unut! Ve unut her şey... Kendini de unut hatta.E dimenticati di questa illuminazione, e dimenticati pure di te!
Aydınlanmayı unut! Ve unut her şey...Terwijl je iets moet doen om het te zien, moet je toch niets doen om het te zijn.
Aydınlanmayı unut!Wieviele Lehrer? Wieviele Geschichten!
Aydınlanmayı unut!Zapomeňte na osvícení.
Aydınlanmayı unut!Забудьте о "просветлении".