Ana içeriğe geç
Sözlük

aydın ile cümle

aydın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ampak, da bi me, ostal sam s samotno svečo, sem ostal čudno Neosvijetljen.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Dar pentru mine, rămas singur cu lumanarea solitare, am rămas ciudat neiluminate.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."De nekem egyedül maradt a magányos gyertya, én továbbra is furcsán világitó.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'하지만 나에게, 고독한 촛불을 혼자, 나는 이상하게 진상을 모르는 있었다.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Maar als voor mij, alleen met de eenzame kaars, bleef ik vreemd onverlicht.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mais quant à moi, laissé seul avec la bougie solitaire, je suis resté étrangement ignorants.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Ma quanto a me, lasciato solo con la candela solitaria, sono rimasto stranamente non illuminata.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mas, como para mim, deixado sozinho com a vela solitária, fiquei estranhamente ignorante.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Men för mig, ensam med den ensliga ljus, förblev jag konstigt oupplysta.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Men som for mig, alene med den ensomme stearinlys, jeg forblev underligt uoplyste.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mutta minulle, jättää yksin yksinäinen kynttilä, olen pysynyt oudon unenlightened.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Pero como a mí, a solas con la vela solitaria, me quedé extrañamente iluminada.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Tapi karena bagi saya, dibiarkan sendiri dengan lilin soliter, saya tetap belum tercerahkan aneh.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.Tuy nhiên, như với tôi, còn lại một mình với ngọn nến đơn độc, tôi vẫn kỳ lạ chưa giác ngộ.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Αλλά, όπως σε μένα, μένει μόνο με το μοναχικό κερί, έμεινα παράξενα αδιαφώτιστος.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Але що стосується мене, залишившись наодинці з самотня свічка, я залишився дивно неосвічених.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Но като мен, останал сам със самотен свещ, аз останах странно непросветени.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Но что касается меня, оставшись наедине с одинокая свеча, я остался странно непросвещенных.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."אבל כמו לי, נשארתי לבד עם נר בודד, אני נשאר חשוך מוזר.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'ولكن بقيت بالنسبة لي ، ترك وحده مع شمعة الانفرادي ، وغير المستنير بغرابة.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.私はもはや毎ターンで私たちをbesets素晴らしさを見張るのに十分な若いなかった
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.Mais je pense que collectivement, tout le monde a cela gravé dans leur mémoire ce à quoi ressemble la planète.
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.Po pobytu ve vesmíru lidé obvykle reagují stejně, ale myslím, že vzpomínky všech zdobí krása naší planety.
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.لكنني أعتقد أنه جماعيا أعتقد أن لدى الجميع تلك البصمة علي ذاكرتهم
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Aber normalerweise sieht man das eher daran, dass sich der Bildschirm einschaltet.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.C'est utilisé pour éclairer l'écran.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Dan benda ini menggunakannya untuk menyalakan layar.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Dar in mod obisnuit ei il folosesc sa lumineze ecranul.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Jednak zazwyczaj tylko rozjaśniają ekran.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Jellemzően kigyullad a képernyő,
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.어쨌든 화면이 밝아지는 것을 볼 수 있습니다.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Maar ze gebruiken het doorgaans om het scherm op te lichten.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Ma di solito si usa per far accendere lo schermo.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Nhưng thường họ sử dụng nó để làm sáng màn hình.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Normalmente lo utilizar para encender la pantalla.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Αλλά συνήθως το χρησιμοποιούν για να φωτίσουν την οθόνη.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Но ею обычно пользуются для подсветки экрана.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.Но обикновено го използват за осветяване на екрана.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.אבל הם בדרך כלל משתמשים בזה כדי להאיר את המסך.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.ولكنهم يستخدمونها ببساطة لإضاءة الشاشة
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.何ができるか想像してみて下さい 天井に入れられます
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Aber es darf nicht stärker als das Kapitol beleuchtet werden oder einige der Monumente.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Dar nu poate fi mai strălucitor decât Capitolul sau alte monumente.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Het mag niet méér verlicht zijn dan het Capitool of sommige monumenten. Het staat laag op de lichtladder.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.국회의사당이나 다른 기념관보다 더 밝을수는 없습니다.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Mais il ne peut pas être plus éclairé que le Capitole ou certains des monuments.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Ma non può essere più illuminato del Campidoglio o di alcuni dei monumenti del luogo.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Mas não pode ser mais luminoso do que o Capitólio ou alguns dos monumentos.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Nhưng nó không được sáng hơn tòa nhà Quốc hội và một số công trình.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Nie może być jednak jaskrawsze niż Kapitol i kilka innych budynków.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Pero no puede estar más iluminada que el Capitolio o algunos de los monumentos.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Но не може да бъде осветен повече от Капитолията или някои от паметниците.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.Но он не может быть светлее Капитолия или некоторых других памятников.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.אבל היא לא יכולה להיות מוארת יותר מהקפיטול או כמה מהאנדרטאות.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.ولكن لا يمكن أن تكون مضاءة أكثر من مبنى الكابيتول أو بعض من المعالم.
Ama Kongre Binası veya bazı anıtlardan daha fazla aydınlatılamaz.輝いてはいけないのです 泡があまり明るくないのは このためなのです
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,Ale myslím, že tento výzkum ukazuje, že britské nebo skotské osvícenství,
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,De úgy gondolom, ez a kutatás mutatja, hogy a brit felvilágosodás vagy a skót felvilágosodás,
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.미국 지식인 층과 미국 유권자들 사이의 괴상한 불일치를 보고 있는 것입니다.
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.אי-התאמה גרוטסקית בין המשכילים האמריקאיים
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod