Ana içeriğe geç
Sözlük

aydın ile cümle

aydın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1968 yılında ise aydınlatma sistemi kuruldu.1968 m. stadione buvo instaliuoti keturi šviesos bokštai.
2004) Milliyetçilik-Ülkücülük-Aydınlar (Töre-Devlet Yay.2004 m. išleistas pašto ženklas (dail. Aušrelė Ratkevičienė).
Amerika antilobunun sınıflandırılması uzun süre tam olarak aydınlatılamamıştır.Amerikinio liūto sistematinė padėtis nėra tiksliai nustatyta.
Yine alt kavuşum anına yakın günlerde gezegenin karanlık yüzünde çok hafif bir aydınlanma hissedilebilir.Ir tik dabar galima pamatyti viską, ką neseniai slėpė nakties tamsa.
Berlinchen kasabasında uçarken Lituanica spot ışıklarıyla aydınlatıldı.Skrendant pro Berlincheno miestelį, „Lituanica“ buvo apšviesta prožektorių.
1933 - Almanya'da Joseph Goebbels, Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı oldu.1933 – Joseph Goebbels sai Saksamaa rahvahariduse- ja propagandaministriks.
Köyün halkı oldukça aydın ve hoş görülüdür.Selle maa elanikud olid ühteviisi lahked ja targad.
Hava aydınlandı.Ilm näib selginevat.
Bu aydınlık Tough Love'a bir gönderme.Mitte segi ajada Winnie Puhhiga.
Gün batımından sonra bayrak aydınlatılmalıdır.Pimedal ajal on lipp valgustatud.
1994’teki bu adli vaka sahte anıların oluşması ihtimalinin aydınlatılmasında çok büyük bir rol oynamıştır.See 1994. aasta otsus mängis suurt rolli valemälestuste esinemisele tähelepanu juhtimises.
Fransız Devrimi sonrasında Avusturya'da Aydınlanmacı görüşler askıya alındı.Prantsuse revolutsiooni järel näis valgustatud absolutism end olevat ammendanud.
Bu tepkimeler aydınlıkta da karanlıkta da olabilir.Neil on võime pimedas helendada.
Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.Ajastu tunnussõnaks on valgustus.
"Aydın Onur'u hatırlamak".Lavastused "Põrunud aru õnnistus".
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Inimsilm on kõige tundlikum valgusele lainepikkusega 555 nm.
Ya aydınlık ya da karanlık.Varjus ja valguses.
Olay kaza ise mahkemenizden aydınlatılmasını istiyorum.I tahvel käsitles kohtusse ilmumise kohustust.
Refrain Güneş yükselir O gün, Ve Kongo diyarı aydınlanır.Horisondi tagant tõuseb päike ja krahv sureb.
Aydınlanmanın ilk temsilcileri olarak genellikle Rene Descartes ve Gottfried Wilhelm Leibniz kabul edilir.Kolmeks peamiseks ratsionalistiks on tavaliselt René Descartes, Baruch Spinoza ja Gottfried Leibniz.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE — Adolescentes Esclarecidos Que Inspiram A Alimentação Inteligente.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - das heißt "Aufgeklärte und bewusste Teenager, die mit Köpfchen essen"
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- "Egyél bölcsen!"
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - Jeunes Conscients et Eclairés qui Inspirent une Alimentation Intelligente
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE, 영리한 식사를 고무시키는 깨어있는 청소년들.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE-- Ragazzi Documentati e Consapevoli che Ispirano un'Alimentazione Intelligente.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- razsvetljeni in zavedni najstniki, ki navdušujejo prehranjevanje s pametjo.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Tineri Luminati si Constienti care Inspira Mancatul Inteligent.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- 'Verlichte en bewuste tieners die bewust eten inspireren'
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - Просветени и разбиращи тийнейджъри, които вдъхновяват умното хранене.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - сокращение, в переводе - дети которые едят умно.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.Grupa Świadome Nastolatki i Mądre Odżywianie.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.شباب مستنيرون ومدركون .. هم الذين يلهمون الغذاء الذكي
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.子供たちに教えなきゃいけないのです
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.As estrelas da alva se lhe escureçam; espere ela em vão a luz, e não veja as pálpebras da manhã;
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.dens Morgenstjerner formørkes, den bie forgæves på Lys, den skue ej Morgenrødens Øjenlåg,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin."그 밤에 새벽별들이 어두웠었더라면, 그 밤이 광명을 바랄지라도 얻지 못하며 동틈을 보지 못하였었더라면 좋았을 것을,"
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Laat de sterren van die nacht verdwijnen en laat hem verlangen naar het morgenlicht zonder het ooit te zien.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Nech sa zatmejú hviezdy jej šera, aby čakajúc na svetlo nedočkala sa ho ani nech neuvidí mihalníc rannej zory,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Oscurézcanse sus estrellas matutinas. Espere la luz, pero no le llegue, ni vea los destellos de la aurora
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Pimentykööt sen kointähdet, odottakoon se valoa, joka ei tule, älköön se aamuruskon silmäripsiä nähkö,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.să se întunece stelele din amurgul ei, în zădar să aştepte lumina, şi să nu mai vadă genele zorilor zilei!
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да изгаснат звездите на вечерта й; Да очаква видело, и да го няма, И да не види първите лъчи на зората;
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да померкнут звезды рассвета ее: пусть ждет она света, и он не приходит, и да не увидит она ресниц денницы
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.יחשכו כוכבי נשפו יקו לאור ואין ואל יראה בעפעפי שחר׃
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.لتظلم نجوم عشائه. لينتظر النور ولا يكن ولا ير هدب الصبح.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願 那 夜 黎 明 的 星 宿 變 為 黑 暗 . 盼 亮 卻 不 亮 、 也 不 見 早 晨 的 光 線 。 〔 光 線 原 文 作 眼 皮
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願那 夜 黎明 的 星宿 變為 黑暗 . 盼 亮卻 不 亮 、 也 不 見 早晨 的 光線 。 〔 光 線 原文 作 眼皮
Ama artık Malthus'u geride bıraktım. Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Але я залишаю Мальтуса в минулому, тому що думаю, що приблизно через 150 років настане нове просвітлення.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Se lo trovi illuminante, meglio.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Se você achou isso esclarecedor, tanto melhor!
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Wenn Sie es aufschlussreiche, umso besser finden.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.Ако го намирате за полезно, още по-добре.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.واذا ودتموه منيراً، فإن هذا يعتبر افضل
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Aber wie mir, allein gelassen mit der einsamen Kerze, ich blieb seltsam unaufgeklärten.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale co do mnie, sam na sam z samotności świecy, zostałem dziwnie ciemny.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokiaľ ide o mňa, o samote s osamelé sviečky, zostával som podivne neosvietenej.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokud jde o mě, o samotě s osamělé svíčky, zůstával jsem podivně neosvícené.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod