ayarlıyor ile cümle
ayarlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Metabolizmasını ve diğer fizyolojik süreçlerini kendisini beklediğini sezdiği dünyaya göre ayarlıyor.העובר מתאים את חילוף החומרים שלו ואת התהליכים הפיזיולוגיים שלו לפי ציפיותיו מהסביבה שממתינה לו.
Metabolizmasını ve diğer fizyolojik süreçlerini kendisini beklediğini sezdiği dünyaya göre ayarlıyor.يقوم الجنين بضبط الأيض وغيرها من العمليات الفيزيولوجية تحسبا للبيئة الذي تنتظرها.
Metabolizmasını ve diğer fizyolojik süreçlerini kendisini beklediğini sezdiği dünyaya göre ayarlıyor.様々な生理機能を 環境によって調整するのです 胎児は妊婦の食生活をもとに
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Aber er bestimmte die Finanzpolitik des Spiels für die Oberstufenschüler, die mit ihm spielten.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Ale nastavoval fiskální politiku ve hře pro hráče z druhého stupně, kteří hráli s ním.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.De ő határozta meg a gazdaságpolitikát középiskolásoknak, akik játszottak ebben a játékban.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.El stabilea politica fiscală în jocul acela pentru jucătorii de liceu care jucau cu el.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.그리고는 함께 게임하던 고등학생들을 위해 재정 정책을 세우기 시작했습니다.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Mais il établissait la politique budgétaire dans ce jeu pour les joueurs du collège qui jouaient avec lui.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Men han gjorde skattebeslut i det spelet för högstadiespelare som spelade med honom.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Men han var i gang med at lave en finanspolitik i det spil for gymnasieelever som spillede sammen med ham.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Namun dia menetapkan kebijakan fiskal dalam permainan itu untuk pemain SMA yang sedang bermain dengannya.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Pero en ese juego él estaba aplicando una política fiscal para los chicos de secundaria que jugaban con él.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Stava preparando la politica fiscale del gioco per i giocatori del liceo che giocavano con lui.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.V tej hre stanovoval fiškálnu politiku pre stredoškolákov, ktorí hrali s ním.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Wprowadził do gry politykę fiskalną dla swoich współgraczy.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Καθόριζε τη δημοσιονομική πολιτική σε αυτό το παιχνίδι για παιδιά του γυμνασίου που έπαιζαν μαζί του.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Но он определял денежную политику в этой игре для старшеклассников, которые играли с ним.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.Но той определяше фискалната политика в тази игра за гимназисти, които играеха с него.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.אבל הוא קבע את המדיניות הכלכלית במשחק הזה לשחקנים מהתיכון ששחקו אתו.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.لكنه كان يصمم سياسة مالية داخل اللعبة من أجل تلاميذ القسم الثانوي الذين كانوا يلعبون معه.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.財政政策を作っていたんです なので、最貧国のチームは
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Apoi le aranjez în aşa fel încât să le pot lua rapid -- Perfect, excelent.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Dan leg ik ze zo neer, dat ik er snel bij kan. Dan leg ik ze zo neer, dat ik er snel bij kan. Perfect.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Dann ordne ich sie an, damit ich sie schnell raus holen kann - perfekt, ausgezeichnet.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Entonces las arreglo tal que puedo tenerlas rápido... perfecto, excelente.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.그래야 카드를 다룰수있죠 보다 빨리 말입니다. 완벽해요.. 좋습니다.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Poi le sistemo in modo da poterle trovare rapidamente -- perfetto, eccellente.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Potem układam tak, żeby szybko znaleźć, doskonale, świetnie.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Puis je les arrange afin que je puisse les obtenir rapidement -- parfait, excellent.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Sedan ordnar jag dom så att jag kan få tag på dem fort. Perfekt. Lysande.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Sitten järjestelen ne niin, että voin löytää ne nopeasti -- täydellistä, erinomaista.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Затем я собираю их очень быстро. Отлично.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.После ги подреждам така, че да мога да ги взема бързо... идеално, отлично.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.אז אני מסדר אותם כך שאני יכול להגיע אליהם מהר - מצוין, נהדר.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.ثم اقوم بترتيبها بحيث استطيع الوصول اليها بسرعة-- ممتاز , رائع.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.並べ替えます よし できた Aから始めます
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.결과를 관찰하고, 제어를 재조정하고, 다시 관찰합니다.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Megfigyeltük az eredményeket, és újra módosítottunk a vezérlésen, és megfigyeltük mi történik.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Observamos los resultados, ajustamos los controles de nuevo, y observamos lo ocurrido.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Observăm rezultatele, ajustăm comenzile iarăși, și observăm ce se întâmplă.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Obserwujemy rezultaty, dostrajamy sterowanie i patrzymy, co się dzieje.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.On observe les résultats et on ré-ajuste les contrôles de nouveau, et on regarde ce qui se passe.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Pozorujeme výsledky, znova upravujeme ovládanie a pozorujeme, čo sa stane.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Sledujeme výsledky a opět upravíme řízení a znovu sledujeme, co se stane.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Wir beobachten die Ergebnisse, passen die Steuerung wieder an und beobachten, was passiert.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Παρατηρούμε τα αποτελέσματα, ρυθμίζουμε πάλι τους ελέγχους και παρατηρούμε τι γίνεται.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.Смотрим на результат, снова подгоняем скрипт и снова смотрим на результат.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.צופים בתוצאות, מכווננים שוב את הבקרות, וצופים במה שקורה.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.ونلاحظ النتائج، ونضبط عناصر التحكم مرة أخرى، ونراقب ما يحدث.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.そしてまた結果を確認します このような一連の処理を 何度か繰り返します
Şunu 9 yapalım. Ayarlıyorum o halde.Disons à 21 heures.