ayarlıyor ile cümle
ayarlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Your engine just destroyed itself.
İnsanların yaptıklarına bakın -- Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Look at what people do -- adjust the world to match their expectation.
Oyunda onunla beraber oynayan lise öğrencileri için mali politikaları o ayarlıyordu.But he was setting fiscal policy in that game for high school players who were playing with him.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Then I arrange them so I can get them quick. Perfect, excellent.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.And the idea is you make eye glasses, and you adjust them yourself and that solves the problem.
Her yaprak en yüksek ısıyı tutacak şekilde pozisyonunu ayarlıyor.Each petal adjusts itself separately to keep the highest temperature on it.
Ayarlıyorum o halde.I will make the arrangement accordingly then.
Sonuçları gözlemliyoruz, kontrolleri tekrar ayarlıyoruz, ve ne olduğunu gözlemliyoruz.We observe the results, adjust the controls again, and observe what happens.
Mümkün olduğunda, süt ailelerle biyolojik aileleri arasında buluşmalar ayarlıyorlar.When possible, they arrange meetings between foster children and their biological parents.
Evdeki sorumluluklarımızı kendi aramızda ayarlıyoruz," diyor.We arrange our obligations around the house among ourselves," Natasa explains.
"Judd Apatow, Netflix ile Yeni Komedi Ayarlıyor, İlk Uzun Metraj Filmini Yayıncı İle İşaretliyor"."Judd Apatow Sets Next Comedy With Netflix, Marking His First Feature Film With The Streamer".
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Er schnitt sogar die Druckstöcke selbst.
Demek ki, güneşe göre, yönlerini ayarlıyorlardı.Así, en orden de llegada, se iban definiendo los territorios.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Moddergeld ruimt zichzelf op.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Η ωσμωτική πίεση του διαλύματος.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Vægttabet er selvinduceret.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.堆積物はそれ自体の圧力で固まっていった。
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.도산은 스스로 이것을 실천하였다.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.את תיקוני הנשק ביצע בעצמו.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Spausdino nuosava spaustuvė.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Cel mai des putem face două intervenţii să reparăm combinaţia de medicamente.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.E più spesso possiamo attuare due interventi, evitare il miscuglio di medicine.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Et la plupart du temps nous pouvons faire deux interventions, et revoir les interactions médicamenteuses.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.I najczęściej możemy zastosować dwie interwencje, dostosować zestaw leków.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.이러한 경우 우리는 종종 치료를 할 수 있지요. 투약의 혼합 비율을 바꾸는 것이죠.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Und meistens können wir zwei Eingriffe machen, den Medikamentenmix regeln.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Y normalmente podemos hacer dos cosas, cambiar de medicamentos.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Και πολύ συχνά μπορούμε να κάνουμε δύο παρεμβάσεις, και να φτιάξουμε το μείγμα των φαρμάκων.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.В большей части случаев мы можем вмешаться 2 раза и изменить предписания лекарств.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.Най-често можем да правим две интервенции, да оправяме сместа от лекарства.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.שיכולים להראות לנו שאמא עכשיו בסכנה לנפילה? ולרוב אנחנו יכולים לבצע שתי התערבויות,
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.و يمكننا في أغلب الحالات التدخل بطريقتين, أولا ,نصلح لائحة الأدوية.
Ama en sıklıkla iki müdahalede bulunabiliyoruz ilaç dozlarını yeniden ayarlıyoruz.医薬品の問題も解決しなければなりません 私は定理的データを研究対象としていますが
Ayarlıyorum o halde.Akan kubuat pengaturan yang sesuai kemudian.
Ayarlıyorum o halde.Umowę spotkanie.
Ayarlıyorum o halde.Voi face astfel atunci aranjamentele.
Ayarlıyorum o halde.Θα το κανονίσω κατάλληλα τότε.
Ayarlıyorum o halde.Я все приготовлю
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.É o que as pessoas fazem, ajustam o mundo às suas expetativas.
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Ils ajustent le monde pour l'aligner sur leurs attentes.
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.세상을 그들의 기대에 맞춰 조절하세요.
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.Προσαρμόζουν τον κόσμο ανάλογα με τις προσδοκίες τους.
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.משנים את העולם כדי להתאים לציפיות שלהם
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.يضبط العالم في اللعبة ليطابق توقعاتهم.
Beklentilerini karşılaması için dünyayı ona göre ayarlıyorlar.常にこのようにするわけではありません
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumDet fick mig att verkligen tänka på hur bedriften var att ta sig dit.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumEn het deed me echt nadenken over de prestatie om zo ver te komen.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumEt ça m'a fait vraiment réfléchir à comment, j'avais pu en arriver là.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorum올림픽 선수가 되기로 목표를 정했던
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumZaledwie rok i trzy miesiące wcześniej obrałam sobie pewien cel.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumТова наистина ме накара да се замисля за това как се получава такова постижение.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumהעובדה שרק שנה ושלושה חודשים לפני כן קבעתי לעצמי את היעד
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumاعني .. انني كنت قد خططت لهذا منذ سنة و3 اشهر فحسب ..
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumたった1年3ヶ月前で
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.A ideia é fazer óculos, as pessoas ajustam-nos elas mesmas e assim se resolve o problema.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.E l'idea è che ti costruisci gli occhiali, li adatti tu stesso e questo risolve il problema.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.És az ötlet az, hogy szemüveget készítünk, és saját magunk állítjuk azt be, és ez megoldja a problémát.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.Het idee is dat je brillen maakt en ze zelf aanpast en dat lost het probleem op.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.Iar ideea este ca sa-ti faci ochelari si sa ii ajustezi pentru tine si aceasta rezolva problema.
Fikir ise, gözlükleri siz yapıyorsunuz, ve kendiniz ayarlıyorsunuz ve bu da sorunu çözüyor.안경을 스스로 만들고, 스스로 조정하는 것입니다. 그러면 문제는 해결될 것입니다.