Ana içeriğe geç
Sözlük

ayakta ile cümle

ayakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ei au fost în picioare toate trei într-un nod în faţa altarului.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Erano tutti e tre in piedi in un nodo davanti all'altare.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.He olivat kaikki kolme seisoo solmuun alttarin edessä.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ils étaient tous trois debout dans un nœud dans devant l'autel.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.그들은 매듭을 세 개 모두 서에 있었 제단 앞에.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Mereka semua berdiri tiga simpul di depan altar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ők mindhárman állt egy csomót előtt az oltár.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Oni boli všetci traja stoja v uzol pred oltárom.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Oni byli všichni tři stojí v uzel před oltářem.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Sie waren alle drei ständigen in einem Knoten in vor dem Altar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Tất cả đều đứng ba trong một nút trong trước bàn thờ.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Wszyscy byli trzy stałe w węzeł przed ołtarzem.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ze waren alle drie staande in een knoop in voorzijde van het altaar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Είχαν και οι τρεις στέκεται σε ένα κόμπο στο Μπροστά από το βωμό.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Вони всі троє стояли у вузол перед вівтарем.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Они все трое стояли в узел перед алтарем.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Те всички са трите постоянни на възел в пред олтара.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.כולם היו עומדים שלושה בקשר ב לפני המזבח.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.وكانوا جميعا يقفون في ثلاثة عقدة في أمام المذبح.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.祭壇の前。 私は他と同様に側廊をくつろぐ
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.A rozdvojí-li sa dom sám proti sebe, nebude môcť obstáť ten dom.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.A rozdvojí-li se dům proti sobě, nebude moci dům ten státi.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Een gezin waar men elkaar niet kan verdragen, gaat stuk.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.És ha egy ház önmagában meghasonlik, meg nem maradhat az a ház.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.et si une maison est divisée contre elle-même, cette maison ne peut subsister.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.I dom, jeźliby sam przeciwko sobie był rozdzielony, nie będzie się mógł ostać on dom.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.In če se dom razdvoji sam zoper sebe, ne bo mogel obstati ta dom.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Ja jos jokin talo riitautuu itsensä kanssa, ei se talo voi pysyä pystyssä.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.만일 집이 스스로 분쟁하면 그 집이 설 수 없고
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.lại nếu một nhà tự chia nhau , thì nhà ấy không_thể còn được .
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.lại nếu một nhà tự chia nhau, thì nhà ấy không thể còn được.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.och om ett hus har kommit i strid med sig självt, så skall icke heller det huset kunna äga bestånd.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Og dersom et Hus er kommet i Splid med sig selv, vil samme Hus ikke kunne bestå.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.og om et hus kommer i strid med sig selv, kan dette hus ikke bli stående.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.ou, se uma casa se dividir contra si mesma, tal casa não poderá subsistir;
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.se una casa è divisa in se stessa, quella casa non può reggersi
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Şi dacă o casă este desbinată împotriva ei însăş, casa aceea nu poate dăinui.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Si una casa se divide contra sí, esa casa no podrá permanecer
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.Und wenn ein Haus mit sich selbst uneins wird, kann es nicht bestehen.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.και εαν οικια διαιρεθη καθ' εαυτης, η οικια εκεινη δεν δυναται να σταθη.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.И ако един дом се раздели против себе си, тоя дом не ще може да устои.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.и если дом разделится сам в себе, не может устоять дом тот;
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.І коли господа проти себе роздїлить ся, не може стояти господа тая.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.ובית אם נחלק על עצמו לא יוכל לעמד הבית ההוא׃
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.وان انقسم بيت على ذاته لا يقدر ذلك البيت ان يثبت.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.若 一 家 自 相 分 爭 、 那 家 就 站 立 不 住
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.若 一 家 自相 分爭 、 那家 就 站立 不 住
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Chúng ta có thể từ bỏ bản năng sống còn vì một ý nghĩ, một ý nghĩ đơn thuần.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Dla jakiejś idei możemy zahamować instynkt przetrwania.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Képesek vagyunk megtagadni az összes létfenntartó ösztönünket egy idea miatt, pusztán egy idea miatt!
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.우리는 생각, 단순히 생각이라는 것 때문에
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Nosotros podemos ignorar todos nuestros instintos de supervivencia por una idea, por una mera idea.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Nous pouvons renoncer à tout instinct de survie pour une idée, pour une simple idée.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Per un'ideale sapremmo inibire l'istinto di sopravvivenza, per una semplice idea.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Podemos negar todo o instinto de sobrevivência por causa de uma ideia.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Pre myšlienku, obyčajnú myšlienku dokážeme odoprieť akýkoľvek inštinkt na prežitie.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Putem sfida orice instinct de supravieţuire pentru o idee,
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.We kunnen elk overlevingsinstinct ontkennen omwille van een idee, gewoon een idee.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Wir können jeden Instinkt leugnen, um eine Idee zu retten, eine simple Idee.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Μπορούμε να αρνηθούμε κάθε ένστικτο για επιβίωση, μόνο για μια ιδέα, για μια απλή ιδέα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod