ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.لدى السلاحف وسط الآسيوية أربع أصابع في كل قدم.
Ayaklarının şekli, dünyada ama dünyadan olmadan yaşamanın önemini ifade eder.غير أن طول قامته يخيل للناظر إليه أنه يعيش في عالم غير عالمنا.
Manus (Latince "el"), bir hayvanın ön ayaklarının distal (uç) kısmı için kullanılan zoolojik terimdir.Manus (Latim para mão) é o termo em zoologia para a porção distal do membro anterior de um animal.
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.As patas são características do grupo, com o segundo e terceiro dedos unidos na base.
Arka ayaklarında yüzme zarı bulunur.Existem várias maneiras de nadar de costas.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.A manequim desfilou com as mãos nos seios desnudados.
Bunu öğrenen annesi ve babası onu bebekken ayaklarından bağlatarak bir çobana verirler.A mulher e seu marido descobriu a criança quando eles tentaram abrir o pêssego para comê-lo.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.Bij gevaar stampen ze hun voeten.
Ayakların altında beş tane tüberkül bulunmaktadır.Op de onderkant van deze voeten zitten vijf knobbels.
Şehrin bayrağı ayaklarının altına serilmiştir.Op de vlag is het gemeentelogo afgebeeld.
Sonrasında bir sanatçı olarak kendi ayaklarının üstünde durabilmek için New York’ a taşındı.Daarna verhuisde hij naar New York in de hoop er aan de slag te kunnen als acteur.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Het bandje trad op blote voeten op.
Ön ve arka ayaklarında daima beş parmakları vardır.De voor- en achterpoten zijn altijd voorzien van vijf vingers respectievelijk tenen.
Ayaklarının şekli, dünyada ama dünyadan olmadan yaşamanın önemini ifade eder.Dit symboliseert het feit dat Karmelieten wel in de wereld, maar niet van de wereld zijn.
Pornografik film oyuncuları içinde en uzun ayakların kendi ayakları olduğunu iddia etti (36"/91 cm beden),.Banks claimt dat ze de langste benen heeft in de industrie (36"/91cm binnenmaat).
Ayrıca askerleri ayaklarının altı ile ezebilirler.Ook kun je tussen de benen van de soldaat doorlopen.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.De achterpoten dragen altijd vier tenen.
Bu kızıl akbaba üzerinde bir GPS cihazı ve ayaklarında “Tel-Aviv Üniversitesi” etiketi taşımaktaydı.Miał on na sobie odbiornik GPS oraz obrączkę na nodze z napisem „Uniwersytet Telawiwski”.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Ön ve arka ayaklarında daima beş parmakları vardır.Łapy przednie i tylne mają po pięć palców.
Kısa bacakları ve her ayaklarında beş parmakları vardır.Krótkie nogi mają po 5 palców każda.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.Na czubku głowy nosił pęczek czerwonych piór.
Süratli; iki zamanlı bir yürüyüş şeklidir ve at çapraz ayaklarını aynı zamanda atar.Ciekawostką jest przedstawienie konia z jednocześnie uniesionymi obiema prawymi nogami.
Sonrasında ise kaçmaması için ayaklarına pranga vurulur.Schwytanym ofiarom łamano nogi, by nie mogły uciec.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han gav upp efter att ha blivit sårad i benet och hans gevär förstörts av en kula.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.Av de bakre fötterna använde djuret bara den fjärde tån.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Svindjur har vid varje fot fyra tår.
Ön ayaklarında bulunan dört parmağın uçları toynaklaşmıştır.Klappa händerna fyra gånger under de följande taktslagen.
Kupriaşvili atın ayaklarına isabet edip atı durduracak olan bir el bombasını fırlattı.Купріашвілі кинув гранату, яка відірвала ноги у коня.
Arka ayaklarında yüzme zarı bulunur.На спинних плавцях є колючки.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.До спідниць носили вив'язані гачком червоні пояси.
Ön ayaklarında bulunan dört parmağın uçları toynaklaşmıştır.На лапах всі чотири пальці спрямовані вперед.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Lawrence pochopí, že pily nejsou určeny k přeříznutí řetězů, ale k uříznutí jejich nohou.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Kolların, bacakların, ayakların ve karın bölgesinin farklı pozisyonlar aldığı birçok dönüş türü bulunmaktadır.V různých variantách a tradicích, ruce, nohy i trup mohou mít různé pozice.
Umarım koşarken ayaklarınızdan patikleriniz düşer!Spierdalaj, bo ci nogi z dupy powyrywam! - Odpal, nebo ti zpřerážím nohy!
Hatta dalgıçların ayaklarına bile dolanabilirler.Pruhované mohou být také nohy.
Sonrasında bir sanatçı olarak kendi ayaklarının üstünde durabilmek için New York’ a taşındı.Poté se přestěhoval do New Yorku, aby se stal hercem.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Che s-a predat după ce a fost rănit la picior iar pușca deteriorată de un glonț.
Bacakları kısa olur ve her ayaklarında beş parmakları vardır.Picioarele sunt scurte, cu câte cinci degete la fiecare picior.
Bir gece eve sarhoş dönen anlatıcı, ayaklarına dolanan kediyi uzaklaştırmak ister.Într-o noapte, când a venit acasă beat, el a crezut că pisica îl evită.
Ayaklarını bir el gibi rahatça kullanır.El își întinde mâinile ca după o muncă grea.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Picioarele posterioare au o lungime mai mare.
İsa Havarilerinin Ayaklarını Yıkamasi , Madrid, Prado Müzesi.Torcătoarele sau Legenda Arachnei de Diego Velázquez, Muzeul Prado, Madrid.
Bu botlar ayaklarını çok sıcak tutar.Picioarele sunt înzestrate cu gheare puternice.
Çocuklar ayaklarını yıkıyorlar.Copiii îşi spală picioarele.
Ayaklarınızın altındaki buz kırılacak.Gheața de sub picioarele voastre se va sparge.
Bunun sebebi ise ayaklarının olmamasıdır.Gurul, mert akkor már nincs lába.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.A hátsó lábain csak 4 ujj volt.
Bir gece eve sarhoş dönen anlatıcı, ayaklarına dolanan kediyi uzaklaştırmak ister.Egyik este részegen hazatérve a macskát hívta magához.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.A lábak hátsó oldalán is valamivel hosszabb a szőrzet.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Che antautui haavoituttuaan jalkoihin ja luodin rikottua hänen aseensa.
Ayaklarında çoğunlukla beş parmakları vardır.Yleensä varpaita on viisi jalkaa kohden.
Yine oturuş sırasında, ayakların birbirine yakın olması gerekmektedir.Ilmalennon aikana jalat lyödään yhteen.
Ayaklarında dört parmağıda birleştiren perdeler bulunur.Jaloissa on neljä varvasta, joita yhdistää räpylä.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Runko on säkäkorkeutta jonkin verran pidempi.
Tom ayaklarını yıkadı.Tom pesi jalkansa.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Ο Λόρενς αντιλαμβάνεται ότι τα πριόνια δεν προορίζονται για τις αλυσίδες, αλλά για τα πόδια τους.
"Stamata Revithi'yi bakıp sadece trajedisini görebildiler, sıra dışı ayaklarını değil."«Βλέποντας τη Σταμάτα Ρεβίθη, μπόρεσαν να διακρίνουν μόνο την τραγωδία · όχι το ασυνήθιστο κατόρθωμά της.»
Yaygın olarak insanların el ve ayaklarını tutmaz hale getirirler.Περιγράφονται ενίοτε δίχως χέρια ή πόδια.