ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.Sous ton poids, la glace va se rompre.
Ayaklarınızın altındaki buz kırılacak.La glace va se rompre sous votre poids.
İsa Havarilerinin Ayaklarını Yıkamasi , Madrid, Prado Müzesi.Le Christ lavant les pieds des disciples, Madrid, musée du Prado.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Il se rend après avoir été blessé aux jambes et avoir vu la culasse de son fusil détruite par une balle.
Ayaklarını bir el gibi rahatça kullanır.Il peut également se servir de ses pieds aussi aisément que des mains.
Bunun sebebi ise ayaklarının olmamasıdır.C'est la position par défaut du pied.
Ön ayaklarında dörder, arka ayaklarında ise üçer parmakları bulunur.Ils ont quatre doigts, trois vers l'avant et un vers l'arrière (le pouce).
Sonrasında bir sanatçı olarak kendi ayaklarının üstünde durabilmek için New York’ a taşındı.Par la suite, elle a déménagé à New York pour poursuivre une carrière d'actrice.
Arka ayaklarında beş ama ön ayaklarında sadece dört parmakları vardır.Les pieds ont cinq orteils, tandis que les pattes de devant n'ont que quatre doigts.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Il leur laisse le visage découvert mais recouvre leur tête et descend jusqu'aux pieds).
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.Les pattes arrière sont dépourvues de griffes, et les deuxième et troisième doigts sont soudés.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Cependant des arbres épais, violemment agités par l'orage, prirent feu par suite du frottement des branches.
Başın açık ve ayakların çıplak olması istenir.Il a la tête et les pieds nus.
Ayaklarınızı tahtanın düzgün dönebilmesi için yeterince tahtadan uzağa çekin.Ramener immédiatement les pieds pour revenir en position jambes fléchies.
Ayakların kıl dağarcığı çıkarılır.Mise en place des épaulières kote.
Ayaklarının üstünde diğer kuşlar gibi dik bir şekilde duramazlar.Elles ne sont pas retenues entre elles comme chez les autres oiseaux.
Vücut ağırlığı ayaklara verilerek, kalçalar ayakların iç kısmına konulur.En effet, le poids du corps reposait exclusivement sur les jambes.
Şehrin bayrağı ayaklarının altına serilmiştir.Son visage est sur le drapeau de la ville.
Ellerini veya ayaklarını düşmanının içine sokabilir.Accrocher les bras ou les jambes de l’adversaire.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Les personnages portent des sandales aux pieds.
Ayaklarını yıka.Lávate los pies.
Neden ayakların var?¿Para qué tienes los pies?
Valentino Rossi, Xavi'nin ayaklarının üzerinde diz çöker!¡Valentino Rossi se arrodilla a los pies de Xavi!
El tırnakları ayaklarınkinden yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.Las uñas de la mano crecen casi cuatro veces más rápido que las de los pies.
Ayakların ıslanırsa, grip olursun.Si se te mojan los pies, te dará un catarro.
Ata binmez ve yorulmazdı, çünkü ayaklarının koşabildiği her işte üstün gelirdi.El caballo de cansado, ya mudar no se podía: camina por donde quiere, que no le estorba la vía.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Con los pies desnudos.
Sonrasında ise kaçmaması için ayaklarına pranga vurulur.Es quien le regala sus pistolas, antes de huir.
Ayaklarında daima beş parmakları vardır.En cada pie también hay cinco dedos.
Ellerinde, ayaklarında ve dizlerinde metal vardır.También tiene guías metálicas en una de sus piernas y en el cuello.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
Zanardi 2001'de geçirdiği bir kazada ayaklarını yitirmesinden iki yıl sonra spora geri dönmüştür.A Zanardi le amputaron las dos piernas por el grave accidente que sufrió en CART en 2001.
Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır.Mate con boca en la región proximal.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Las sierras no pueden cortar sus cadenas, pero sí sus pies.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.22:7 331-24P - Un Sacerdote si lavi le mani e i piedi prima del servizio - Es.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Sulla terra camminano con gli arti anteriori, e usano quelli posteriori come mani.
Özellikle arka ayakları ön ayaklarından kısa olduğundan omurgaları daha düzgündü.In particolare, attorno alle zampe posteriori il rivestimento sembrava più fitto.
HAIM, Vance Joy, Shawn Mendes ve James Bay turun çeşitli ayaklarında açılış performansı olarak yer aldılar.HAIM, Vance Joy, Shawn Mendes e James Bay saranno gli artisti che apriranno le varie tappe del tour.
Ön ayaklarındaki başparmaklarının üzerinde diken benzeri bir yapı vardır.Ha un fiore come quelli sul top tra i capelli.
Yaygın olarak insanların el ve ayaklarını tutmaz hale getirirler.Generalmente sono presenti dei sostegni per tenersi con le mani o le gambe.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Mantenere le piante dei piedi ben a terra.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.Le zampe posteriori erano dotate di sole quattro dita.
Atların alın ve yüzlerindeki nişanelere akıtma, ayaklarındakilere ise seki adı verilir.Infornarlo in un forno (preferibilmente) a pietra fino a quando non diventano dorati e pronti per mangiarli.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Le zampe posteriori erano leggermente più lunghe.
Dante'nin ellerini ve ayaklarını sarar ve yumruk tekme atmasını sağlar.Dante inganna gli agenti e si lascia colpire.
Ayaklarının üst kısımları da benzer kırmızı renktedir.La superficie superiore delle dita è di un rosso simile.
Çocuğun ayaklarını kesip, onu bir bataklığa attılar.Infine gli legarono delle pietre ai piedi e lo gettarono in mare.
Tomun kedisi, onun ayaklarına sürtünüyor.Кот Тома потёрся о его ногу.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Затем он попеременно приседал, выставляя вперед то одну ногу, то другую.
Tarantallegra: Kişiyi ayaklarını kontrol edemeyecek hâle getirerek oynamasına sebep olan büyüdür.Источником её сил является магия, то есть то, чего мы пока не касались ни в одном из созданных нами сериалов.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Хирург понимает, что пилы оставлены им не для цепей, а для ног.
Ayrıca askerleri ayaklarının altı ile ezebilirler.Он также сломал себе ногу в шести местах.
İnsanları ayaklarından tutup suya çeker.При приближении же людей ныряет в воду.
Suda kuyrukları ile ilerler, ön ayaklarını dümen olarak kullanırlar.Птицы задних порядков используют эту струю, как бы выталкивающую их вперёд.
En belirgin özellikleri çok uzun arka ayaklarının olmasıdır.Отличительная особенность — длинные задние лапы.
Ön ayaklarında gayet uzun ve keskin pençeleri olur.На передних лапах длинные и крепкие когти.
Sonrasında ise kaçmaması için ayaklarına pranga vurulur.Кто-то сначала стрелял в ноги, чтобы они не могли уйти дальше.
Başka bir hikâyede Kiai'sinin gücüyle birini ayaklarından fırlatabildiğidir.По другой версии, отрубил ногу одному из своих пленников.
Ayakların altında beş tane tüberkül bulunmaktadır.На надкрыльях имеется пять продольных полос.
Arka ayaklarında beş ama ön ayaklarında sadece dört parmakları vardır.تمتاز أطرافه الخلفية بخمسة أصابع بينما لدى أطرافه الأمامية أربعة أصابع.