ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.προσμενων του λοιπου εωσου τεθωσιν οι εχθροι αυτου υποποδιον των ποδων αυτου.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.дожидаючи далїй, доки положять ся вороги Його підніжком ніг! Його.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.ожидая затем, доколе враги Его будут положены в подножие ног Его.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.וחכה יחכה עד כי יושתו איביו הדם לרגליו׃
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.منتظرا بعد ذلك حتى توضع اعداؤه موطئا لقدميه.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.從 此 等 候 他 仇 敵 成 了 他 的 腳 凳
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.從 此 等候 他 仇敵成 了 他 的 腳凳
Peter'ın çıplak ayaklarına bakın, Caravaggio biraz abartmış sanırım.Pokud se podíváte na bosé nohy Petra a Krista, uvidíte, že Caravaggio nepřikrášluje.
Peter'ın çıplak ayaklarına bakın, Caravaggio biraz abartmış sanırım.Коли ви дивитесь на босі ноги Петра та Ісуса, ви можете побачити певну сміливість Караваджо.
Prenses, şimdi ayaklarını buraya koy.Hercegnő, tegye fel ide a lábát.
Prenses, şimdi ayaklarını buraya koy.Princesse, mets tes pieds ici.
Prenses, şimdi ayaklarını buraya koy.Εντάξει τότε. Εδώ, βάλε τα πόδια σου πάνω.
Prenses, şimdi ayaklarını buraya koy.حسنا اذن ظعي رجليك هنا
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Chúa phán cùng Chúa tôi : Hãy ngồi bên hữu ta , Cho_đến khi nào ta để kẻ thù_nghịch ngươi dưới chơn ngươi ?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Chúa phán cùng Chúa tôi: Hãy ngồi bên hữu ta, Cho đến khi nào ta để kẻ thù nghịch ngươi dưới chơn ngươi?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Dijo el Señor a mi Señor: "Siéntate a mi diestra hasta que ponga a tus enemigos debajo de tus pies.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›,Domnul a zis Domnului Meu: ,,Şezi la dreapta Mea, pînă voi pune pe vrăjmaşii Tăi supt picioarele Tale?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Herren sagde til min Herre: Sæt dig ved min højre Hånd, indtil jeg får lagt dine Fjender under dine Fødder.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Herren sa til min herre: Sett dig ved min høire hånd, til jeg får lagt dine fiender under dine føtter!
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›주께서 내 주께 이르시되 내가 네 원수를 네 발 아래 둘 때까지 내 우편에 앉았으라 하셨도다 하였느냐
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Pán riekol môjmu Pánovi: Seď po mojej pravici, dokiaľ nepoložím tvojich nepriateľov za podnož tvojich nôh.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Řekl Pán Pánu mému: Seď na pravici mé, dokavadž nepodložím nepřátel tvých, aby byli za podnože noh tvých?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Rzekł Pan Panu memu: Siądź po prawicy mojej, aż położę nieprzyjacioły twoje podnóżkiem nóg twoich.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Ειπεν ο Κυριος προς τον Κυριον μου, Καθου εκ δεξιων μου εωσου θεσω τους εχθρους σου υποποδιον των ποδων σου;
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›“Рече Господ на моя Господ: Седи отдясно Ми. Докле положа враговете Ти под нозете Ти”?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›Рече Господь Господеві моєму: Сиди по правицї в мене, доки положу ворогів Твоїх підніжком ніг твоїх?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›сказал Господь Господу моему: седи одесную Меня, доколе положу врагов Твоих в подножие ног Твоих?
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›נאם יהוה לאדני שב לימיני עד אשית איביך הדם לרגליך׃
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›قال الرب لربي اجلس عن يميني حتى اضع اعداءك موطئا لقدميك.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›『 主 對 我 主 說 、 你 坐 在 我 的 右 邊 、 等 我 把 你 仇 敵 、 放 在 你 的 腳 下 。
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›『 主對 我 主說 、 你 坐 在 我 的 右邊 、 等 我 把 你 仇敵 、 放在 你 的 腳下 。
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Angin akan menggerakkan bulu-bulu di belakang mereka, yang akan menjalankan kaki-kaki mereka.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.A szél mozgatja majd a tollakat a hátukon, amik a lábaikat mozgatják.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Der Wind bewegt die Flügel auf ihrem Rückenund treibt so ihre Beine an.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.De wind beweegt veren op hun rug, die hun poten aandrijven.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.El viento moverá plumas en su dorso, lo cual impulsará sus patas.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Gió sẽ làm chuyển động các tấm lông trên lưng chúng, giúp chân chúng chuyển động
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Il vento farà muovere delle penne sulla loro schiena, dirigendone i piedi.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.바람은 등에 달린 깃털을 움직이게 해서 그들의 발에 힘을 전달할 것입니다.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Le vent remue leurs plumes dorsales, ce qui actionne leurs pattes.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.O vento fará mover as penas que têm nas costas, que farão mover os pés.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Porusza on pióra na ich plecach i wprawia w ruch odnóża.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Vântul va mișca penele de pe spatele lor, ceea ce le va angrena picioarele.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Vietor bude hýbať perami, ktoré majú na chrbte a tak bude poháňať ich nohy.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Vítr bude pohybovat jejich křídly, která budou pohánět jejich nohy.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Ο άνεμος θα κινεί φτερά στην πλάτη τους, τα οποία θα οδηγούν τα πόδια τους.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Ветер будет двигать перья на спине, а они — перемещать лапы.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.Той ще движи пера върху гърбовете им, а те ще задвижват краката.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.הרוח תניע נוצות על הגב שלהם, שיניעו את רגליהם.
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.الرياح ستحرك الريش على ظهرها، والتي ستحرك أرجلها
Rüzgar, sırtlarındaki tüyleri hareket ettirerek ayaklarını yürütecek.濡れた浜辺を鼻を風の吹く方に向けながら
Sadece ayaklarını görürdünüz.Así, uno sólo veía sus pies.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Et on ne voyait que ses pieds.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Je kon enkel haar voeten zien.
Sadece ayaklarını görürdünüz.제 눈엔 항상 어머니 발만 보였거든요.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Le si vedevano solo i piedi.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Man hat nur ihre Füsse gesehen.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Só se lhe viam os pés.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Tot ce puteai sa vezi erau picioarele.
Sadece ayaklarını görürdünüz.Widać było tylko jej stopy.