ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Dock gjorde du honom nästan till ett gudaväsen; med ära och härlighet krönte du honom.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Du hast ihn zum Herrn gemacht über deiner Hände Werk; alles hast du unter seine Füße getan:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;du satte ham over dine Hænders Værk, alt lagde du under hans Fødder,
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;En U hebt hem een plaats vlak onder Uzelf gegeven. U gaf hem een kroon van glorie en eer.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Eppure l'hai fatto poco meno degli angeli, di gloria e di onore lo hai coronato
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Hiszen kevéssel tetted õt kisebbé az Istennél, és dicsõséggel és tisztességgel megkoronáztad õt!
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;I-ai dat stăpînire peste lucrurile mînilor Tale, toate le-ai pus supt picioarele lui:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Ja kuitenkin sinä teit hänestä lähes jumal`olennon, sinä seppelöitsit hänet kunnialla ja kirkkaudella;
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Kauberi dia kuasa atas alam raya, seluruh ciptaan-Mu Kautundukkan kepadanya
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;주의 손으로 만드신 것을 다스리게 하시고 만물을 그 발 아래 두셨으니
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Le has hecho señorear sobre las obras de tus manos; todo lo has puesto debajo de sus pies
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Nebo učinil jsi ho málo menšího andělů, slávou a ctí korunoval jsi jej.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Og du gjorde ham lite ringere enn Gud, og med ære og herlighet kronte du ham.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Postavil si ga za vladarja delom svojih rok, vse si mu podložil pod noge:
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Učinil si ho málo menším než je Bôh; korunoval si ho slávou a cťou.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Κατεστησας αυτον κυριον επι τα εργα των χειρων σου παντα υπεταξας υποκατω των ποδων αυτου
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;Поставил си го господар над делата на ръцете Си; Всичко си подчинил под нозете му,
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;תמשילהו במעשי ידיך כל שתה תחת רגליו׃
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;تسلطه على اعمال يديك. جعلت كل شيء تحت قدميه.
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;你 派 他 管 理 你 手 所 造 的 、 使 萬 物 、 就 是 一 切 的 牛 羊 、 田 野 的 獸 、 空 中 的 鳥 、 海 裡 的 魚 、 凡 經 行 海 道 的 、 都 服 在 他 的 腳 下
Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin;你 派 他 管理 你手所 造 的 、 使 萬物 、 就是 一切 的 牛羊 、 田野 的 獸 、 空中 的 鳥 、 海裡的魚 、 凡 經行 海道 的 、 都 服 在 他 的 腳下
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon는 그럼에도 불구하고, - 문을 하나에 강력한 쾌적한 제퍼, 함께 조용히 침대를 홀짝 the 호브에 발을.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon, тем не менее, могучий приятный зефир никому в дверях, с ноги на плиту спокойно тостов ко сну.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.Euroclydon, בכל זאת, הוא צפריר נעים אדיר לכל אחד ב-דלתות, עם הרגליים שלו על הכיריים בשקט קלייה לישון.
Euroclydon, yine de, herhangi bir-kapı güçlü bir hoş zephyr, sessizce yatak için kızartma ocak ayaklarını.静かに床で乾杯コンロで彼の足。 そのの - "Euroclydonと呼ばれるその激しい風の判断では、"古い作家は言う
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.A keď už bol vošiel Peter, a keď sa s ním stretol Kornelius, Kornelius padol k jeho nohám a klaňal sa.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Cînd era să intre Petru, Corneliu, care -i ieşise înainte, s'a aruncat la picioarele lui, şi i s'a închinat.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Cuando Pedro iba a entrar, Cornelio salió para recibirle, se postró a sus pies y le adoró
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Da nu Peter trådte inn, gikk Kornelius ham i møte og falt ned for hans føtter og tilbad ham.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.In zgodi se, ko gre Peter noter, da mu pride Kornelij naproti in mu pade k nogam ter ga moli.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.I stalo se, když vcházel Petr, vyšel proti němu Kornelius, a padna k nohám jeho, klaněl se mu.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.I stało się, gdy wchodził Piotr, zabieżawszy mu Kornelijusz, przypadł do nóg jego i pokłonił się.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Ketika Petrus sampai, Kornelius pergi menyambut dia dan sujud di hadapannya
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.마침 베드로가 들어올 때에 고넬료가 맞아 발앞에 엎드리어 절하니
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.lõn, hogy a mint Péter beméne, Kornélius elébe menvén, lábaihoz borulva imádá [õt.]
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Lorsque Pierre entra, Corneille, qui était allé au-devant de lui, tomba à ses pieds et se prosterna.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Men da det nu skete, at Peter kom ind, gik Kornelius ham i Møde og faldt ned for hans Fødder og tilbad ham.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Mentre Pietro stava per entrare, Cornelio andandogli incontro si gettò ai suoi piedi per adorarlo
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Phi - e-rơ vừa vào , thì Cọt-nây ra rước , phục xuống dưới chơn người mà lạy .
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Phi -e-rơ vừa vào, thì Cọt-nây ra rước, phục xuống dưới chơn người mà lạy.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Quando Pedro ia entrar, veio-lhe Cornélio ao encontro e, prostrando-se a seus pés, o adorou.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Toen Petrus binnenkwam, liep Cornelius naar hem toe en viel op zijn knieën.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Und als Petrus hineinkam, ging ihm Kornelius entgegen und fiel zu seinen Füßen und betete ihn an.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Ως δε εισηλθεν ο Πετρος, ελθων ο Κορνηλιος εις συναντησιν αυτου, επεσεν εις τους ποδας αυτου και προσεκυνησεν.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.А Петър го дигна, казвайки: Стани; и аз съм човек.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Когда Петр входил, Корнилий встретил его и поклонился, пав к ногам его.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Як же стало ся, що ввійшов Петр, зустрівши його Корнелий, упав у ноги та й уклонив ся.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.ויהי כבוא פטרוס ויצא קרניליוס לקראתו ויפל לרגליו וישתחו׃
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.ولما دخل بطرس استقبله كرنيليوس وسجد واقعا على قدميه.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.彼 得 一 進 去 、 哥 尼 流 就 迎 接 他 、 俯 伏 在 他 腳 前 拜 他
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.彼得 一 進 去 、 哥尼流 就 迎接 他 、 俯伏 在 他 腳前 拜 他
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A gdy było o północy, uląkł się on mąż, a obróciwszy się, ujrzał, a oto, niewiasta leży u nóg jego.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A když bylo o půl noci, ulekl se muž ten a zchopil se, a aj, žena leží u noh jeho.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A stalo sa o polnoci, že sa preľakol muž a prihnul sa, aby videl, a hľa, nejaká žena ležala pri jeho nohách.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Au milieu de la nuit, cet homme eut une frayeur; il se pencha, et voici, une femme était couchée à ses pieds.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Da es nun Mitternacht ward, erschrak der Mann und beugte sich vor; und siehe, ein Weib lag zu seinen Füßen.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.In zgodi se opolnoči, da se mož prestraši in se obrne, kajti glej, žena mu leži pri nogah!
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.밤중에 그 사람이 놀라 몸을 돌이켜 본즉 한 여인이 자기 발치에 누웠는지라
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.La miezul nopţii, omul s'a speriat; s'a plecat, şi iată că o femeie era culcată la picioarele lui.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Midt på natten blev mannen opskremt; han bøide sig frem og fikk se at der lå en kvinne ved hans føtter.