ayaklarını ile cümle
ayaklarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.甲羅のまま放っておくと怒り出し、足が速くなる。
25 katılımcıdan sadece beşi ilk ayakta ayaklarının üzerinde kalmayı başardı.第一轮25名参赛选手中只有5名选手站稳脚跟。
Ata binmez ve yorulmazdı, çünkü ayaklarının koşabildiği her işte üstün gelirdi.托卡斯十分喜愛摔角和比力氣,他從不須要駿馬,因為他比所有用腿奔跑的動物跑得更快,而且從不疲乏。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.曾見過牠們以一肢來掛在樹上。
Köprü ayaklarının genişliği ise yaklaşık 6 m'dir.古时该桥宽约6米。
Tarantallegra: Kişiyi ayaklarını kontrol edemeyecek hâle getirerek oynamasına sebep olan büyüdür.그러나 의리(義理)는 천하의 공물(公物; 모두가 소유하는 것)인데, 그대는 지금 윤휴에게 감히 말도 못하게 함은 무엇 때문인고.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.억지로 서게 하면 다리가 비틀거린다.
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.뒷발의 둘째와 셋째 발가락이 서로 붙어 있다.
Kısa ayaklarının tırnakları sivri olduğundan düz, yassı zeminlere rahatça tutunurlar.손톱이 예쁘게 자라지 않기 때문에, 손톱을 바짝 깊게 깎는다.
Bunun sebebi ise ayaklarının olmamasıdır.정치보복이 발생해서는 안 된다는 것이 그의 이유였다.
Masa ayaklarının hayvan ayağı gibi oyulması âdetti.의자의 다리 끝부분은 동물의 발로 장식되어 있다.
Isınmak istiyenler bu örtüyü dizleri üzerine çekerler, ayaklarını mangalın etrafına koyarlardı.용군은 그 꼬리를 베어버리고, 껍찔을 벗겨내어 산 위에 펼쳐놓았다.
Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir.아이돌의 포스를 느낄 수 있으며 그것을 냄새로 비유한다.
Yeri göğü yaratan RABden gelecek yardım. O ayaklarının kaymasına izin vermez, Seni koruyan uyuklamaz.עֶזְרִי מֵעִם יְהֹוָה עֹשֵׂה שָמַיִם וָאָרֶץ. אַל-יִתֵּן לַמּוֹט רַגְלֶךָ אַל-יָנוּם שֹמְרֶךָ.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Лорънс разбира, че не трябва да прережат веригите, а краката си.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Краката му са устроени така, че да се захваща за клоните на дърветата.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.При приземяването наранява крака си.
Bu emir ayrıca sessizce, parmağını şıklatma ve birinin ayaklarını göstermesiyle de verilebilir.То е способно също да различава гласа ѝ, вкуса на кожата ѝ, докосванията на пръстите ѝ.
Ön ayaklarının üçüncü ve dördüncü parmakları diğerlerinden daha büyüktür ve kürek şeklini almıştır.Третият и четвъртият пръст на предните, и на задните им крайници са силно развити и удължени.
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.Kod sindaktilije (syndaktylia) su drugi i treći prst djelomično srasli.
Yaygın olarak insanların el ve ayaklarını tutmaz hale getirirler.Obično se ne pokrivaju lice, ruke i noge na ikoni.
Şehrin bayrağı ayaklarının altına serilmiştir.Za vrijeme praznika na stupu se vijori gradska zastava.
Bu botlar ayaklarını çok sıcak tutar.Neoprénove ponožky zasa držia v teple chodidlá.
Başlangıçta ön ayaklarının, başının ağırlığını taşıyabilmek için yanlara doğru açılı durduğuna inanılırdı.Na začetku so mislili, da so sprednje noge podpirale vrat, da bi lažje prenašale težo glave.
Bu botlar ayaklarını çok sıcak tutar.Zaznavno toploto oddajajo le njihova stopala.
Eğilip sesin geldiği yöne doğru baktığında kendisine doğru yaklaşan küçük bir kızın ayaklarını görür.Vos pažvelgęs į žvaigždę, jis pastebi jog jo link atbėga maža mergaitė.
Tırmanıcı ve döner parmaklı ayaklarının iki parmağı önde, ikisi geridedir.Kojos pilkos, du pirštai atsukti į priekį, kiti du – atgal.
Diğer ortak özellikleri, arka ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları birleşik olmasıdır.Užpakalinių kojų letenų antrasis ir trečiasis pirštai suaugę.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.Sealjuures võtab ta pikalt hoogu, pladistades jalgadega mööda vett.
Acele edip ayaklarını sıcak suya sok.Dépêche-toi et plonge tes pieds dans de l'eau chaude.
Acele edip ayaklarını sıcak suya sok.Jobb, ha meleg vízben áztatod.
Acele edip ayaklarını sıcak suya sok.Τα πόδια σου άρχισαν να κρυώνουν ζέστανε τα με ζεστό νερό.
Acele edip ayaklarını sıcak suya sok.ضعيهما في الماء الدافئ
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn , nhưng chúng đuổi theo , bắt được người , chặt ngón_cái của tay và chơn .
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn, nhưng chúng đuổi theo, bắt được người, chặt ngón cái của tay và chơn.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezec huyó, pero lo persiguieron, lo capturaron y le cortaron los pulgares de sus manos y de sus pies
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adoni-Bezek fuggì, ma essi lo inseguirono, lo catturarono e gli amputarono i pollici delle mani e dei piedi
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezek pa zbeži, in zasledujoč ga primejo in mu odsekajo palce na rokah in nogah.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A keď utekal Adoni-bezek, honili ho a dochytiac ho poutínali mu palce na jeho rukách i na jeho nohách.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.És megfutamodott Adonibézek, de ûzõbe vevék, és elfogván õt, elvágták kezeinek és lábainak hüvelykújjait.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Ia lari, tetapi mereka mengejar dan menangkap dia lalu memotong ibu jari tangan dan kakinya
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.I uciekał Adonibezek, którego oni gonili; a pojmawszy go, poucinali palce wielkie u rąk jego, i u nóg jego.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Když pak utíkal Adonibezek, honili ho, a chytivše jej, zutínali mu palce u rukou i noh.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.아도니 베섹이 도망하는지라 그를 쫓아가서 잡아 그 수족의 엄지가락을 끊으매
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.men Adoni-Besek flyktet, og de forfulgte ham og grep ham og avhugg hans tommelfingrer og tommeltær.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Och Adoni-Besek flydde, men de förföljde honom och grepo honom och höggo av honom hans tummar och stortår.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.А Адонивезек побягна; но те го погнаха и хванаха го, и отсякоха палците на ръцете му и на нозете му.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.וינס אדני בזק וירדפו אחריו ויאחזו אתו ויקצצו את בהנות ידיו ורגליו׃
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.فهرب ادوني بازق. فتبعوه وامسكوه وقطعوا أباهم يديه ورجليه.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞 多 尼 比 色 逃 跑 . 他 們 追 趕 、 拿 住 他 、 砍 斷 他 手 腳 的 大 姆 指
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞多 尼 比色 逃跑 . 他 們追趕 、 拿住 他 、 砍斷 他 手腳 的 大 姆指
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.A loro riesce naturale pensare a come poter caricare il peso sui piedi.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Azon gondolkoznak hogyan tudnák a súlyukat a lábukra tenni, mert az a természetes.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Ellas piensan en cómo conseguir apoyarse en sus pies.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Elles réfléchissent à comment mettre le poids sur leurs pieds parce que c'est naturel en somme.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Họ chỉ nghĩ làm cách nào để giữ được trọng lượng trên đôi chân mình vì điều đó là những ý nghĩ tự nhiên thôi.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.여성들은 어떻게 해야 무게를 두발로 지탱할 수 있을지를 생각합니다.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Mereka mencoba untuk meletakkan berat badan mereka pada kaki karena hal ini alami.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Razmišljajo, kako bodo držale ravnotežje z nogami, kar je naravno.
Ağırlığı ayaklarının üzerine nasıl paylaştıracaklarını düşünürler, zira doğal olan budur.Se gandesc cum sa-si distribuie greutatea in picioare pentru ca asa e normal.