ayakları ile cümle

ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Då kom hon fram och föll ned för hans fötter och bugade sig mot jorden. Därefter tog hon sin son och gick ut.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Elle alla se jeter à ses pieds, et se prosterna contre terre. Et elle prit son fils, et sortit.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Então ela entrou, e prostrou-se a seus pés, inclinando-se � terra; e tomando seu filho, saiu.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ibu itu sujud di depan Elisa lalu membawa anaknya ke luar
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ja vaimo tuli ja lankesi hänen jalkainsa juureen, kumartui maahan ja otti poikansa ja meni ulos.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ki mikor bement, lábához esék, és leborula a földre, és az õ fiát fogván, kiméne.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.여인이 들어가서 엘리사의 발앞에서 땅에 엎드려 절하고 아들을 안고 나가니라
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Kteráž jakž vešla, padla k nohám jeho a poklonila se k zemi. I vzala syna svého a vyšla.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Która wszedłszy, upadła u nóg jego, i kłaniała się aż do ziemi, a wziąwszy syna swego, wyszła.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần , sấp mình xuống dưới chơn người và lạy ; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra .
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần, sấp mình xuống dưới chơn người và lạy; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun kom og falt ned for hans føtter og bøide sig til jorden; så tok hun sin sønn og gikk ut.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun trådte hen og faldt ned for hans Fødder og kastede sig til Jorden, tog så sin Dreng og gik ud.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Quella entrò, cadde ai piedi di lui, gli si prostrò davanti, prese il figlio e uscì
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Tedaj pristopi ona in mu pade pred noge in se prikloni do tal, nato vzame sina in odide.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Zij viel aan zijn voeten neer, pakte daarna haar zoon op en ging de kamer uit.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И подошла, и упала ему в ноги, и поклонилась до земли; и взяла сына своего и пошла.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И тя влезе, падна на нозете му та се поклони до земята, и дигна сина си те излезе.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.ותבא ותפל על רגליו ותשתחו ארצה ותשא את בנה ותצא׃
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.فاتت وسقطت على رجليه وسجدت الى الارض ثم حملت ابنها وخرجت
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦 人 就 進 來 、 在 以 利 沙 腳 前 俯 伏 於 地 、 抱 起 他 兒 子 出 去 了
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦人 就 進來 、 在 以利沙 腳前 俯伏 於地 、 抱起 他 兒子 出去 了
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Amikor a lábam a nedves homokba süpped.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Enfoncer mes pieds dans du sable mouillé.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.여자(현지어): 젖은 모래를 디디는 느낌이요.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Meine Füße in den nassen Sand stecken.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Mijn voeten in nat zand zetten.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Mít nohy v mokrém písku.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.امرأة تتحدث لغتها الأصلية: وضع قدمي في رمل رطب.
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.濡れてなきゃだめ
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A przywiódłszy on mąż one ludzie w dom Józefów, dał im wody, i umyli nogi swe; dał też obrok osłom ich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A tak voviedol človek mužov do domu Jozefovho. A dal im vody, a umyli si nohy. A dal ich oslom obrok.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.De broers werden het paleis binnengeleid en kregen water om hun voeten te wassen en de ezels werden gevoederd.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.In mož jih pripelje v hišo Jožefovo in jim da vode, da si umijejo noge, in da tudi klaje njih oslom.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Ja hän vei miehet Joosefin taloon ja antoi heille vettä jalkain pesemiseksi ja heidän aaseilleen rehua.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.그들을 요셉의 집으로 인도하고 물을 주어 발을 씻게 하며 그 나귀에게 먹이를 주더라
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Och han förde männen in i Josefs hus och gav dem vatten till att två sina fötter och gav foder åt deras åsnor.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Og de fremtog deres Gave, før Josef kom hjem ved Middagstid, thi de hørte, at de skulde spise der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh em vào nhà Giô-sép, đem nước ra cho rửa chơn, và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh_em vào nhà Giô-sép , đem nước ra cho rửa chơn , và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa .
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Så la de gaven til rette til Josef skulde komme hjem om middagen; for de hadde hørt at de skulde ete der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.und führte sie in Josephs Haus, gab ihnen Wasser, daß sie ihre Füße wuschen, und gab ihren Eseln Futter.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Uved tedy muž ten lidi ty do domu Jozefova, dal jim vody, aby umyli nohy své, dal také obrok oslům jejich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И ввел тот человек людей сих в дом Иосифов и дал воды, и они омыли ноги свои; и дал корму ослам их.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И домакинът въведе човеците в Иосифовия дом и им даде вода та си умиха нозете; даде и храна за ослите им.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.ויבא האיש את האנשים ביתה יוסף ויתן מים וירחצו רגליהם ויתן מספוא לחמריהם׃
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.وادخل الرجل الرجال الى بيت يوسف واعطاهم ماء ليغسلوا ارجلهم واعطى عليقا لحميرهم.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家 宰 就 領 他 們 進 約 瑟 的 屋 裡 、 給 他 們 水 洗 腳 、 又 給 他 們 草 料 餧 驢
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家宰 就 領 他 們進 約瑟 的 屋裡 、 給 他 們水洗 腳 、 又 給 他 們草料 餧驢
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Ha tudod mozgatni a csípődet, ha tudsz táncolni, mozgasd a lábaidat, mozgasd a lábfejeidet, mozgasd a labdát.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Jestli dokážeš rozpohybovat boky, jestli umíš tančit, rozhýbej nohy, rozhýbej chodidla, rozhýbej míč.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Kalau bisa goyangkan pinggulmu, Goceklah (Menarilah) gerakan kakimu, gerakan kakimu, mainkan bolanya
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.엉덩이로 리듬 좀 타봤다면 좀 흔들어봤다면 다리를 흔들고
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Se sai come muovere i tuoi fianchi, se sai ballare, muovi le tue gambe, muovi i tuoi piedi, muovi la palla.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Si tu sais bouger tes hanches, si tu sais danser, bouge tes jambes bouge tes pieds bouge la balle.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Ты неплохо двигаешься? Хорошо танцуешь? Тогда двигай ногами, двигайся к цели, гони мяч вперед.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.אם אתה יכול להזיז את המותניים, אם אתה יכול לרקוד, הזז את הרגליים, הזז את כפות הרגליים,
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.إذا كنت تستطيع تحريك وركيك، إذا كنت تستطيع أن ترقص، حرك ساقيك،
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.ダンスできるなら、 足も動かせ。 ボールを動かせ。
Kaz ayağı mı? Ayaklarımın kurbağa ayağına benzediğini duymuştum ama... ...kaz ayağı asla!من يتحدث بالتفاهات؟ من حاول رؤيت رجلي, هل تحدث بالتفاهات؟
İlgili Sayfalar