ayakları ile cümle
ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Láska? Je krásná, pokud ji máš.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Se tornassi in Iraq e parlassi alla gente, dovrei inchinarmi e baciare i loro piedi.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Video: ¿Amor? El amor es agradable si puedes tenerlo.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Αν επέστρεφα στο Ιράκ και μιλούσα στους ανθρώπους, θα έπρεπε να γονατίσω και να φιλήσω τα πόδια τους.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.מאשר שלא הייתי נכה אני עדיין גולש. אני מפליג בעולם. אני צולל.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.وأتحدث إلى الناس، لدي رغبة في الإنحناء وتقبيل أقدامهم.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.跪いて彼らの足に口づけしなければなりません 私たちが子供を連れて行こうとしたとき
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.예수께서 저희를 만나 가라사대 평안하뇨 하시거늘 여자들이 나아가 그 발을 붙잡고 경배하니
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.Og se, Jesus møtte dem og sa: Fred være med eder! Men de gikk frem og omfavnet hans føtter og tilbad ham.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.И ето Исус ги срещна и рече: Здравейте! А те се приближиха и се хванаха за нозете Му и Му се поклониха.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.הנה הלכות להגיד לתלמידיו והנה ישוע נקרה אליהן ויאמר שלום לכן ותגשנה ותאחזנה ברגליו ותשתחוין לו׃
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.وفيما هما منطلقتان لتخبرا تلاميذه اذا يسوع لاقاهما وقال سلام لكما. فتقدمتا وامسكتا بقدميه وسجدتا له.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.忽 然 耶 穌 遇 見 他 們 、 說 、 願 你 們 平 安 。 他 們 就 上 前 抱 住 他 的 腳 拜 他
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.忽然 耶穌 遇見 他 們 、 說 、 願 你 們 平安 。 他 們就 上前 抱住 他 的 腳拜 他
İsa'nın vücudundaki yaraları kendi vücuduna almış, tırnaklarındaki, elindeki, ayaklarındaki yaralara bakın.Ano--jeho přímé spojení s Kristem
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.A keď prišiel k Šimonovi Petrovi, ten mu povedal: Pane, ty umývaš moje nohy?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.A venit deci la Simon Petru. Şi Petru I -a zis: ,,Doamne, Tu să-mi speli mie picioarele?``
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Chegou, pois, a Simão Pedro, que lhe disse: Senhor, lavas-me os pés a mim?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Da kam er zu Simon Petrus; und der sprach zu ihm: HERR, sollst du mir meine Füße waschen?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Entonces llegó a Simón Pedro, y éste le dijo: --Señor, ¿tú me lavas los pies a mí
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Han kommer da til Simon Peter; og denne siger til ham: "Herre! tor du mine Fødder?"
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Han kommer da til Simon Peter, og han sier til ham: Herre! vasker du mine føtter?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi."Here", protesteerde Simon Petrus, "U gaat mijn voeten toch niet wassen?"
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Il vint donc à Simon Pierre; et Pierre lui dit: Toi, Seigneur, tu me laves les pieds!
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.시몬 베드로에게 이르시니 가로되 주여 주께서 내 발을 씻기시나이까
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Méne azért Simon Péterhez; és az monda néki: Uram, te mosod-é meg az én lábaimat?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Niin hän tuli Simon Pietarin kohdalle, ja tämä sanoi hänelle: "Herra, sinäkö peset minun jalkani?"
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Pride torej k Simonu Petru. On mu reče: Gospod, ti mi boš umival noge?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Så kom han till Simon Petrus. Denne sade då till honom: »Herre, skulle du två mina fötter?»
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Sampailah Ia kepada Simon Petrus, yang berkata, "Tuhan, masakan Tuhan yang membasuh kaki saya?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Tedy přišel k Šimonovi Petrovi. A on řekl jemu: Pane, ty mi chceš nohy mýti?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Tedy przyszedł do Szymona Piotra; a on mu rzekł: Panie! i tyż mnie masz nogi umywać?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Vậy , Ngài đến_cùng Si-môn Phi - e-rơ , thì người thưa rằng : Chúa ôi , chính Chúa lại rửa chơn cho tôi sao !
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Vậy, Ngài đến cùng Si-môn Phi -e-rơ, thì người thưa rằng: Chúa ôi, chính Chúa lại rửa chơn cho tôi sao!
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Venne dunque da Simon Pietro e questi gli disse: «Signore, tu lavi i piedi a me?»
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Ερχεται λοιπον προς τον Σιμωνα Πετρον, και λεγει προς αυτον εκεινος Κυριε, συ μου νιπτεις τους ποδας;
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Подходит к Симону Петру, и тот говорит Ему: Господи! Тебе ли умывать мои ноги?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.Приводить же до Симона Петра, й каже Йому той: Господи, Ти обмиваєш ноги мої?
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.ויקרב אל שמעון פטרוס והוא אמר אליו אדני האתה תרחץ את רגלי׃
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.فجاء الى سمعان بطرس فقال له ذاك يا سيد انت تغسل رجليّ.
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.挨 到 西 門 彼 得 、 彼 得 對 他 說 、 主 阿 、 你 洗 我 的 腳 麼
İsa, Simun Petrusa geldi. Simun, ‹‹Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?›› dedi.挨到 西門 彼得 、 彼得對 他 說 、 主阿 、 你 洗 我 的 腳麼
İstediğim her şey... ...şimdi ayaklarımın altında serili.Победа достигнута.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Beoszthatom az időmet, nem lőnek rám.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Decido gli orari, nessuno mi spara alle gambe.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Îmi fac programul meu, nu mă împuşcă nimeni în picior.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Jag jobbar när jag vill, ingen skjuter mig...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Man kann sich die Zeit einteilen, keiner schießt auf mich.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Mengurus waktu kerja sendiri, tak ada yang menembak kakiku.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Muốn làm lúc nào thì làm... không ai doạ bắn vào chân...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Nikt mi nie strzela w nogę.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Trabalho as horas que quero... ...não me dão tiros nas pernas...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Voin paiskia töitä milloin haluan, kukaan ei ammu minua...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Θα φτιάχνω δικό μου ωράριο.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Сам си определям работното време, не ме стрелят в крака...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.Сам си определям работното време, не ме стрелят в крака...
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor.أحدد ساعات العمل بنفسى لا أحد يطلق النار على قدمى
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.A ona prišla, padla k jeho nohám a poklonila sa k zemi. A tak vzala svojho syna a vyšla.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Cuando ella entró, se echó a los pies de él, y se postró en tierra. Después tomó a su hijo y salió
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Da kam sie und fiel zu seinen Füßen und beugte sich nieder zur Erde und nahm ihren Sohn und ging hinaus.
İlgili Sayfalar