ayakları ile cümle
ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaInnàlzati sopra il cielo, o Dio, su tutta la terra la tua gloria
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela저희가 내 걸음을 장애하려고 그물을 예비하였으니 내 영혼이 억울하도다 저희가 내 앞에 웅덩이를 팠으나 스스로 그 중에 빠졌도다(셀라)
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaKorota itsesi yli taivasten, Jumala, ja kunniasi yli kaiken maan.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaLaat Uw grootheid zien tot boven de hemelen, o God; toon de hele aarde Uw geweldige majesteit.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaMagasztaltassál fel az egek felett, oh Isten! Mind az egész földön legyen a te dicsõséged!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaUpphöjd vare du, Gud, över himmelen; över hela jorden sträcke sig din ära.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVis dig høi over himmelen, Gud, din ære over all jorden!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVyvyšiž se nad nebesa, ó Bože, a nade všecku zemi sláva tvá.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVyvýš sa nad nebesia, Bože, nad celú zem tvoja sláva!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaWywyżże się nad niebiosa, o Boże! a nade wszystką ziemią chwała twoja.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaרשת הכינו לפעמי כפף נפשי כרו לפני שיחה נפלו בתוכה סלה׃
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaهيأوا شبكة لخطواتي. انحنت نفسي. حفروا قدامي حفرة. سقطوا في وسطها. سلاه
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela他 們 為 我 的 腳 設 下 網 羅 、 壓 制 我 的 心 . 他 們 在 我 面 前 挖 了 坑 、 自 己 反 掉 在 其 中 。 〔 細 拉
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela他 們為 我 的 腳設 下 網羅 、 壓制 我 的 心 . 他 們在 我 面前 挖 了 坑 、 自己 反掉 在 其中 。 〔 細拉
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.At putte mine fødder i vådt sand.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı. [kendi dilinde] Islak olmalı.Nó có được ẩm ướt. người phụ nữ: cỏ, bụi bẩn... sông bẩn mùi.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Rakastan laittaa jalat märkään hiekkaan.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Sätta ned fötterna i blöt sand.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Zanurzać stopy w mokrym piasku.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Να βάζω τα πόδια μου στην υγρή άμμο.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Закопать ноги в мокрый песок.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Csak lehajolok és aranyat találok.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Het goud groeit onder mijn voeten.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Ich finde Gold.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Îmi creşte aur sub tălpi.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Zlato mi roste pod nohama.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Όπου περπατάω ανθίζει χρυσάφι.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.И вообще, дело не в ножах.
Ayaklarımın altında servet yetişiyor.Под краката ми има злато.
# Ayaklarımın arkasına... # OhhhΠέφτω στα γόνατα.
# Ayaklarımın arkasına... # Ohhh#もう続けられないって 何度も思ったけど
Ayaklarımın kurbağa ayağına benzediğini duymuştum ama... ...kaz ayağı asla!Για δες τα πόδια μου, νομίζεις ότι λέω ανοησίες; Δεν λέω ανοησίες.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Der passte um meine Stiefel, die Fäustlinge, um mein Gesicht, und dort würde er ziemlich eng abschließen.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Ebbe be tudtam mászni csizmástól, kesztyűstől, befedte a fejemet és szorosan záródott az arcom körül.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Je l'enfilais par dessus mes bottes et mes gants, je la serrais autour de mon visage, très serré.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.- 구두도 신고 장갑도 낀채로 입을 수 있고 옷을 얼굴까지 오게 추겨입으면 - 물이 새 들어가지 않게 고무 시일로 얼굴 주위를 확실하게 방수시켜 주지요.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Mogłem do niego wejść w moich butach i rękawicach, Mogłem go zawiązać i uszczelnić dookoła twarzy.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Nó sẽ phủ hết cả đôi giày, găng tay, kéo nó qua đầu, và dán chặt lại quanh khuôn mặt .
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Vine peste încălţăminte, peste mănuşi, până in zona feţei unde se strânge etanş.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Він одягався поверх черевиків, рукавиць, огортав обличчя, закриваючи його досить щільно.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Он закрывал ботинки и рукавицы, и я мог натянуть его на лицо и довольно плотно застегнуть.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.Слага се върху ботушите, ръкавиците около лицето - затяга се плътно около лицето.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.שאני יכול הייתי להיכנס אליה. היא עלתה מעל מגפי, מעל הכפפות, היא כיסתה פני ואטמה די טוב סביב הפנים.
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.بحيث يمكنني القفز إليها. بحيث يمكن أن يغطي حذائي وقفاز يدي، بحيث يمكن أن تلف حول وجهي وتحكم الإغلاق حول وجهي .
Ayaklarımın ve giysimin üzerinden geçip kafamı sımsıkı sarmalıyordu.顔の周りも覆ってしっかりと隠してくれます だから僕は
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Békóba veti lábaimat, és õrzi minden ösvényemet.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›er hat meinen Fuß in den Stock gelegt und hat acht auf alle meine Wege."
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›han lægger mine Fødder i Blokken, vogter på alle mine Veje."
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›hän panee minun jalkani jalkapuuhun, vartioitsee kaikkia minun polkujani.`
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Han sätter mina fötter i stocken, vaktar på alla mina vägar.»
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›han setter mine føtter i stokken og vokter på alle mine veier.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Hij legt ketens om mijn enkels en kijkt scherp naar elke beweging die ik maak.'
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Ia mengenakan rantai pada kakiku; dan mengawasi segala gerak-gerikku.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Il met mes pieds dans les ceps, Il surveille tous mes mouvements.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›îmi pune picioarele în butuci, îmi pîndeşte toate mişcările.`
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.A dáváš do klady nohy mé, a šetříš všech stezek mých, na paty noh mých našlapuješ;
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Ðặt chơn tôi trong xiềng tỏa , Xét các đường_lối tôi , Và ghi ranh hạng chung_quanh bước chơn tôi ,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Ðặt chơn tôi trong xiềng tỏa, Xét các đường lối tôi, Và ghi ranh hạng chung quanh bước chơn tôi,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Dávaš moje nohy do klady a strežieš všetky moje stezky; ideš mi všade v zápätí.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.du sätter mina fötter i stocken, du vaktar på alla vägar, för mina fotsulor märker du ut stegen.
İlgili Sayfalar