ayakları ile cümle
ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ayaklarını kullan.Use your feet.
Ayaklarımın ıslanmasını istemiyorum.I don't want to get my feet wet.
İflasından sonra yeniden ayakları üzerinde duramadı.After his bankruptcy, he wasn't able to get back on his feet.
Ayaklarını sıcak tutmak için kalın çoraplar giymelisin.You need to wear thick socks to keep your feet warm.
Ayaklarımı ovaladım.I rubbed my feet.
Onun büyük ayakları var.He has big feet.
Onun küçücük ayakları var.She has tiny feet.
Tom'un ayakları soğuktu.Tom's feet were cold.
Tom'un ayaklarını uyuşmuş hissediyordu.Tom's feet felt numb.
Tom'un ayakları ıslandı.Tom's feet got wet.
Ayaklarını sil.Wipe your feet.
O, kendi ayaklarına baktı.She stared at her feet.
O ayaklarına baktı.He stared at his feet.
O, ayaklarına baktı.He stared at her feet.
Tom elleri ve ayakları felçli biri.Tom is a quadriplegic.
Tom büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.Tom has grown up and can stand on his own feet now.
Tom'un düz ayakları vardı.Tom has flat feet.
Senin ayaklarını ıslatmaktan korkma.Don't be afraid to get your feet wet.
O çorapları bana ver, ayaklarım üşüyor.Give me those socks, my feet are getting cold.
Benim küçük Pinokyom, benim sevgili küçük Pinokyom! Ayaklarını nasıl yaktın?My little Pinocchio, my dear little Pinocchio! How did you burn your feet?
Kediler baş aşağı bırakılsalar bile her zaman ayaklarının üzerine düşerler.A cat always lands on its feet, even if upside down when dropped.
Zemin ayaklarımın altında!The floor is under my feet!
Tom'un büyük ayakları var.Tom has big feet.
Tom sinirli şekilde ayaklarını sürüdü.Tom nervously shuffled his feet.
Tom Mary'nin ayaklarına yardım etmek için elini aşağıya doğru uzattı.Tom reached down to assist Mary to her feet.
Tom Mary'nin ayaklarını yerden kesti.Tom swept Mary off her feet.
Sen ayaklarını temizledin.You've cleaned your feet.
Tom ayaklarına baktı.Tom stared at his feet.
İnşallah, Tom yakında geri kendi ayakları üzerinde olacak.Hopefully, Tom will be back on his feet soon.
Birkaç gündür yağmur yağmamasına rağmen ayaklarımızı bastığımız yerler hâlâ çok ıslaktı.Even though it hadn't rained for several days, the ground was still quite wet underfoot.
Tom ayaklarını sırasının üstüne koydu.Tom put his feet up on his desk.
Tom Mary'nin yeniden ayaklarının üzerinde durmasına yardım etti.Tom helped Mary get back on her feet.
Tom ayakları suda iskelede oturdu.Tom sat on the pier with his feet in the water.
Tom ayaklarını suya sarkıtarak iskelede oturdu.Tom sat on the pier, dangling his feet in the water.
Ethel ağlıyordu; Genç adam kendini onun ayaklarına attı.Ethel was crying; the young man threw himself at her feet.
Ayaklarına giydiğin şey güvenlik kurallarına uymuyor.What you're wearing on your feet don't meet safety guidelines.
Çok yürüdüğüm için ayaklarım ağrıyor.My feet hurt because I walked too much.
İçeri girmeden önce ayaklarınızı silin.Wipe your feet before coming in.
Jérôme ayaklarını tabağın içine koydu.Jérôme put his feet in the dish.
Tom'un büyük ayakları var mı?Does Tom have big feet?
Tom çorap giymiyordu, bu yüzden ayakları üşüyordu.Tom wasn't wearing socks, so his feet were cold.
Tom yeniden ayaklarının üzerinde duracak.Tom will be back on his feet soon.
Tom ayaklarını paspasa sildi.Tom wiped his feet on the mat.
Tom'un ayakları gerçekten büyük.Tom's feet are really big.
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.The ice under your feet will break.
Ayaklarını bir battaniye ile ört.Cover your feet with a blanket.
Ayaklarım seninkilerden daha küçük.My feet are smaller than yours.
Onun ayakları kirli.His feet are dirty.
Tom'un ayakları çıplaktı.Tom's feet were bare.
Soğuk ayaklarım var.I've got cold feet.
Ayaklarımı ovmamdan rahatsız olur musun?Would you mind rubbing my feet?
Ayaklarımı ovalar mısın?Would you mind rubbing my feet?
Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.Wearing shoes that are too small is bad for your feet.
Ayakların çok pis.Your feet are filthy.
Ayaklarım şişti.My feet are swollen.
Ayaklarım biraz şişti.My feet are a little swollen.
Size söyledim, bacaklarınıza ve ayaklarınıza dikkat etmek zorundaydınız.I told you you had to pay attention to your legs and feet.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
Ayaklarımızı yürümek için kullanırız.We use our feet to walk.
Ayaklarım uyuşuk.My feet are numb.
İlgili Sayfalar