ayakları ile cümle

ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Elleri ve ayakları büyüktür.Het onderbeen en de voet zijn verlengd.
Ön ayakları küçük olsa da bir yetişkin bir Smildon taşıyabilecek kadar güçlüydü.Ondanks hun kleine formaat zijn ze sterk genoeg om een volwassen persoon te dragen.
Ayakları tamamen tüylüdür ve kuyruğu kama şeklindedir.De poten zijn bevederd en de staart heeft een vierkante vorm.
Çoğunlukla dört ayakları üstünde hareket ederler.Hij liep meestal op vier poten.
Lindwormların ya ayakları ya da kanatları bulunmaz.Ze hebben geen poten en vleugels.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Daarbij onderzoeken ze de beenderen voorzichtig met hun slurf en voeten.
Ön ve arka ayakları neredeyse aynı uzunluktadır.De voor- en achterpoten waren bijna even lang.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.Bij gevaar stampen ze hun voeten.
Ayakların altında beş tane tüberkül bulunmaktadır.Op de onderkant van deze voeten zitten vijf knobbels.
Şehrin bayrağı ayaklarının altına serilmiştir.Op de vlag is het gemeentelogo afgebeeld.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Zijn kleren waren vodden en zijn voeten staken uit zijn schoenen.
Sonrasında bir sanatçı olarak kendi ayaklarının üstünde durabilmek için New York’ a taşındı.Daarna verhuisde hij naar New York in de hoop er aan de slag te kunnen als acteur.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Het bandje trad op blote voeten op.
Ön ve arka ayaklarında daima beş parmakları vardır.De voor- en achterpoten zijn altijd voorzien van vijf vingers respectievelijk tenen.
Ayaklarının şekli, dünyada ama dünyadan olmadan yaşamanın önemini ifade eder.Dit symboliseert het feit dat Karmelieten wel in de wereld, maar niet van de wereld zijn.
Pornografik film oyuncuları içinde en uzun ayakların kendi ayakları olduğunu iddia etti (36"/91 cm beden),.Banks claimt dat ze de langste benen heeft in de industrie (36"/91cm binnenmaat).
General Grievous'un en dikkat çekici özelliği ayaklarıdır.Een van de bekendste is Generaal Grievous.
Ayrıca askerleri ayaklarının altı ile ezebilirler.Ook kun je tussen de benen van de soldaat doorlopen.
Postunun altından sadece ayakları görünür.Achter het scharnier zitten de benen.
Göğüs ve ayakları çok kaslıdır.De borst en benen zijn goed bevederd.
Genellikle dört ayak üzerinde yürümesine rağmen, genç bir Bulbasaur arka ayakları üzerine de çıkabilir.Hij liep meestal op vier poten maar kon ook op alleen de achterpoten rennen.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.De achterpoten dragen altijd vier tenen.
Kulakları çoğu kez arka ayakları kadar, bazen daha uzundur.Hun staart is even lang als hun lichaam, vaak nog langer.
Ayaklarım dondu.Mijn voeten zijn bevroren.
Virgin Mobile USA ve Virgin Mobile Canada, turnenin Amerika ve Kanada ayakları için resmî sponsorudur.Virgin Mobile USA i Virgin Mobile Kanada są sponsorami trasy w Ameryce.
Dans sonunda ayaklarıyla ne yaptığını soran haberciye Snowden, 'Hiç durmadan Lindy.' demiştir.Na co Snowden bez wahania odpowiedział "The Lindy".
Bu kızıl akbaba üzerinde bir GPS cihazı ve ayaklarında “Tel-Aviv Üniversitesi” etiketi taşımaktaydı.Miał on na sobie odbiornik GPS oraz obrączkę na nodze z napisem „Uniwersytet Telawiwski”.
Bazen iki ayakları üzerinde insanlar gibi yürüdüğü söylenir.Czasem w czasie biegu unoszą się na dwóch nogach.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Ayaklarım titremeye başladı.Czułem, że trzęsą mi się nogi.
Ön ve arka ayaklarında daima beş parmakları vardır.Łapy przednie i tylne mają po pięć palców.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Podeszwy stóp nagie.
Kısa bacakları ve her ayaklarında beş parmakları vardır.Krótkie nogi mają po 5 palców każda.
Kartal ayaklarıyla buğday ve üzüm de dahil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri tutmaktadır.Orzeł trzyma w szponach różnego rodzaju produkty rolne m.in. winogrona i pszenicę.
Yiyeceklerini, el gibi kullanabildikleri ön ayakları ile tutarlar.Podczas jedzenia pokarm trzymają w przednich łapkach.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.Na czubku głowy nosił pęczek czerwonych piór.
Kaslı düz ayaklarıyla zemine sürünerek yürürler.Szuka ich grzebiąc nogą w ziemi.
Süratli; iki zamanlı bir yürüyüş şeklidir ve at çapraz ayaklarını aynı zamanda atar.Ciekawostką jest przedstawienie konia z jednocześnie uniesionymi obiema prawymi nogami.
Sonrasında ise kaçmaması için ayaklarına pranga vurulur.Schwytanym ofiarom łamano nogi, by nie mogły uciec.
O, kendi ayakları üzerinde durup yürüyemez.Sama nie potrafi się uporać ze swoimi problemami.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han gav upp efter att ha blivit sårad i benet och hans gevär förstörts av en kula.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.Av de bakre fötterna använde djuret bara den fjärde tån.
O, kendi ayakları üzerinde durup yürüyemez.Men han kan inte fokusera på grund av sina egna problem.
Sürünerek hareket eder ve ayakları yoktur.(Ramlar fast hon inte har några ben).
Ayakları yoktur.Fötter förekommer inte.
Ayakları dörder parmaklıdır.Foten har ring.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Svindjur har vid varje fot fyra tår.
Çoğunlukla dört ayakları üstünde hareket ederler.Den går främst långsamt på fyra fötter.
Ön ayaklarında bulunan dört parmağın uçları toynaklaşmıştır.Klappa händerna fyra gånger under de följande taktslagen.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Грати можна руками й ногами.
Bacakları uzun ve kuvvetli, ayakları 3 parmaklıdır.Ноги довгі і сильні, мають лише три пальці.
Kupriaşvili atın ayaklarına isabet edip atı durduracak olan bir el bombasını fırlattı.Купріашвілі кинув гранату, яка відірвала ноги у коня.
Köprülerin köprü ayakları arasındaki açıklık ve yüksekliği olarak : S= Küçük, M= Orta ve L= Geniş.Абревіатури довжини прольотів мостів і висоти: S = мала, М = середня, L = великий.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Вона не могла зігнути ні руки, ні ноги, і її одяг примерз до тіла.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Це означало: лазити з голими руками.
Arka ayaklarında yüzme zarı bulunur.На спинних плавцях є колючки.
Ayaklarına ise kırmızı deriden bir yemeni giyerlerdi.До спідниць носили вив'язані гачком червоні пояси.
Ön ayaklarında bulunan dört parmağın uçları toynaklaşmıştır.На лапах всі чотири пальці спрямовані вперед.
Dalgalar halinde gelen Hanbok tarafından, dansçıların bacakları ve ayakları tamamıyla sık sık gizlenir.Але в пересуванні по гілках часто використовуються руки і ноги одночасно.
Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir.Говорять, що у коня сплутані ноги.
İlgili Sayfalar