ayakları ile cümle

ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Ils étaient disposés de telle sorte que le défunt ait les pieds tournés vers l'est.
Ayaklarının üstünde diğer kuşlar gibi dik bir şekilde duramazlar.Elles ne sont pas retenues entre elles comme chez les autres oiseaux.
Vücut ağırlığı ayaklara verilerek, kalçalar ayakların iç kısmına konulur.En effet, le poids du corps reposait exclusivement sur les jambes.
Sürünerek hareket eder ve ayakları yoktur.Elle descend sans voir ni ses jambes ni la planche.
Şehrin bayrağı ayaklarının altına serilmiştir.Son visage est sur le drapeau de la ville.
Bazen iki ayakları üzerinde insanlar gibi yürüdüğü söylenir.Elle est parfois représentée avec deux chiens à ses pieds.
Ellerini veya ayaklarını düşmanının içine sokabilir.Accrocher les bras ou les jambes de l’adversaire.
Ayakları sağlam olmak.Magne de Füssen.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Les personnages portent des sandales aux pieds.
Genellikle dört ayak üzerinde yürümesine rağmen, genç bir Bulbasaur arka ayakları üzerine de çıkabilir.Il est devenu quadrupède, même s'l peut toujours se dresser sur ses pattes arrière.
Ayaklarını yıka.Lávate los pies.
Neden ayakların var?¿Para qué tienes los pies?
Valentino Rossi, Xavi'nin ayaklarının üzerinde diz çöker!¡Valentino Rossi se arrodilla a los pies de Xavi!
El tırnakları ayaklarınkinden yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.Las uñas de la mano crecen casi cuatro veces más rápido que las de los pies.
Ayaklarım donuyor.Se me hielan los pies.
Ayakların ıslanırsa, grip olursun.Si se te mojan los pies, te dará un catarro.
Büyük ayakları var.Ella tiene pies largos.
Ayaklarımızı yürümek için kullanırız.Usamos nuestros pies para caminar.
O ayaklarımı gıdıklıyor.Él me hace cosquillas en los pies.
Ben sabah giderdim ve Stuart çoraplı ayaklarıyla kapıyı açardı – tüm gece ayakta kalmıştı.Yo llegaba por la mañana y Stuart abría la puerta en calcetines —porque había estado despierto toda la noche—.
Ayakları sağlam olmak.Cuidado de los pies.
Elleri ve ayakları büyüktür.Sus dedos y sus brazos supuran y hieden en exceso.
O sıralarda piyano ayakları oyan bir makine de icat etti.Alrededor de aquel tiempo también inventó una máquina para tallar patas de piano.
Sürünerek hareket eder ve ayakları yoktur.Se hace moño y no tiene ni pelo.
Ata binmez ve yorulmazdı, çünkü ayaklarının koşabildiği her işte üstün gelirdi.El caballo de cansado, ya mudar no se podía: camina por donde quiere, que no le estorba la vía.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Sus ropas no se tenían, ni él tampoco.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.Mientras tanto los druidas se reúnen en el bosque (coro: Non partì? - ¿No se ha ido?").
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Con los pies desnudos.
Sonrasında ise kaçmaması için ayaklarına pranga vurulur.Es quien le regala sus pistolas, antes de huir.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Poseen un anillo periocular (alrededor del ojo) blanco sin plumas, y ojos oscuros.
Ayaklarında daima beş parmakları vardır.En cada pie también hay cinco dedos.
Ayakları ve kuyrukları ya tamamen kılsızdır ya da çok az kıllıdır.Los ojos y las patas están reducidos o totalmente ausentes.
Ellerinde, ayaklarında ve dizlerinde metal vardır.También tiene guías metálicas en una de sus piernas y en el cuello.
Yiyeceklerini, el gibi kullanabildikleri ön ayakları ile tutarlar.A los alimentos los manipulan con sus patas anteriores prensiles.
Boyu uzun olduğu için, ayakları masaya basmıştı.Para su gran altura sus pies parecían muy estrechos.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
Zanardi 2001'de geçirdiği bir kazada ayaklarını yitirmesinden iki yıl sonra spora geri dönmüştür.A Zanardi le amputaron las dos piernas por el grave accidente que sufrió en CART en 2001.
Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır.Mate con boca en la región proximal.
Ayakları kafası kadar büyük ve üç (3) pencelidir.Muchos de los dientes son pequeños y tricúspides (con tres puntas).
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Las sierras no pueden cortar sus cadenas, pero sí sus pies.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Al día siguiente, se encontró el torso parcial femenino en sus cercanías, sin manos ni pies.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.22:7 331-24P - Un Sacerdote si lavi le mani e i piedi prima del servizio - Es.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Sulla terra camminano con gli arti anteriori, e usano quelli posteriori come mani.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Essi sono: la Mano (un Cavaliere), gli Occhi (tre Accoliti) e il Cuore (una Maliarda).
Özellikle arka ayakları ön ayaklarından kısa olduğundan omurgaları daha düzgündü.In particolare, attorno alle zampe posteriori il rivestimento sembrava più fitto.
HAIM, Vance Joy, Shawn Mendes ve James Bay turun çeşitli ayaklarında açılış performansı olarak yer aldılar.HAIM, Vance Joy, Shawn Mendes e James Bay saranno gli artisti che apriranno le varie tappe del tour.
Ön ayaklarındaki başparmaklarının üzerinde diken benzeri bir yapı vardır.Ha un fiore come quelli sul top tra i capelli.
Yaygın olarak insanların el ve ayaklarını tutmaz hale getirirler.Generalmente sono presenti dei sostegni per tenersi con le mani o le gambe.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Cammina e fluttua a piedi nudi.
Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti.Ad alcuni di loro venne fracassato il cranio.
Bacakları tıknaz ve ayakları perdelidir.Le gambe sono dritte e i piedi a punta.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Mantenere le piante dei piedi ben a terra.
Yürüyüş boyunca ayakları yere çok yakın kalır.Tutti hanno un ritardo a piedi.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.Le zampe posteriori erano dotate di sole quattro dita.
Atların alın ve yüzlerindeki nişanelere akıtma, ayaklarındakilere ise seki adı verilir.Infornarlo in un forno (preferibilmente) a pietra fino a quando non diventano dorati e pronti per mangiarli.
Ayakları tüylerle kaplıdır.I piedi sono ricoperti di peli.
Bu sayede kendi ayakları üzerinde durabileceğini görmüştür.Avrebbe dovuto sceglierlo potendo vederne unicamente i piedi.
Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.Le zampe posteriori erano leggermente più lunghe.
Dante'nin ellerini ve ayaklarını sarar ve yumruk tekme atmasını sağlar.Dante inganna gli agenti e si lascia colpire.
Ayaklarının üst kısımları da benzer kırmızı renktedir.La superficie superiore delle dita è di un rosso simile.
İlgili Sayfalar