ayakkabıları ile cümle
ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Зачастую такая обувь имеет вообще плоскую подошву.
Çok büyük bir ayrıcalık olarak düşündüğü için Messalina'ya onun ayakkabılarını çıkarmak için yalvarıyordu.За его поддержку Мессалина дозволила ему заботиться о её обуви.
Platform ayakkabıların tarihi oldukça eskiye dayanır.Политическое единство на архипелаге наступило достаточно поздно.
Ayakkabıların etrafı ve içi kuru otlarla kaplanarak, sıcak çorap işlevi görmüştür.Такую обувь носили дома или ходили в ней в жаркую погоду.
Hakan Demir: 4 yıldır bana çaldığın bütün şarkılarına ve o güzel ayakkabılarına.ليلتحق بدكان الموسيقار عبد العزيز جميل الذي علمه لأربع سنوات العزف على آلتي العود والكمنجة.
19. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da kadifedendi ve topuksuzdu.في القرن السادس عشر كانت رقبة القميص ونهاية الأكمام مزخرفة أو مطرزة أو مزركشة .
Ayakkabıları yoktu, başlıklı uzun bir yağmurlukları olurdu.ولا يوجد أحذية وكان يوجد معاطف طويلة ذو قبعة.
Ayakkabılarını nerede bıraktın?أين تركت حذاءك؟
Hollanda polisinin camilere girerken ayakkabılarını çıkarttıkları gösterilir.Policiais holandeses são mostrados tirando os sapatos antes de entrarem em uma mesquita.
Öğrenciler ayakkabılarını boyuyorlardı.Eu estourava os meus sapatos.
Bu ayakkabıların numarası nedir?Qual o tamanho desses sapatos?
Şirketin dönüm noktası, 1917'de Converse All-Star basketbol ayakkabıları üretilince gerçekleşti.Het keerpunt van het bedrijf was in 1917 toen de Converse All-Star basketbalschoen werd geïntroduceerd.
Daha sonra 1968 yılında şirket, spor ayakkabıları üretimi ve dağıtımı konusunda uzmanlaşmıştır.Vanaf 1968 specialiseerde het bedrijf zich in het maken van sportschoenen.
Sezar MÖ 85 yılında bir sabah ayakkabılarını giyerken görünürde bir sebep olmaksızın aniden ölmüştür.Caesar stierf plotseling op een morgen in 85 v.Chr. te Rome, terwijl hij zijn schoenen aan het aandoen was.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Om hun voeten niet te laten bevriezen, moesten ze hun schoenen 's nachts uitdoen.
Çoğu zaman damatlar ayakkabılarını yanlarına alır.Onpaar heeft vaak betrekking op schoenen.
Yayıncısının ofisine kuyruklu ceket ve parlak deriden dans ayakkabıları ile giderdi.Bij zijn uitgever verscheen hij in een jacquet en lakleren schoenen.
Hangi ayakkabıları giyeceksin?Welke schoenen trek je aan?
Ayakkabıları pencereden attım.Ik gooide de schoenen uit het raam.
Ayakkabılarınızı giyer misiniz, gidiyoruz!Willen jullie je schoenen aandoen, we gaan!
İçeri girer, ayakkabılarımı çıkarır ve televizyonun başına geçerdim.Ik ging naar binnen, trok mijn schoenen uit en plofte voor de televisie neer.
Daha sonra 1968 yılında şirket, spor ayakkabıları üretimi ve dağıtımı konusunda uzmanlaşmıştır.Od momentu założone w 1963 roku firma koncentruje się na produkcji odzieży sportowej i obuwia.
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.W zamian prosi jedynie o jego kożuch i buty.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Jerzy Osiatyński: Buty nie kupują butów. .
Ayakkabıları kırmızı deriden yemeni idi.Ptak zrzucił jej czerwone buty.
Air Melo, NBA yıldızı olan Carmelo Anthony'nin imzalı ayakkabılarıdır.Jest żoną gwiazdy NBA Carmelo Anthonego.
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Obuwie takie zapewnia również dobrą przyczepność na macie.
Ayakkabıları yoktu, başlıklı uzun bir yağmurlukları olurdu.W ochronie przed deszczem nosili kurtki z dużymi prostokątnymi kapturami.
Ayakkabılarını çıkarmana gerek yok.Nie musisz zdejmować butów.
Yeni ayakkabıların mı var?Masz nowe buty?
Nike Air Max, tür olarak 1987 yılında, Nike tarafından üretilen ayakkabıların bir markasıdır.Nike Air Max är en produktionslinje av skor som lanserades 1987 av Nike.
Müslüman mahallesine girdiklerinde ayakkabılarını çıkarmaları gerekmekteydi.I muslimska moskéer skall besökare ta av sig skorna.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Del 4: Varför måste man borsta tänderna?
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.De tar inte på sig skorna eller börjar leta efter ytterkläderna.
Sezar MÖ 85 yılında bir sabah ayakkabılarını giyerken görünürde bir sebep olmaksızın aniden ölmüştür.Gaius Julius Caesar dog plötsligt 85 f.Kr. medan han tog på sig skorna.
19. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da kadifedendi ve topuksuzdu.У середньовіччі ці рукавички або в'язали чи ішили голкою.
Ayakkabılarda ve çizmelerde hâlâ bez kullanılıyordu, ama ayakkabıların burunları bazen deriden yapılıyordu.На голову одягали інколи вінки, а чоботи та черевики прикрашали блискітками.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Штани — в чоботи з напуском».
Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.Я хочу коричневі черевики, не чорні.
Bunlar benim gözde ayakkabılarım.Це моє улюблене взуття.
Şirketin dönüm noktası, 1917'de Converse All-Star basketbol ayakkabıları üretilince gerçekleşti.Po dlouhém výzkumu a vývoji byla roku 1917 vyrobena první verze basketbalové boty All Star.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Stačí když mi koupíš boty a oblek.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.V některých náboženstvích se boty vyzouvají před vstupem do svatyně.
Daha sonra 1968 yılında şirket, spor ayakkabıları üretimi ve dağıtımı konusunda uzmanlaşmıştır.Od založení v roce 1963 se firma soustředila na výrobu sportovních oblečení a obuvi.
Öğrenciler ayakkabılarını boyuyorlardı.Už jste vyzkoušeli klokaní boty?.
Sarı çorapları ve kırmızı ayakkabıları vardır.Součástí jsou červené punčochy a střevíce.
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.Unii susținători mănâncă doar pălăriile și aruncă picioarele.
Ayakkabılarımı çıkarmamı istiyor musun?Vrei să-mi scot pantofii?
Hakan Demir: 4 yıldır bana çaldığın bütün şarkılarına ve o güzel ayakkabılarına.Sz éza: Szirtes Artur: Évek és énekek.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?A te cipőd itt van. Az enyém hol van?
Bana ayakkabılarımı getir.Hozd ide a cipőmet!
Bütün Vans ayakkabıları bir depoda üretildi.Ensimmäiset Wellington-saappaat valmistettiin nahasta.
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.Sinun ei tarvitse ottaa pois kenkiäsi.
Ayakkabılarını giy.Pane kengät jalkaan.
İyi ayakkabılarını giyin.Pane jalkaasi ne hyvät kengät, jotka sinulla on.
Çamur onun ayakkabılarına yapıştı.Kura tarttui hänen kenkiinsä.
Adam gruptan silahlarını ve ayakkabılarını bırakıp orayı derhal terk etmelerini ister.Διέταξε να του αφαιρέσουν τα υποδήματα και τα πήρε πριν φύγει.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Sikkerhedsseler er meget vigtige" .
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.2000: Lancerer sine gummistøvler.
Ayakkabıları kırmızı deriden yemeni idi.De er ægformede med røde støvfang.