Ana içeriğe geç
Sözlük

ayak ile cümle

ayak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ayakta yiyeceğim.I'll eat standing up.
Onlar yeni ayakkabı mı?Are those new shoes?
Onlar yeni ayakkabılar mı?Are those new shoes?
Tom'un ayakları ıslandı.Tom's feet got wet.
Tom güvercin ayak.Tom is pigeon-toed.
Ayaklarını sil.Wipe your feet.
Atlar ayakta uyurlar.Horses sleep standing up.
Çıplak ayakla ateşin üzerinde yürüdü.He walked barefoot over the fire.
O, sıcak korlar üzerinde çıplak ayakla yürüdü.She walked barefoot over the hot embers.
O, kendi ayaklarına baktı.She stared at her feet.
O ayaklarına baktı.He stared at his feet.
O, ayaklarına baktı.He stared at her feet.
Hızına ayak uyduramıyorum.I cannot keep up with the pace.
Bu ayakkabılar artık bana uymuyor.These shoes don't fit me anymore.
Bu ayakkabılar artık uymuyor.These shoes don't fit anymore.
Hendek on ayak derinliğinde.The ditch is ten feet deep.
Hendek on ayak uzunluğunda.The ditch is ten feet long.
Ben o ayakkabılara sahip değilim.I didn't have those shoes.
Motive değilsen hemen eve dön. Sadece bir ayak bağı olacaksın.If you're not motivated, go back home. You'll just be a hindrance.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığın zaman onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the getabako when you take them off.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığında onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the shoebox when you take them off.
Tom bir ragbi maçı sırasında sol ayak bileğini kırdı.Tom broke his left ankle during a rugby match.
Hangi ayakkabıları giyiyorsun?Which shoes are you wearing?
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
Tom dolabından eski bir ayakkabı kutusu çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out an old shoebox from his closet and opened it.
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Tom ayakkabı kutusunu açtı ve ayakkabıları çıkardı.Tom opened the shoebox and took out the shoes.
Yerde bazı çamurlu ayak izleri vardı.There were some muddy footprints on the floor.
Tom ayrıca sağ ayağındaki ayak başparmağını kırdı.Tom also broke his big toe on his right foot.
Tom çamurda Mary'nin ayak izlerini gördü.Tom saw Mary's footprints in the mud.
Bütün gece ayaktaydın, değil mi?You were up all night, weren't you?
Tom yeni bir çift ayakkabı giyiyor.Tom is wearing a new pair of shoes.
Burası benim genellikle ayakkabı satın aldığım yer.This is where I usually buy shoes.
Tom ayakkabılarını ve çorapları çıkardı.Tom took off his shoes and socks.
Tom ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Hem Tom hem de Mary'nin yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Sen ayakkabılarınla ne yaptın?What did you do with your shoes?
Yanlış ayakkabıları giyiyorsun.You're wearing the wrong shoes.
Tom onun için Mary'nin ayakkabılarını bağladı.Tom tied Mary's shoes for her.
Biz bütün gece ayakta konuşuyorduk.We were up all night talking.
Tom John'un ayakkabılarını giyiyor.Tom is wearing John's shoes.
Tom'un yalnızca bir ayakkabısı var.Tom only has one shoe on.
Tom onun ayakkabılarını attı.Tom kicked off his shoes.
Benim ayakkabılarımı mı giyiyorsun?Are you wearing my shoes?
Benim ayakkabılarımı giyiyorsun.You're wearing my shoes.
Ayakkabı giymek zorundayım.We have to wear shoes.
Tom elleri ve ayakları felçli biri.Tom is a quadriplegic.
Tom'un bir sürü ayakkabısı var.Tom has lots of shoes.
Bunlar Tom'un ayakkabıları mı?Are these Tom's shoes?
Ayakta durur musun, Tom?Would you stand, Tom?
Neden ayakta duruyorsun?Why are you standing?
Bütün gece ayaktaydık.We were up all night.
Tom tüm gece ayaktaydı.Tom was up all night.
Tom zar zor ayakta durabiliyor.Tom can barely stand.
Tom'un ayakkabılarına bak.Look at Tom's shoes.
Tom ayakta durmaya çalıştı.Tom tried to stand.
Tom ayakkabılarını bağladı.Tom tied his shoes.
Onlar benim ayakkabılarım.Those are my shoes.
Tom şimdi ayakta.Tom is now up.
Tom büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.Tom has grown up and can stand on his own feet now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ayak ile cümle - Sayfa 13 - ayak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App