Ana içeriğe geç
Sözlük

ayak bileği ile cümle

ayak bileği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.I slipped and twisted my ankle.
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.I tripped on a stone, twisting my ankle.
Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.A sprained ankle disabled him from walking for a month.
O, ayak bileğini burktu.He sprained his ankle.
Tom ayak bileği burktu.Tom sprained his ankle.
Ayak bileğimi burktum.I twisted my ankle.
Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.
Ayak bileğimi incittim.I've hurt my ankle.
Tom, Mary'nin ayak bileğinde bir dövmesi olduğunu fark etti.Tom noticed Mary had a tattoo on her ankle.
Tom bir ragbi maçı sırasında sol ayak bileğini kırdı.Tom broke his left ankle during a rugby match.
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
O ona ayak bileğini gösterdi.She showed him her ankle.
Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.Tom tripped and sprained his ankle.
Ayak bileğine ne oldu?What happened to your ankle?
Tom bir ayak bileğini burktuğunu söyledi.Tom said you sprained an ankle.
Tom uzandı ve ayak bileğini kaşıdı.Tom reached down and scratched his ankle.
Şiş bir ayak bileğim var.I have a swollen ankle.
Burkulmuş bir ayak bileğim var.I have a sprained ankle.
Tom'un burkulmuş bir ayak bileği var.Tom has a sprained ankle.
Tom ayak bileğini yaralamasaydı kazanırdı.Tom would've won if he hadn't injured his ankle.
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.Put some ice on your ankle to keep the swelling down.
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.You should put an ice pack on your ankle to keep the swelling down.
Tom ayak bileğini kırdı.Tom broke his ankle.
Tom ayak bileğini burktu.Tom has twisted his ankle.
Tom yürürken ayak bileğini burktu.Tom twisted his ankle while hiking.
Tom yürüyüş sırasında ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle while hiking.
Onun çorabındaki delik o kadar büyük ki onun ayak bileğini görebilirsin.The hole in his sock is so big that you can see his ankle.
Tom'un ayak bileği kırık.Tom's ankle is broken.
Sanırım ayak bileğimi burktum.I think I've sprained my ankle.
Tom yolculuğundan iki gün önce ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle two days before the trip.
Bana ayak bileğini göster.Show me your ankle.
Mary ayak bileğine bir bilezik taktı.Mary wore an ankle bracelet.
Tom, kefaletle çıktığı sırada ayak bileği monitör bileziği takmak zorundadır.Tom has to wear an ankle monitor bracelet while he's out on bail.
Tom ayak bileğini nasıl burktu?How did Tom sprain his ankle?
Tom, pazartesi günü ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle on Monday.
Ayak bileği kırılmış.The ankle is broken.
1966 yılında ayak bileğini kırdı.He suffered a complicated leg fracture in 1966.
Maçtan sonra Ziggler, ikisine birden sandalyeyle saldırırken Crews'un ayak bileğini sakatladı.After the match, Ziggler attacked both men and injured Crews's ankle with a chair.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.She has two visible tattoos, a small rose on her ankle and a large butterfly on her lower back.
Şu anda ayak bileğime doğru ilerliyor.Ah, this is actually now getting down towards my ankle.
Ayak bileğim burkuldu.I think I've sprained my ankle
En sık omurga, el, ayak bileği ve ayaktaki eklemlerde yapılır.It is most commonly performed on joints in the spine, hand, ankle, and foot.
Avemetatarsallıların çoğunda bulunan "gelişmiş mezotarsal" ayak bileği.The "advanced mesotarsal" ankle present in most avemetatarsalians.
Ayak bileği kemikleri primatlarınkine benzerdi ve ağaçlarda yaşam için uygundu. [1]Bones from the ankle are similar to those of primates, and were suited for a life up in trees.[8]
Ayak bileğinde altı kemik vardır.There are six bones in the ankle.
Tom ayak bileği burktu.Tom hat sich das Fußgelenk verstaucht.
O ona ayak bileğini gösterdi.Sie zeigte ihm ihr Fußgelenk.
Şiş bir ayak bileğim var.Mein Knöchel ist angeschwollen.
Burkulmuş bir ayak bileğim var.Mein Knöchel ist verstaucht.
Ancak ilk çalışmada Deivid sol ayak bileğini kırdı.Im 1. Weltkrieg verlor Esneaullt sein linkes Bein.
İnsan anatomisinde ayak bileği eklemi, ayak ile bacağın birleştiği yerde oluşmuştur.En anatomía humana, el tobillo es la articulación donde se unen el pie y la pierna.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Tiene dos tatuajes: una A en su tobillo derecho y un pequeño círculo en su muñeca izquierda.
Ayak bileğinden geçirdiği bir sakatlık onun performansını etkiledi.Un infortunio alla caviglia pregiudicò le sue prestazioni.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Имеет две татуировки (роза слева от пупка, роза на правой лопатке).
Ronaldo 7 Temmuz'da Amsterdam'da ayak bileğinden ameliyat oldu.7 июля в Амстердаме португальцу провели операцию на лодыжке.
1966 yılında ayak bileğini kırdı.В декабре 1966 упал и сломал ногу.
Ronaldo 7 Temmuz'da Amsterdam'da ayak bileğinden ameliyat oldu.خضع رونالدو لعملية جراحي في الكاحل بمركز الأكاديمية الطبية بعاصمة هولندا أمستردام يوم 7 تموز/يوليو.
Ronaldo 7 Temmuz'da Amsterdam'da ayak bileğinden ameliyat oldu.Ronaldo passou por uma cirurgia no tornozelo no Centro Médico Académico de Amsterdão, em 7 de julho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod