Ana içeriğe geç
Sözlük

aya ile cümle

aya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlara ayak uyduramam.I can't keep up with them.
Ona ayak uyduramam.I can't keep up with him.
Bu ayakkabı onlara ait.These shoes belong to them.
Bu ayakkabılar ona ait.These shoes belong to him.
Ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw you trip and fall.
Onların ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw them trip and fall.
Onun ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw him trip and fall.
Biz onları selamlamak için ayağa kalktık.We got up to greet them.
Tom bizi selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet us.
Tom onları selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet them.
Tom beni selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet me.
Onlar onu selamlamak için ayağa kalktı.They got up to greet him.
Ben sizin için ayakkabılarınızı cilaladım.I polished your shoes for you.
Ben onlar için ayakkabılarını cilaladım.I polished their shoes for them.
Ben onun için ayakkabılarını cilaladım.I polished his shoes for him.
Tom ayağı ile karton kutuyu ezdi.Tom crushed the cardboard box with his foot.
Sadece hızı kendime göre ayarlamam gerekiyor.I just need to pace myself.
Tom ayak baş parmaklarını kımıldattı.Tom wriggled his toes.
Nöbetçi "ayağa kalk" diye bağırdı."On your feet," shouted the guard.
Bomba otuz dakika içinde patlamak üzere ayarlanmıştı.The bomb was set to go off in thirty minutes.
Dan'ın ayakkabılarında kan yoktu.There was no blood on Dan's shoes.
Polis Dan'in kanını Linda'nın ayakkabıları üzerinde buldu.The police found Dan's blood on Linda's shoes.
Gerçekten beni ayartabileceğini düşündün mü?Did you really think that you could seduce me?
Filler ayakkabı giyer mi?Do elephants wear shoes?
Apollo 16 aya ait çok sayıda kaya ve toprak örnekleri getirdi.Apollo 16 brought back a large number of lunar rocks and soil samples.
Kameri ay yeni bir aydan bir sonraki aya gitmek 29.53 gündür.The lunar month is the 29.53 days it takes to go from one new moon to the next.
Dan dolapta beş çift ayakkabı buldu.Dan found five pairs of shoes in the closet.
Diğer ayakkabı mağazada hiçbir yerdeydi.The other shoe was nowhere in the store.
Dan, ulusal marşı çaldığı zaman tüm öğrenciler ayağa kalktı.All the students stood up when Dan played the national anthem.
Karda bir ayının ayak izlerini gördüm.I saw footprints of a bear in the snow.
Karda bir ayının ayak izlerini gördük.We saw footprints of a bear in the snow.
Teğmen Dan Anderson evin dışında Linda'nın ayakkabılarını buldu.Outside the house, Lieutenant Dan Anderson found Linda's shoes.
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
Bunca zaman orada ayakta mı duruyordun?Have you been standing there the whole time?
Orada ne kadar süredir ayakta duruyorsun?How long have you been standing there?
Siz arkadaşlar ne kadar süredir orada ayakta duruyorsunuz?How long have you guys been standing there?
Tom ne kadar süredir orada ayakta duruyor?How long has Tom been standing there?
O ayakkabıları seviyorum.I love those shoes.
Tom'un otuz çiftten daha fazla ayakkabısı var.Tom has more than thirty pairs of shoes.
Polis Mary'nin ayakkabılarında Tom'un kanını buldu.The police found Tom's blood on Mary's shoes.
Tom kirli ayakkabılarına baktı.Tom looked down at his dirty shoes.
Polis, Mary'nin odasında Tom'un ayak izini buldu.The police found Tom's footprint in Mary's room.
Ayağa kalkar mısınız, lütfen?Would you stand up, please?
Sadece ayağa kalkar mısınız, lütfen?Could you just stand up, please?
Tom'un üzerinde ayakkabıları yoktu.Tom didn't have shoes on.
Siz arkadaşlar bütün gece ayakta mıydınız?Have you guys been up all night?
Tom bütün gece ayakta kalacağını söyledi.Tom said he was going to stay up all night.
Bu benim sahip olduğum tek çift ayakkabı.This is the only pair of shoes I have.
Ne tür ayakkabılar arıyorsun?What kind of shoes are you looking for?
Bu ayakkabıların kaça mal olduğunu biliyor musun?Do you know how much these shoes cost?
Tom sınıfa ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the class.
Tom sınıfın geri kalanına ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the rest of the class.
Bu ayakkabılar hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of these shoes?
Bu ayakkabılar ne kadar?How much are these shoes?
Tom genellikle beyaz tenis ayakkabısı giyer.Tom usually wears white tennis shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkartın.Please take your shoes off.
Çıplak ayakla dolaşmayı severim.I like walking around barefoot.
Küçük ayak parmağım ağrıyor.My little toe hurts.
Tom kapının dışında ayak sesleri duydu.Tom heard footsteps outside his door.
Kar, Mustafa'nın herhangi birinin ayak sesini duyabilmesini engelledi.The snow impaired Mustafa’s ability to hear anyone’s footsteps.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod