Ayağa kalkmalısınız!Vocês têm que se mobilizar!
Ayağa kalkmalısınız!Vous devriez vous défendre!
Ayağa kalkmalısınız!يجب أن تنهضوا وتقاوموا!
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Alla mia eta', l'idea di sollevare pesi e' quella di alzarmi in piedi!
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!In meinem Alter, ist Gewichtheben wenn ich aufstehe.
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!lever des poids c'est de me mettre debout!
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Στην ηλικία μου, η ιδέα μου να σηκώνω βάρη, σηκώνεται!
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Даже в таком молодом возрасте я делаю зарядку.
Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!ウェイト・リフティングよ どうも、どうも
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına. Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Na minha idade... sabem... a minha ideia de levantar pesos, é levantar-me!
Bir şarkı söylemek istiyorum. Ama sizden ayağa kalkmanızı isteyeceğim...Azért állhatok itt, mert valaki bátor volt
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı.Ed sai minut taas jaloilleni.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı.Så kom han hertil og hjalp også mig op.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı.Sen kom han hit och hjälpte mig upp också.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Él me obligó a levantarme, así que yo también estoy en deuda contigo.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Potem on mnie pomógł stanąć na własnych nogach, jestem więc też twoją dłużniczką.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.А потом он приехал сюда, чтобы помочь мне, значит, Винри, я тоже перед тобой в долгу.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı.Μετά έπεισε εμένα να ξανασταθώ στα πόδια μου.
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.Ennek során a paprikát közvetlen a szemükbe dörzsölik, hogy az állatot visszakényszerítsék a lábára.
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.Hierzu wird das Pfeffer direkt in die Augen gerieben, um das Tier wieder auf die Beine zu bringen.
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.מנהג זה מבוצע על ידי שפשוף הפלפל בצורה ישירה בתוך עיניהם, כדי לגרום להם .לחזור לעמוד על רגליהם
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Dělá se to tak, že se jim vtírají přímo do očí, aby je to nutilo postavit se znovu na nohy.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Ennek során a paprikát közvetlen a szemükbe dörzsölik, hogy az állatot visszakényszerítsék a lábára.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Hierzu wird das Pfeffer direkt in die Augen gerieben, um das Tier wieder auf die Beine zu bringen.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Refriegan el polvo directo en el ojo del animal para que se levanten.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Ta postopek opravijo tako, da živalim natrejo feferone naravnost v oči, da bi jih spodbudili nazaj na noge.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Wykonuje się to poprzez wcieranie pieprzu prosto do oka w celu wymuszenia powstania zwierzęcia
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Για να συνεχίζουν τα ζώα να περπατούν χρησιμοποιείται επίσης καυτερό πιπέρι και καπνός.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.מנהג זה מבוצע על ידי שפשוף הפלפל בצורה ישירה בתוך עיניהם, כדי לגרום להם לחזור לעמוד על רגליהם.
Burada yaşayan herkes: Ayağa kalkmalısınız!A tutti quelli che vivono qui: fatevi sentire!
DH: Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın. Oturun lütfen.DH : 제발, 제발 자리에 앉아계세요. 자리에 앉으세요. 감사합니다.
DH: Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın. Oturun lütfen.דן:בבקשה,בבקשה אל תקומו. תודה רבה.
DH: Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın. Oturun lütfen.دان هولزمان : من فضلكم لا تقوموا .. من فضلكم .. شكرا
DH: Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın. Oturun lütfen.今 普通より倍難しくするため
DH: Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın.Vă rog să stați jos.
Kamzia Adichie olduğu söylendi. Onun ayağa kalkmasını istiyorum. O benim yeğenim!Ihr Name ist Kamzia Adichie und ich möchte, dass sie aufsteht -- sie ist meine Nichte!
Kamzia Adichie olduğu söylendi. Onun ayağa kalkmasını istiyorum.Se numește Kamzia Adichie și o rog să se ridice.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Am ştiut înainte să mă ridic să vorbesc că obrajii îmi ardeau.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Ich wusste schon, bevor ich zum Sprechen aufstand, dass meine Wangen feuerrot waren.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jag visste redan innan jag ställde mig upp för att tala att mina kinder var blossande.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jeg vidste, før jeg rejste mig for at tale, at mine kinder var ildrøde.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Je savais, avant même de me lever pour parler que mes joues étaient enflammées.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.내가 연설을 하려고 일어서기도 전에, 내 뺨이 불타오르고 있음을 알았다.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum."Mesmo antes de me levantar para falar "sabia que estava extremamente ruborizado.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sabía, incluso antes de pararme a hablar, que mis mejillas estaban coloradas.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sapevo ancor prima di alzarmi in piedi per parlare che le mie guance erano in fiamme.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Saya tahu bahkan sebelum saya berdiri untuk berbicara bahwa pipi saya memerah.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Trước khi đứng lên phát biểu thì tôi đã biết là đôi gò má của tôi sẽ đỏ ửng lên rồi.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Tudtam, még mielőtt felálltam hogy szólaljak, hogy arcom begyulladt.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Věděl jsem, ještě než jsem se odhodlal promluvit, že moje tváře jsou jako v ohni.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zanim wstałem, by przemówić wiedziałem, że moje policzki płoną.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zelfs voor ik ging staan voor mijn toespraak wist ik dat mijn kaken brandden.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Το ήξερα πριν καν ακόμη σηκωθώ για να μιλήσω ότι τα μάγουλα μου είχαν πιάσει φωτιά.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Преди да започна да говоря, знаех, че се изчервявам.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Я начал краснеть ещё до того, как встал произнести речь; я знал это.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Я почав червоніти ще до того, як встав виголошувати промову, я знав це.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.ידעתי עוד לפני שנעמדתי כדי לנאום, שהלחיים שלי בוערות.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.وعرفت حتى قبل أن أقوم للحديث أن وجنتي كانت محمرة بحرارة
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.僕の頬は赤くなっていた 身体を使ったり ワインを飲んだり
Lütfen, lütfen ayağa kalkmayın.Alstublieft, blijf zitten.