ayağın ile cümle
ayağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.Τις μαζεύεις με τα δύο πόδια.
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.Ви просто видобуваєте їх всією стопою.
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.Просто надо поднимать их двумя ногами.
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.Просто се вдига и с двете стъпала.
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.אתה פשוט מרים אותם בעזרת שתי הרגליים
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.كنت اخرجها بواسطة اقدامي
Onları ancak iki ayağınızla birlikte alabilirdiniz.ステージ上ではちょっとできませんけど
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Cuando se ha estabilizado levanta una pata y con ayuda del cabrestante puede seguir escalando.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Jakmile toto vyřeší, zvedne nohu, a pak díky navijáku může šplhat po podobných místech.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Keď sa mu podarí stabilizovať posunutú nohu potom s použitím navijaka dokáže preliezť takéto veci.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Kiedy jest stabilny, podnosi stopę, i dzięki wyciągarce może się wspinać.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.안정된 자세를 취한 뒤에 다리를 들어올리고 윈치를 사용하여 이렇게 기어오릅니다.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Mikor stabilizálta magát, felemeli egyik lábát, aztán a csörlő segítségével fel tud mászni ilyen dolgokra.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Một khi đứng vững rồi nó sẽ nhấc một chân lên, và bằng dây tời, nó có thể leo lên địa hình dốc đứng.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Une fois stabilisé, il lève un autre pied et alors, grâce au treuil, il peut grimper ce genre de paroi.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Zodra hij stabiel is, tilt hij een poot op en dan kan hij met de lier naar boven klimmen.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Μόλις σταθεροποιηθεί, σηκώνει το ένα πόδι, και με το βίντσι, μπορεί να σκαρφαλώσει αυτά τα μέρη.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Щом се стабилизира, вдига крак, а после с лебедката може да се изкатерва по такива неща.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.כאשר הוא מתייצב הוא מרים רגל, ואז בעזרת הכננת, הוא מסוגל לטפס על דברים מעין אלה.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.وعندما تستقر تلك الرجل التي سترفع يقوم بواسطة الرافعة بالتسلق على أسطح مثل هذه
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.ウィンチを使って這い上がります 捜索や救助のような用途にも使えるでしょう
Onun ayağını yere vurdu.Ông đã đóng dấu chân của mình.
Onun ayağını yere vurdu.On podniósł się.
Onun ayağını yere vurdu.Pestò piede.
Onun ayağını yere vurdu.Se golpeó con el pie.
Onun ayağını yere vurdu.Він тупнув ногою.
Onun ayağını yere vurdu.Он топнул ногой.
Onun ayağını yere vurdu.Той тропна крака му.
Onun ayağını yere vurdu.ختم انه رجله.
Onun ayağını yere vurdu.Dia dicap kakinya.
Onun ayağını yere vurdu.Dupol nohou.
Onun ayağını yere vurdu.Ele bateu com o pé.
Onun ayağını yere vurdu.Er stampfte mit dem Fuß.
Onun ayağını yere vurdu."あなたはどういう意味ですか?"と彼は言った。 "あなたがそれを見つけた場所私は不思議で、"と
Otur. Ayağına bakmak istiyorum.- Hvor helvede fandt de dig?
Oturuyor, ayağı hafifçe önde, başını biraz çevirmiş. Ve ayağını bir nehir tanrısı figürünün üzerine koymuş.levou nohu má mírně nakročenou vpřed, hlavu trochu na stranu. pod nohou má obraz říčního boha.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.(131:7) Пойдем к жилищу Его, поклонимся подножию ног Его.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Allons à sa demeure, Prosternons-nous devant son marchepied!...
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Chúng tôi sẽ vào nơi ở Ngài, Thờ lạy trước bệ chơn Ngài.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Chúng_tôi sẽ vào nơi ở Ngài , Thờ lạy trước bệ chơn Ngài .
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik."Entremos en su tabernáculo; postrémonos ante el estrado de sus pies.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Entremos nos seus tabernáculos; prostremo-nos ante o escabelo de seus pés.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Entriamo nella sua dimora, prostriamoci allo sgabello dei suoi piedi
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Hadd menjünk be az õ hajlékaiba, boruljunk le lábainak zsámolyához!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.,,Haidem la locuinţa Lui, să ne închinăm înaintea aşternutului picioarelor Lui!...
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.우리가 그의 성막에 들어가서 그 발등상 앞에서 경배하리로다
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.lad os gå hen til hans Bolig, tilbede ved hans Fødders Skammel!"
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Laten wij Zijn huis binnengaan en ons diep voor Hem buigen.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Låtom oss gå in i hans boning, tillbedja vid hans fotapall.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Marilah kita pergi ke tempat kediaman TUHAN, dan menyembah Dia di depan takhta-Nya
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Menkäämme hänen asumukseensa, kumartukaamme hänen jalkainsa astinlaudan eteen.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Pojdimo v šatore njegove, priklanjajmo se pred nog njegovih podnožjem!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vejdemeť již do příbytků jeho, a skláněti se budeme u podnoží noh jeho.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vi vil komme til hans bolig, vi vil tilbede for hans føtters skammel.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vojdime do jeho príbytkov; klaňajme sa podnožiu jeho nôh!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Wir wollen in seine Wohnung gehen und anbeten vor seinem Fußschemel.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Wnijdźmyż do przybytków jego, a kłaniajmy się u podnóżka nóg jego.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Ας εισελθωμεν εις τας σκηνας αυτου ας προσκυνησωμεν εις το υποποδιον των ποδων αυτου.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Нека влезем в скинията Му, Нека се поклоним при подножието Му.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.נבואה למשכנותיו נשתחוה להדם רגליו׃