ayağı ile cümle
ayağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.ولم يجرؤ أن يقف أمامه أحد.
Ardından ayağın parçalanmasına veya kopmasına sebep olur.كتجديد الجلد بعد كشطه أو قطعه.
Sıçranılan ayağın üzerine inilir.الهبوط الخاطئ على القدم.
Bir trafik kazasında ayağım kırıldı.كسرت رجلي في حادث مرور.
Turnenin ikinci ayağı 31 Mayıs 1997'de Weserstadion, Bremen, Almanya'da başladı.A segunda etapa da turnê teve inicio em 31 de maio de 1997, no estádio Weserstadion, em Bremen, na Alemanha.
Daha sonra yapılan turun ikinci ayağına ise Sick Puppies, Kill Hannah ve Resident Hero grupları katıldı.Mais tarde eles fizeram a segunda parte da turnê que contou com Sick Puppies, Kill Hannah e Resident Hero.
Örnek olarak, ilk sahneye çıkışında dört ayağıyla yürüyordu ve normal bir kedi zekasına sahipti.Por exemplo, em sua estreia, ele era quadrúpede e tinha inteligência normal de gato.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.O uniforme era uma farda escura e perguntou à pessoa mais próxima, quem era ele.
14 Aralık 2015'te, Adele turun Kuzey Amerika ayağını duyurdu.Em 14 de dezembro de 2015, Adele anunciou a parte norte-americana da turnê.
Ancak Kasım 2007'de antrenman sırasında ayağını kırmıştır.Em novembro de 2013, Amore quebrou a perna enquanto treinava.
Yolun devamında Tara ayağını incitir.Abaixo da estrada, Tara acaba ferindo sua perna.
İki ayağını da iyi kullanıyor.Chutava bem com ambas pernas.
7 Temmuz 2007'de Live Earth'ün Hamburg ayağında sahne aldı.Em 7 de julho de 2007 Juli se apresenta no Live Earth em Hamburgo.
Red Hot Chili Pepers'in I'm with You Tour'un Amerika ayağında yer aldı.Ela então foi em turnê e abriu alguns shows dos EUA para a banda Red Hot Chili Peppers na "I'm With You Tour".
Koşudan farklı olarak, en az bir ayağın her zaman yer ile temas hâlinde olması gerekir.A marcha difere da corrida no sentido de que nela um pé do atleta sempre precisa estar em contato com o solo.
""Umarım ayağın kırılır"".Tivemos que queimar a perna".
Sol ayağı kangren sebebiyle kesildi.Sua perna direita acabou sendo amputada por conta de uma gangrena.
Ayağın yukarı doğru bükülmesini sağlar.Você precisa pular bem em cima dela.
Muhteşem bir sol ayağı vardı.Tinha um potente golpe de esquerda.
Bunun üzerine Lawrence kendi ayağını keser ve kurtulur.Lawrence, todavia, conseguiu se manter de pé e se desvencilhar.
Vaftiz olan her kişinin ayağı da yıkanmalıdır.Cada pessoa que recebeu o baptismo da água deve ter os seus pés lavados no nome de Jesus Cristo.
Eli ve ayağı yoktur.Não havia sinal de mãos ou pés.
Bunlardan Got to Be There ve Ben, The Jackson 5 grubunun bir ayağı olarak yayımlanmıştı.É só hoje que eu estou começando a perceber que ele soava como um dos Jackson Five.
Bir oyuncu topu ayağıyla yakaladığında koşmadan vurabilir.O jogador pode correr com a bola depois de a apanhar.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz."Até quando claudicareis dos dois pés?
Avrupa ayağındaki tarihler ise 20 Ekim 2016'da açıklandı.As datas dos shows europeus foram anunciadas no dia 20 de outubro de 2016.
İnsanın eli ayağı adeta titriyor.As mãos dela estavam a tremer.
Bu, Yedi Yıl Savaşı'nın Kuzey Amerika ayağını oluşturmaktadır.A União resultou na Guerra Nórdica dos Sete Anos.
Ayağını yüzen bir gence dayamıştır.Depois, um garoto enfia uma estaca no pé.
En büyük özelliğim sol ayağım.Seu pé direito é maior que seu pé esquerdo.
26 Eylül 2016'da ise turun Avustralya ayağının da eklenebileceğini söyledi.Em 26 de setembro de 2016, Grande anuncio que a turnê iria para a Austrália.
İyileşti ancak talihsizlik kendisini bu sefer idman sahasında yakaladı ve aynı ayağı yeniden kırıldı.Mas nesta mesma partida, sofreu nova lesão, desta vez na coxa direita, e novamente, foi afastado.
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.Ninguém chegava aos pés dele.
Grup U2 grubunun Amerikan konser ayağında konser verdi ve MTV için 8 Temmuz'da Malta'ya gitti.Em território americano pela MTV Tr3́s a 8 de julho seguinte.
Buz üzerinde paten yaparken, bir ayağını kırdı.Ela quebrou a perna patinando sobre o gelo.
Dedi ki: “Benim ayağım, bütün evliyânın boyunları üzerindedir.”Hij zei: "Jawel, maar het is opdat mijn hart gerustgesteld wordt."
Turnenin ikinci ayağı 31 Mayıs 1997'de Weserstadion, Bremen, Almanya'da başladı.De tweede concertreeks begon op 31 mei 1997 in het Weserstadion in Bremen, Duitsland.
Allosaurus iki ayağı üzerinde yürürdü.Allosaurus liep op zijn achterpoten.
Her iki ayağı da topaldır.Mijn beide voeten heeft men mij afgenomen.
Bu sırada ayağı takıldı ve düştü” diyerek ifade verdi.Zo hebben ze hem naar beneden gegooid en verdronken."
Ancak Kasım 2007'de antrenman sırasında ayağını kırmıştır.In november 2013 brak hij namelijk tijdens een training zijn linker scheenbeen.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz.Je kunt niet met twee voeten in één sok.
Colay, ayağı uğurlu demektir.De Cock heeft moeie voeten.
Ayağı sıcak tutar.Het hoofd koel houden.
İki ayağı da topaldır.Mijn beide voeten zijn er bevroren.
Çıkış ayağı denildiği de olur.Ook wel uitlaatwals genoemd.
Vaftiz olan her kişinin ayağı da yıkanmalıdır.Later gingen ook volwassen hun zonden laten afwassen.
(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır.De vrucht is een met vier kleppen openspringende (dehiscente) doosvrucht.
Yara yerinde çıkan kabarcığı takiben ayağı enfeksiyon kaptı.Hij stierf ten gevolge van een infectie aan zijn voet.
Programların planlanması sırasında turnuvanın son ayağının 16 takım arasında gerçekleştirilmesi tasarlanmıştı.In het individuele toernooi was de ronde van de laatste zestien haar eindstation.
Örnek: "Ayağını yorganına göre köskıl" → "Ayağını yorganına göre uzat."Bijvoorbeeld: "Typ uw code in, gevolgd door het hekje."
SALT I Antlaşması, Stratejik Silahların Sınırlandırılması Antlaşması’nın ilk ayağıdır.SALT staat voor: Strategic Arms Limitation Talks.
2013 turnuvası organizasyonun altıncı ayağı olma özelliğini taşır.Het UEMOA Toernooi 2013 is het zesde toernooi van het UEMOA Toernooi.
Ortalıkta dolaşırken ayağına dışkı bulaşır.Je loopt als het ware op de binnenkant van je voet.
Ağrıya örnek olarak ayağı bir yere çarpmak, parmak yanması veya bir kesiğe alkol dökmek verilebilir.Voeten kunnen gedesinfecteerd worden met, bijvoorbeeld, alcohol.
Bu yüzden bir ayağı tam olarak işlemiyordu.Daardoor was mijn voet helemaal stukgelopen.
17 Ağustos 2012’de Lakhta Center’in ilk ayağının inşaatı için gerekli izin alınmıştır.Op 1 maart 2015 werd de bodemplaat van de fundering van het Lakhta Center voltooid.
2008 Supercopa de España, organizasyonun yirmi beşinci ayağıdır.De Supercopa de España 2015 was de 29e editie van de Supercopa de España.
Kral Julien ise bundan hoşlanmaz ve onu ayağından atar.Julien wil dit helemaal niet en stuurt haar weg.
Koşudan farklı olarak, en az bir ayağın her zaman yer ile temas hâlinde olması gerekir.Bij het lopen wordt altijd tenminste één voet aan de ondergrond gehouden.