ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun söylediğini aynen tekrarladım.I repeated exactly what he had said.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.“The Satanic Verses” by Salman Rushdie is a real masterpiece of modern literature.
Şu iki çocuk neredeyse İngilizcede aynı yeteneğe sahip.Those two boys have about the same ability in English.
Sonraki tren ne zaman ayrılacak?What time does the next train leave?
O ve ben aynı yaştayız.She and I are the same age.
Borca girmeden Tokyo gibi büyük bir şehirde ayakta kalmak zor.It's really difficult to survive in a big city like Tokyo without endebting oneself.
Evden ayrıldığımda gökyüzü açıktı.The sky was clear when I left home.
Buradan ayrılacağın için üzgünüm.I'm sorry that you are leaving here.
Buradan ayrılacak olmanız çok kötü.It's too bad that you are leaving here.
Ne yazık, buradan ayrılıyorsunuz.It's too bad that you are leaving here.
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim, aynı zamanda onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a blowjob.
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim aynı zamanda onunla oral seks yaptım.I not only gave her some advice, I also gave her a cunnilingus.
Ona sadece biraz nasihat vermedim, ayrıca onunla oral seks yaptım.I not only gave him some advice, I also gave him a fellatio.
Yurt dışına gitmenin birinci ayının içinde o hasta oldu.Within one month of going abroad, he became sick.
Bir iş bulmadan önce, Jeff üç ay boyunca aradı.Jeff searched for three months before he found a job.
Bütün çocuklar bir gün yuvadan ayrılır.Children all leave the nest one day.
Bu yıl geçen yıl olduğu gibi aynı dil kursunu sunuyoruz.This year we offer the same language course as last year.
Burslar artık geçen yıl olduğu gibi bu yaz aynı öğrencilere verilmedi.This summer, no scholarships were awarded to students who received one last year.
O ve ben yaklaşık aynı boydayız.She and I are about the same height.
Onlar okuldan ayrıldılar.They dropped out of school.
Sen ve ben aynı fikre sahibiz.You and I have the same idea.
Andrea'yı evden ayrılırken gördüm.I saw Andrea leaving home.
Bu ayakkabılar çok küçük.These shoes are too small.
Aynı masaya oturabilir miyim?Would you mind if I sit at the same table?
Lütfen ayakkabılarınızı giyin.Please put your shoes on.
Babam bir sonraki ayın başında dönecek.My father will return at the beginning of next month.
Avrupa'da dolaşarak birkaç ay geçirdi.He spent a few months wandering around Europe.
Hava iyi olursa yarın ayrılacağım.We shall leave tomorrow, weather permitting.
Gümüş prangalarla ayaklarını zincirleyelim.Let's shackle your feet with silver fetters.
Bu ayakkabılar onun.These shoes are hers.
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?When do you usually get off work?
Bu mali denetim, aynı zamanda şirketin varlıklarının bir değerlendirmesini içerir.This financial audit also includes an evaluation of the company's assets.
Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek daha iyidir.Better to die standing than to live on your knees.
Ayrıntıları bilmiyorum.I don't know the details.
Bu ikizleri birbirinden ayırt edemezsin.You can't tell these twins apart.
Frenleri ayarlayın.Adjust the brakes.
Yarım kilo tavuk ayağı alabilir miyim, lütfen?Can I get half a kilo of chicken legs, please?
Bu ayakkabıları tamir edebilir misin?Can you repair these shoes?
Spor ayakkabıları satıyor musun?Do you sell sport shoes?
Günaydın, bir oda ayırtmak istiyorum.Good morning, I would like to reserve a room.
O, ayrılmadan önce akrabalarının kucakladı.He embraced his relatives before he left.
Bana mektubu verdi ve ayrıldı.He handed me the letter and left.
Onun ayağında bir topu var.He has a ball on his foot.
O on sekiz aylık.He is eighteen months old.
O, çorap ve ayakkabı giyer.He wears socks and shoes.
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
Aynı fikirdeyim.I agree.
Çoraplarım var ama ayakkabılarım yok.I have socks, but I have no shoes.
Siyah ayakkabıları severim.I like the black shoes.
Saçımı taramak için bir aynaya ihtiyacım var.I need a mirror to comb my hair.
Ayak losyonuna ihtiyacım var.I need foot lotion.
Bence aynı fikirdeyiz, geçmiş geçmiştir.I think we agree, the past is over.
İnsanlar ayakta duruyorken ve oturuyorken tamamen farklı olarak düşünüyor.People think completely differently when they're standing and when they're sitting.
Onlar ayçiçeği.Those are sunflowers.
O bize hemen ayrılmamız gerektiğini söyledi.He told us that we should leave right away.
Aynayı temizle.Clean the mirror.
Aynanın kirini temizleyin.Clean the dirt off the mirror.
Kaç aylık hamilesin?How far gone are you?
Pekâlâ. Diğer on beş Almanca cümleyi tercüme edip, ondan sonra ayrılacağım.All right. I'll translate another fifteen sentences in German, and then leave.

İlgili Sayfalar