ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın bir ay tutulması olacak.There will be a lunar eclipse tomorrow.
Yarın seninle bağlantı kuracağım ve bir saat ayarlayacağım.I'll get hold of you tomorrow and set up a time.
Yarın sabah ayrılmak istiyorum.I'd like to check out tomorrow morning.
Yarın sbah erken ayrılmalıyız.We must be off early tomorrow morning.
Biz yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan tomorrow morning.
Yarın akşam için dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to book a table for four for tomorrow night.
Yarın saat kaçta ayrılıyoruz?What time do we leave tomorrow?
Yarına kadar bu ayakkabıları tamir ettireceğim.I will get these shoes repaired by tomorrow.
Çalar saatin ayarını ayarla.Adjust the setting of the alarm clock.
Çalar saatin ayarını yap.Adjust the setting of the alarm clock.
Aynı eski sorun.The same old problem.
Sorun onun bizimle aynı fikirde olup olmayacağıdır.The question is whether he will agree with us.
Sorun onun gelecek ay bizi ziyaret edip etmeyeceğidir.The question is whether he will come to visit us next month.
Yaklaşık bir ay.It's about one month.
O sözün yerine getirilmediği bir aydan daha fazla süre sonra fark edildi.It was noticed after more than a month that that promise had not been carried out.
Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.Unable to keep up with his friends, he fell behind at last.
Ay, dün gece parlaktı.The moon was bright last night.
Bebeğimi ocak ayının ortalarında bekliyorum.I'm expecting my baby in the middle of January.
Lütfen odayı ayırttığında sana söylenilen onay numarasını bana bildir.Please let me know the confirmation number you were told when you reserved the room.
Trende ayrılmış koltuklar var mıdır?Are there reserved seats on the train?
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
Ayıracak bol zamanımız var.We have plenty of time to spare.
Yoko John'u tamamen önemsemedi, o aynısını ona yaptı.Yoko ignored John completely, and he did the same to her.
Bir koyunu bir keçiden ayırabilir misin?Can you tell a sheep from a goat?
Dansçı ayak parmaklarının üzerinde döndü.The dancer spun on his toes.
Ansiklopedinin güncel bir baskısı gelecek ay çıkacak.An up-to-date edition of the encyclopedia will come out next month.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Gelecek ay on yedi yaşında mı olacaksın?Will you be seventeen next month?
Gelecek ay Avustralya'ya gidiyor olacağım.I will be leaving for Australia next month.
Önümüzdeki ay görüşürüz.I'll see you next month.
Gelecek ay kirayı artıracağız.We will increase the rent next month.
Gelecek ay bu daireden taşınıyoruz.We're moving out of this apartment next month.
Taksi ücretleri gelecek ay artacak.Taxi fares will go up next month.
Gelecek ay taşınıyorum.I am moving next month.
Kayıp gelecek ay telafi edilmeli.The loss must be made up for next month.
Gelecek ay çok meşgul olacağım.I'll be very busy next month.
Fransa cumhurbaşkanı gelecek ay Japonyayı ziyaret edecek.The French president is to visit Japan next month.
Biz gelecek ay taşınıyoruz.We are moving next month.
Gelecek ay bir tatil yapacağım.I'll be taking a vacation next month.
Gelecek ayın baskısında yeni bir dizi başlayacak.A new serial will begin in next month's issue.
Önümüzdeki ay yavruları olacak.She is going to have kittens next month.
Gelecek ay bir bebeğimiz olacak.We are going to have a baby next month.
Önümüzdeki Pazartesi Narita'dan ayrılıyoruz.We are leaving Narita next Monday.
Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.You will have studied English for four years next March.
Fırtına beni ayrılmaktan alıkoydu.The storm prevented me from leaving.
Fırtınadan kısa bir süre sonra gökyüzü aydınlandı.The sky cleared up soon after the storm.
Rie ve ben aynı okula gittik.Rie and I went to the same school.
Biz sadece iki haftayı ayrı geçirdik.We've just spent two weeks apart.
Açıkça söylemek gerekirse, seninle aynı fikirde değilim.Frankly speaking, I don't agree with you.
Ayağa kalktığımda başım döner.I get dizzy spells when I stand up.
Ayağa kalk!Stand up!
Ayağa kalktığımda, başım dönüyordu.When I stood up, my head was swimming.
Ayağa kalkmayın.Don't stand up.
Ayaklarımın üzerinde güçlükle durabiliyordum.I could scarcely stand on my feet.
Yapabildiğim bütün şey ayakta durmaya devam etmekti.It was all I could do to keep standing.
Ayakta duranların hepsi erkekti.Those standing were all men.
Ayağa kalk, lütfen.Stand up, please.
Aynı kural bir yolculuğa çıkmak için de geçerlidir.The same rule applies to going for a journey.
Yolculuğun için her şeyi ayarladın mı?Have you made all the arrangements for your trip?
Sadece ebeveynlerim değil fakat aynı zamanda kız kardeşim de benim fikrime karşı.Not only my parents but also my sister is against my opinion.

İlgili Sayfalar