ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ona ayakkabılarımı tamir etmesini rica ettim.I asked him to mend my shoes.
Ona ayakkabılarımı tamir ettireceğim.I will have him mend my shoes.
Ona ayakkabılarımı cilalattım.I got him to polish my shoes.
Onunla aynı fikirdeyim.I agree with him.
Ben ona ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got him to mend my shoes.
Her altı ayda bir onunla görüşürüz.I meet with him once every six months.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
Onunla aynı fikirdeydim.I agreed with her.
Onu ikiz kız kardeşinden ayırt edemiyorum.I can't tell her from her twin sister.
Onun kağıtlarını ayıklamak için birkaç gün harcadım.I spent several days sorting through her papers.
Sadece babasını değil, aynı zamanda oğlunu da tanıyorum.I know not only the father, but also the son.
Babamla aynı görüşü paylaşmıyorum.I don't see eye to eye with my father.
Odam için iki aylık kira borçluyum.I owe two months' rent for my room.
Soğuk algınlığımı atlatmam bir aydan daha fazla zamanımı aldı.It took me more than one month to get over my cold.
Her ay annemden haber alıyorum.I hear from my mother every month.
Tatil için zaman ayıramam.I cannot afford the time for a vacation.
Görüşüme göre teleskobu ayarladım.I adjusted the telescope to my vision.
Kız kardeşimle hemen hemen aynı yaşta gösterdiğimi söylerler.People say I look about the same age as my sister.
Kız kardeşimden daha önce ayrıldım.I left earlier than my sister.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Her ay beş çeşit dergi okurum.I take five kinds of magazines every month.
Her ay tıraş olurum.I get a haircut every month.
Şirkete gitmek için her sabah saat yedide evden ayrılırım.I leave home for the company at seven every morning.
Yarın sabah erkenden buradan ayrılmalıyım.I have got to leave here early tomorrow morning.
Yarın erken ayrılmalıyım.I must leave early tomorrow.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.I quit the baseball club last week.
Gelecek ay Kyoto'ya bir seyahat yapacağım.I'll take a trip to Kyoto next month.
Ben önümüzdeki ay iş için Sydney'e gideceğim.I will go to Sydney on business next month.
Bu mektup, onun gelecek ay Grace'le evleneceğini söylüyor.This letter says he is going to marry Grace next month.
Gelecek ayın sonuna kadar altı yıldır İngilizce okuyor olacağım.I will have been studying English for six years by the end of next month.
Gelecek ay yeni bir araba satın alacağım.I will buy a new car next month.
Gelecek ay Zao'da kaymaya gidebilirim.I may go skiing at Zao next month.
Gelecek ay arkadaşımla birlikte Hokkaido'ya gideceğim.I'll go to Hokkaido next month with my friend.
Gelecek hafta ayrılıyorum.I am leaving next week.
Önümüzdeki nisan ayında lisede olacağım.I will be in high school next April.
Ayağa kalkamam.I can't stand up.
Ayağımı bir tren kapısında sıkıştırdım.I got my foot caught in a train door.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.I gave up smoking six months ago.
Ayrıca çok eğlendim.I also had a very good time.
Ben de aynı siparişi vermek istiyorum.I'd like to order the same.
Öğretmenimiz gelecek ay ABD'ye gidiyor.Our teacher is going to the USA next month.
Bizim tren saat sekizde Osaka'dan ayrıldı, on bire kadar Tokyo'ya varacak.Our train left Osaka at 8:00, arriving in Tokyo by 11:00.
Yakında buradan ayrılıyoruz.We're leaving here soon.
Oraya aynı zamanda vardık.We got there at the same time.
Biz oyun için koltukları ayırttık.We booked seats for the play.
Tesadüfen aynı trene bindik.We happened to take the same train.
Tesadüfen aynı otobüse bindik.We happened to get on the same bus.
Biz tesadüfen aynı trendeydik.We happened to be on the same train.
Ayda bir kez burada görüştük.We meet here once a month.
Aylık giderlerimizi kısmak zorundayız.We have to cut down our monthly expenses.
Oyun için saati ve tarihi ayarladık.We set the time and date for the game.
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.We stood looking at the beautiful scenery.
Önümüzdeki ay bir yolculuğa çıkacağız.We are going on a journey next month.
Gelecek ay geziye çıkıyoruz.We are going on a journey next month.
Kayıtlarınızı gereğince ayarlamanızı öneririz.We suggest you adjust your records accordingly.
Bazen gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.Sometimes reality and fantasy are hard to distinguish.
Ayıracak çok zamanın var mı?Do you have much time to spare?
Ayıracak çok zamanı olmadığı için, taksiye bindi.Since there wasn't much time to spare, she took a taxi.
Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.Time is allotted for work, recreation, and study.
Ona zaman ayırın.Take your time over it.

İlgili Sayfalar