ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Benim eski bir arkadaşım uğradığında ben evden ayrılmak üzereydim.I was about to leave home when an old friend of mine dropped in.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Onun uçağı, Narita Havaalanına vardığımda zaten ayrılmıştı.His airplane had already left when I got to Narita Airport.
O, benim geçen ay ziyaret ettiğim hastane idi.It was this hospital which I visited last month.
Geçen hafta ayrıldığından başka bir şey bilmiyorum.I know nothing except that she left last week.
Tokyo'ya varışımdan beri iki ay oldu.It has been two months since my arrival in Tokyo.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
En iyi arkadaşlarımızdan ayrıldık.We parted the best of friends.
Aya gidebileceğimiz gün gelecektir.The day will come when we can travel to the moon.
Biz onu ziyaret ettiğimizde o altı aydır romanı üzerinde çalışıyordu.He had been working on his novel for six months when we visited him.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Bizim okulumuz sizinkiyle aynı büyüklükte değildir.Our school was not the same size as yours.
Okulumuz nisan ayında başlar.It is in April that our school years start.
O zamana kadar tamamlanırsa gelecek ay yeni evimize taşınacağız.We will move into our new house next month if it is completed by then.
Şubat ayında kısa bir tatil yaptık.We had a short vacation in February.
Her ikimiz de aynı sınıftayız.We are both in the same class.
Üç yıl önce buraya ayrı ayrı taşındık.We moved here separately three years ago.
Mayıs ayında bir futbol turnuvamız var.We have a soccer tournament in May.
Mayıs ayında evlenecektik ancak evliliği Haziran ayına kadar ertelemek zorunda kaldık.We were to be married in May but had to postpone the marriage until June.
Biz haziran ayında evleneceğiz.We are to get married in June.
Ağustos ayında kamp yapmaya gittik.We went camping in August.
Yarın ayrılacağız.We are going to leave tomorrow.
Buradan ayrılmak üzereyiz.We are about to leave here.
Üç ay boyunca orada kaldık.We stayed there for three months.
Saat onda otelden ayrıldık.We checked out of the hotel at ten.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.
Biz sadece Paris'e gitmedik fakat aynı zamanda Roma'yı da ziyaret ettik.Not only did we go to Paris, but we also visited Rome.
Yakında ayrılmaya karar verdik.We agreed to leave soon.
Hepimiz ayağa kalktık.All of us stood up.
Bu ayın sonuna kadar raporlarımızı teslim etmek zorundayız.We have to turn in our reports by the end of this month.
Komitenin ayrıntıları çözmesini istiyoruz.We want the committee to work out the details.
Biz kuyrukta ayakta bekletildik.We were made to stand in line.
Hepimiz aynı teknedeyiz.We're in the same boat.
Biz saat üçte istasyonda ayrıldık.We parted at the station at three.
Biz hepimiz seninle aynı fikirdeyiz.We all agree with you.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.We ate a hasty meal and left immediately.
Biz ayakkabı giymeye alışkınız.We are accustomed to wearing shoes.
Sizin gibi aynı sorunları yaşıyoruz.We have the same problems as you.
Ay'ın dünyanın çevresinde döndüğünü öğrendik.We learned that the moon goes around the earth.
Önümüzdeki şubat ayında beş yıl boyunca İngilizce eğitimi alıyor olacağız.We will have been studying English for five years next February.
Gelecek Cuma saat 15:00'te Japon'yadan ayrılacağız.We leave Japan at 3 p.m. next Friday.
Ayda en az bir kitap okumalıyız.We should read one book a month at least.
Siyaseti dinden ayırmalıyız.We must separate politics from religion.
Uçak biletlerimizi iki ay önceden aldık.We bought our plane tickets two months in advance.
Sabah erkenden evden ayrıldık.We left home early in the morning.
Biz kış aylarında yünlü giyeriz.We wear wool in winter.
Biz, o zaman aynı sınıftaydık.We were in the same class then.
Biz işe gitmek için aynı otobüse bineriz.We take the same bus to work.
Biz aynı sınıfta İngilizce öğrenimi görmekteyiz.We study English in the same class.
Biz aynı okula gideriz.We go to the same school.
Biz aynı günde doğduk.We were born on the same day.
Aynı günde doğduk.We were born on the same day.
Aynı yaştayız.We're the same age.
Biz aynı sınıftayız.We are in the same class.
Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.We dissected a frog to examine its internal organs.
Yarın öğleden sonra ayrılırız.We leave tomorrow afternoon.
Yarın sabah evden ayrılacağız.We'll leave the house tomorrow morning.
Yarın sabah ayrılacağız.We're going to leave tomorrow morning.
Yarın sabah erken ayrılıyoruz.We are leaving early tomorrow morning.
Gelecek ay burada yaşayacağız.We will be living here next month.