ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrenciler aynı hataları yapmaya eğilimlidir.The students are apt to make the same mistakes.
Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.The singer is famous not only in Japan but also in Europe.
Bulut, ayı biçimindeydi.The cloud was in the shape of a bear.
Astronot'un Ay'a inişi izlendi.The astronaut was seen to land on the moon.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza aykırıdır.Such actions are alien to our beliefs.
İkiz kızlar o kadar çok benzerler ki birini diğerinden ayıramıyorum.The twin girls are so much alike that I can't tell one from the other.
Bu konuda sizinle aynı fikirdeyim.I agree with you about that.
Sınıf dört gruba ayrıldı.The class was divided into four groups.
Ayakkabıları nereden aldın?Where did you buy the shoes?
O kamptaki mülteciler bir aydır kıt kanaat geçinmektedirler.The refugees in that camp have been living from hand to mouth for a month.
Ayrıca on bin yen ödemek zorunda kaldık.We had to pay ten thousand yen in addition.
Albüm önümüzdeki Temmuz ayına kadar tamamlanmış olacak.The album will have been completed by next July.
O part-time işte bir ayda 80.000 yene kadar kazanabilirsin.You can make up to 80,000 yen a month in that part-time job.
Çift ayrıldı, tekrar bir araya gelmemek üzere.The couple parted, never to meet again.
İki kız dansta aynı elbiseyi giydi.The two girls wore the same dress to the dance.
Bir kez daha güneşi,ayı ve yıldızları seyredebildi.Once again she could watch the sun and moon and stars.
Ayrıca sos almak istiyorum, lütfen.I'd like to have the sauce on the side, please.
Aynı fikirde değilim.I don't agree.
Evet öyle. Sen o zaman üç aylıktın.Yes, it is. You were three months old then.
Sınıftaki bütün öğrencilerin onunla aynı fikirde olmasının sebebi budur.That is why all the students in the class agreed with him.
Afedersiniz, fakat erkek ayakkabıları bölümü nerede?Excuse me, but where is the men's shoe department?
Affedersiniz, bana birkaç dakika ayırabilir misiniz? Sizden bir ricam var.Excuse me, could you spare me a few minutes? I have a favor to ask you.
Bay ve Bayan Smith şimdi birbirlerinden ayrı yaşıyorlar.Mr. and Mrs. Smith live apart from each other now.
Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.All the passengers left the plane in a hurry.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
İskoçya eylül ayında çok sıcak olabilir.Scotland can be very warm in September.
Yakında aydınlanacak gibi görünüyor.It looks like it is going to clear up soon.
Hemen ayrılmamalısın.You must not leave right now.
Derhal ayakkabılarımı giydim.I put on my shoes at once.
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.Susan shined her father's shoes.
Susan bir saat önce ayrıldı.Susan left an hour ago.
İsviçre'de İlkbahar mayıs ayında gelir.In Switzerland, spring comes in May.
İsviçre'de ilkbahar mayıs ayında gelir.In Switzerland, spring comes in May.
John ayda bir ailesine mektup yazar.John writes a letter to his parents once a month.
John ve Mary geçen hafta ayrıldılar.John and Mary broke up last week.
John ve Beth aynı yaştalar.John and Beth are of an age.
John ayağını frene koydu ve biz aniden durduk.John put his foot on the brake and we stopped suddenly.
Profesör Jones, gelecek yıl emekliye ayrılır.Professor Jones retires next year.
George babası ile aynı şekilde iş yaptı.George did business in the same manner as his father.
George işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı.George did business in the same manner as his father did.
Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.Judy spends a lot of time looking in the mirror.
Janet ve Bill haziran ayında evlenecekler.Janet and Bill are going to get hitched in June.
Jack ve Betty bir aydır istikrarlı olarak gitmektedirler.Jack and Betty have been going steady for a month.
Jim onunla aynı yıl doğdu.Jim was born in the same year as he.
Jim geçen hafta bana yazdı ve 2 ay erken geri geldiğini söyledi.Jim wrote to me last week and said he had come back two months before.
Jim dün Paris'ten ayrıldı.Jim left Paris yesterday.
Bir bebek geyik doğar doğmaz ayakta durabilir.A baby deer can stand as soon as it's born.
Ancak Lucy evinden ayrılmak üzereydi.However, Lucy is about to leave her home.
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Jane gelecek ay evlenecek.Jane is to be married next month.
Jane bana Wendy'nin verdiği aynı hediyeyi verdi.Jane gave me the same present as Wendy did.
Jane aynada kendini inceledi.Jane studied herself in the mirror.
Jane annesinin taktığı gibi aynı kurdeleyi taktı.Jane wore the same ribbon as her mother did.
Sally, Bill'le tamamen aynı fikirde değildi ama onu destekledi.Sally didn't exactly agree with Bill, but she supported him.
Sally geçen aydan beri diyettedir.Sally has been on a diet since last month.
Sally ve ben aynı ofiste çalışıyoruz.Sally and I work in the same office.
Sam ayın sonunda parayı ödemek için söz verdi.Sam has promised to pay the money at the end of the month.
Sam, ocak ayında kayak yapmaya gitti.Sam went skiing in January.
Ayakkabılarını giy.Slip on your shoes.

İlgili Sayfalar