Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.On peut cependant distinguer trois cas différents.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Il est difficile de différencier les mâles des femelles.
İkili birbirine o kadar yakındır ki, herhangi bir teleskopla ayırt etmek olanaksızdır.Certaines espèces sont si proches qu'on peut à peine les différencier par des signes extérieurs.
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee incursionó en los mundos de la ciencia y de la magia tal y como estaban siendo distinguidos.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Dos formas distintas de competencia deben ser distinguidas: natural y artificial.
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.Es muy fácil diferenciar entre los dos sexos de esta especie.
STR analizinin en büyük avantajı onun ayırt etmede ki istatistiksel gücüdür.El verdadero poder del análisis STR se encuentra en el poder estadístico de la discriminación.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.Ella a menudo tiene dificultades para diferenciar entre estas novelas y la realidad.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.In un esperimento, i partecipanti dovevano distinguere tra lettere di suicidi veri e falsi.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Vari esami maggiormente specifici possono essere utilizzati per distinguere tra i vari tipi di meningite.
Ayırt etme gücünden yoksundur.È privo della capacità di discernere.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.In questo racconto non è affatto facile distinguere realtà e finzione.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.In questo caso possiamo avere tre casi distinti.
Birey hatırlamak ve bilmek arasındaki farkı ayırt etmelidir.Bisogna rammentare che c'è diversità tra coscienza e conoscenza.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Può essere difficile da distinguere dalla buccina.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.Contiene le virtù morali e l'abilità di distinguere tra bene e male.
İkiz Jackson kardeşleri birbirinden ayırt etmek imkânsız.Близнецов семьи Джексон невозможно различить.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.В одном из экспериментов участников просили различить настоящие и поддельные записки самоубийц.
Ayırt etme gücünden yoksundur.Отсутствие различающей способности.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Отделить её от ореха очень сложно.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Рассмотрим три случая.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.في إحدى التجارب، وجب على المشاركين التفرقة بين رسائل الانتحار الحقيقيّة والمزيَّفة.
Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.من المهم التفريق بين تحليل المشكلة وصنع القرار.
Ali Fuat Cebesoy ise bu adı matematik öğretmeninin onu kendisinden ayırt etmek için koyduğunu belirtir.أما على فؤاد جبسوى فيقول إن معلم الرياضيات قد منحه ذلك الاسم كي يُميزه من نفسه.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.أنه يحتوي على الفضائل الأخلاقية والقدرة على التمييز بين الخير والشر.
Ancak görünüşündeki çeşitliliklerin türleri ayırt etmede önemli kolaylıklar sağlayacağı düşünülmektedir.من المهم، على الرغم من ذلك، للتأكد من الألوان الخاصة بك مختلفة بما فيه الكفاية لتوفير بعض التباين.
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee perscrutou os mundos da ciência e da magia.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.Em um experimento, participantes tiveram que distinguir entre cartas de suicídio verdadeiras e falsas.
Renault 20 ve 30 modellerini ayırt etmek çok kolaydı.De auto was inmiddels vervangen door de Renault 20 en de 30.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Er zijn drie zones te onderscheiden.
Bildiğimiz gibi fotoğraf uygulaması yüzleri ayırt etme özelliğine sahipti.Wraz z rozwojem technologii wykonywania plakietek ich wygląd zróżnicował się.
İkili birbirine o kadar yakındır ki, herhangi bir teleskopla ayırt etmek olanaksızdır.Komponenterna ligger så tätt samman att de inte kan åtskiljas med teleskop.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Ett flertal andra specialiserade test kan användas för att särskilja mellan olika typer av meningit.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Man skiljer på tre olika typer.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.В одному з експериментів учасників просили розрізнити справжні та підроблені записки самогубців.
Bizim galaksimizdeki sistemlerden bunları ayırt etmek daha kolaydır.Це більше, ніж у будь-якому іншому скупченні нашої Галактики.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.V této době se rozlišovaly dva druhy regionů: přirozený a umělý.
Renault 20 ve 30 modellerini ayırt etmek çok kolaydı.Renault 20 je až na několik odlišností shodný s Renaultem 30.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Každá maska je jiná, je nutné vyzkoušet více typů.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Diverse alte teste specializate pot fi utilizate pentru a distinge între diverse tipuri de meningită.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Această tehnică poate fi de două tipuri: naturală și artificială.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Este foarte dificil să distingem speciile de nematode.
Renault 20 ve 30 modellerini ayırt etmek çok kolaydı.La fel ca celelalte modele Renault 20, tabloul de bord este ușor modificat .
Mantık, bilge bir insana doğruyu yanlıştan ayırt etme özelliği kazandırır.”Nu, eu spun că incertitudinea este singurul răspuns apropriat pentru oameni."
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee s-a aventurat în lumea științei și magiei ca și cum acestea nu ar fi fost deosebite.
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee egyaránt kutatta a mágia és a tudomány világát, de meg tudta különböztetni a kettőt.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Eszerint három esetet különböztet meg.
Ayırt etme gücünden yoksundur.Erona vakauttimen puuttuminen.
Kutsal tasvirlerin bazı özellikleri tanrıyı ayırt etmek için diğerlerinden daha yararlıdır.Κάποια χαρακτηριστικά των θεϊκών εικόνων είναι πιο χρήσιμα στον προσδιορισμό της ταυτότητας του θεού από άλλα.
İki model ayırt etmek çok kolaydı.Det er vanskeligt at forene de to modeller.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Fuglevikke kan være vanskelig å skille fra gjerdevikke.
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.Det er vanskelig å se forskjell på kjønnene.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Berbagai pemeriksaan khusus lain bisa digunakan untuk membedakan berbagai jenis meningitis.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Sangat sulit membedakan jalak jantan dan betina.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.Trong một thí nghiệm, những người tham gia phải phân biệt giữa những lá thư tuyệt mệnh thật và giả.
Ataerkilliğin pratikte tam olarak nasıl uygulandığını ayırt etmek zordur.Do đó khó phân biệt cụ thể sự tổn thương diễn ra chính xác ở đâu.
Ayırt etme gücünden yoksundur.分裂能力は持っていない。
Bildiğimiz gibi fotoğraf uygulaması yüzleri ayırt etme özelliğine sahipti.演出手法としては、分割画面を効果的に使用するなどの特徴が見られる。
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.所以區別這種動物的性別並不難。
Bazen anafilaksiyi, astım, oksijen yetmezliğine bağlı bayılma (sinkop) ve panik ataklardan ayırt etmek zordur.全身性过敏反应与哮喘、由于缺乏氧气引起的晕厥 (syncopy)和恐慌症有时可能很难区别。