Başka bir oda ayırmamızı istiyorsanız, lütfen hemen bize bildirin.If you wish us to reserve an alternative room, please let us know immediately.
Gözlerini yoldan ayırmamalısın, Tom.You should keep your eyes on the road, Tom.
Öğretmenim bana konuşmamı hazırlarken daha fazla zaman ayırmam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should've devoted more time to preparing my speech.
Araba kullanırken gözünü asla yoldan ayırmamalısın.You should never take your eyes off the road while you're driving.
Araba kullanırken gözünüzü asla yoldan ayırmamalısınız.You should never take your eyes off the road while you're driving.
Her şeyi hurdaya ayırmamız gerekir.We should scrap the whole thing.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.We could bring something out of each other to create something unique.
. r kare artı 4r -45'i çarpanlarına ayırmamız isteniyor.We're told to factor r squared plus 4r, minus 45.
Bizden "35k kare artı 100k eksi 15" ifadesini çarpanlarına ayırmamız istenmiş.We're asked to factor 35k squared plus 100k, minus 15.
Büyük ihtimalle daha önce iki terimli bir ifadeyi tamamen ayırmamışsınızdır. .You're probably not used to factoring out an entire binomial.
Şimdi bunu 1x ve 6x'e ayırmam lazım.Now, we want to split this into a 1x and a 6x.
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.But she's married, so I'm going to have to get her split up from her husband."
Önce y leri x lerden ayırmamız lazım.We have to separate the y's from the x's.
Sadeleştirmek için ikisini de çarpanlarına ayırmamız gerekir. -To see if we can simplify them, we need to factor both of them.
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.We're asked to factor this expression by grouping.
Gözümü RABden ayırmam, Sağımda durduğu için sarsılmam.I have set Yahweh always before me. Because he is at my right hand, I shall not be moved.
Cinsiyet körlüğü, insanları cinsiyete göre ayırmama durumudur. [1]Gender blindness is the practice of not distinguishing people by gender.[6]
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Danach betete sie zu den Göttern, entrückt zu werden.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.Mais il est d'autres devoirs qui m'ordonnent de me séparer de vous.
Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı.Ad ogni viaggio me lo trovavo accanto, mi sentivo in dovere di accompagnarlo in questa sua ultima trasferta.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.При этом возникают различные представления, которые сменяют друг друга.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.Een paar afleveringen lagen bovendien in elkaars verlengde.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.U obou bohů stála dále jejich spřežení.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.A házaspárokat is elkülönítette egymástól, hogy ne zavarják egymás istenkeresését.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.Det finnes flere oversettelser, som avviker noe fra hverandre.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.(晉語六) 天下諸侯稱仁焉。
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.ולא רק אלא רואה בהם ערכים שמשלימים אחד את השני.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Тя помолила боговете никога да не я разделят от него.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Govori se da su ih bogovi tako smjestili radi izbjegavanja njihovog međusobnog kontakta.
6. sınıftayken, Worcester devlet okulu sisteminde, kamu finansmanı okullara sanat bütçesi ayırmamıştı.Când eram în clasa a VI-a, bugetul artelor nu a mai fost finanţat în sistemul de şcoli publice.
6. sınıftayken, Worcester devlet okulu sisteminde, kamu finansmanı okullara sanat bütçesi ayırmamıştı.När jag gick i sjätte klass så slutade staten nästan att stöda konsten i Worcesters kommunala skolsystem.
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Aber sie ist verheiratet, also werde ich sie von ihrem Ehemann trennen müssen."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Ale je ženatá, tak ju budem musieť dostať od jej manžela."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Dar e măritată aşa că va trebui s-o despart de soţ."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.De házas, szóval majd ráveszem, hogy elváljon a férjétől."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi. (Gülüşmeler)Mais elle est mariée, donc je vais devoir la séparer de son mari. " (Rires)
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Jest mężatką, więc muszę ją skłócić z mężem".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.그 여자는 결혼을 했어요. 그래서 제가 그 남편과 헤어지게 할겁니다."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Ma è sposata, quindi dovrò farla separare dal marito."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi."Mas ela é casada, por isso vou ter de a separar do marido".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Nhưng nàng có chồng rồi nên tôi sẽ phải khiến bọn họ phải chia tay."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Pero está casada, así que tendré que conseguir que se separe de su marido".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Αλλά είναι παντρεμένη, γι' αυτό θα πρέπει να τη χωρίσω απ' τον άντρα της".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Але вона заміжня, тож мені треба розлучити її з чоловіком".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Но она замужем, поэтому мне придётся сделать так, чтобы они расстались".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.Но тя е женена, така че ще я разделя от съпруга й".
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.אבל היא נשואה. כך שעלי לגרום לה לעזוב את בעלה."
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.ولكنها متزوجة، لذا سأجعلها تنفصل عن زوجها"
Ama o evli. O yüzden onu eşinden ayırmam gerekecek." dedi.(笑)
Bizden "35k kare artı 100k eksi 15" ifadesini çarpanlarına ayırmamız istenmiş.우리는 35k의 제곱 더하기 100k 빼기 -15를 인수분해 해야한다
Bizden "35k kare artı 100k eksi 15" ifadesini çarpanlarına ayırmamız istenmiş.المطلوب منا الآن ان نقوم بتحليل 35k^2 + 100k - 15
Bizden "35k kare artı 100k eksi 15" ifadesini çarpanlarına ayırmamız istenmiş.最高時の項の 係数が1でないので、
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor..
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.Ci è stato chiesto di scomporre quest'espressione raggruppandola.
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.-
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.주어진 식을 묶어서 인수분해 해야 합니다
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.Máme za úkol upravit výraz na součin pomocí postupného vytýkání.
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.On nous demande de factoriser cette expression par mise en évidence double.
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.المطلوب منا الآن ان نحلل هذه العبارة الى عواملها عن طريق التجميع
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.グループ化と言いましたが、