ayırmış ile cümle
ayırmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akkad filmin bütçesi için 320.000 dolar ayırmıştır.Akkad leverde het budget voor de film, $320.000.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Hierop scheiden hun wegen een tijdje.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.W 1826 Bretonneau rozróżnił krup wirusowy oraz krup wywoływany przez błonicę.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Gen. Jung podzielił swoje siły na trzy grupy.
TCDD yükümlü bulunduğu hizmetleri yürütmek için demiryolu şebekesini toplam 8 bölgeye ayırmıştır.W Polsce PKP użytkowało 8 sztuk tych lokomotyw.
3. derece denklemleri 25 farklı sınıfa ayırmıştır. ^Z dorobkiem trzech punktów uplasował się na 25 pozycji w klasyfikacji generalnej.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.År 1826 gjorde Pierre Bretonneau skillnad mellan viruskrupp och krupp beroende på difteri.
Genel olarak o bölgeyi dört satraplığa ayırmışlardı.Detta distrikt var indelat i fyra zoner.
Yaşadığı evin bir odasını tamamen Ayaz’la ilgili anılarına ayırmıştır.На фасаді будинку, в якому він мешкав, встановлено меморіальну дошку.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.V roce 1826 odlišil Bretonneau krup virového původu od krupu způsobeného záškrtem.
Genel olarak o bölgeyi dört satraplığa ayırmışlardı.Postupně bylo území rozděleno na čtyři fojtství.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Kvůli své rychlosti zvládá jen dlouhé zatáčky.
Akkad filmin bütçesi için 320.000 dolar ayırmıştır.Snímek vydělal 128 tisíc dolarů, cca 32 tisíc dolarů za kino.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.În anul 1826, Bretonneau a stabilit distincția între crupul viral și crupul cauzat de difterie.
Diğer yandan, zamanın önemli bir kısmını da yabancı dil öğrenmeye ayırmıştı.De asemenea, ea a dedicat o mare parte a timpului liber pentru a învăța limbi străine.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.Forțele rușilor erau formate din 25 de batalioane de infanterie, 37 de unități de cavalerie și 120 de tunuri.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Az állandó sebességgel megtett út és a közben eltelt idő.
Dürrenmatt oyunu iki bölüme ayırmıştır.Játékszíni hős rajzolat két szakaszban.
Bu şahıs ısı ve sıcaklık kavramlarını da birbirinden ayırmıştır.Ezen kívül külön bizonyítani is kellett, hogy a hő és a munka egyenértékű.
Bu dönemde zamanının çoğunu iklim ve antropoloji çalışmalarına ayırmıştır.Tänä aikana hän tutustui useisiin antropologeihin ja antropologisiin tutkimuksiin.
Dürrenmatt oyunu iki bölüme ayırmıştır.Cupissa Tehau pelasi kahdessa pelissä.
Diğer yandan, zamanın önemli bir kısmını da yabancı dil öğrenmeye ayırmıştı.Επίσης, αφιέρωσε πολύ χρόνο, ώστε να μάθει ξένες γλώσσες.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Ο Ξιφιλίνος διαίρεσε το έργο του σε τμήματα που το καθένα εξιστορεί τις ζωές Ρωμαίων αυτοκρατόρων.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Yusuf ibn Tashfin delte sin hær i tre divisioner.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Yusuf ibn Tashfin delte sin hær i tre divisjoner.
1784 civarında Amerika'ya gidip Philadelphia'ya yerleşmiş ve tüm vaktini portre ressamlığına ayırmıştır.Rundt 1784 reiste Pine til Amerika og bosatte seg i Philadelphia hvor han for det meste malte portretter.
Çoruh vadisi bu dağlık bölgeyi ikiye ayırmıştır.Čertovicapasset deler fjellkjeden i to deler.
15 nisan günü Clippers baş antrenör Kim Hughes ile yollarını ayırmıştı.Quislings avgang den 15. april skal imidlertid ha beroliget Hundseid.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.Pada tahun 1826, Bretonneau membedakan antara croup virus dengan croup akibat difteri.
Bu bölgeyi de kendi içinde on bir bölgeye ayırmıştır.Model tersebut membagi dunia ke dalam sepuluh wilayah yang saling bergantungan.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.しばらくの間ダッシュ位の速度で走る。
Kasım 2014'te Nick Cordle ile yollarını ayırmıştır.2013年11月にはジェームス・カークランドと契約を交わした。
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.ティリー伯は自軍を2つの別の軍隊に分けた。
Haftanın 4 gününü alkole, 3 gününü ise majuna ayırmıştı.볼베르크는 군늘로드를 만나 3일 밤낮을 보내고 봉밀주를 세 모금 마셨다.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.יוסוף בן תאשפין חילק את צבאו לשלוש דיוויזיות.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.קסיפילינוס חילק את יצירתו לכמה חלקים, כל חלק הוקדש לחייו של קיסר אחד.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.הכוח הרוסי שהוקצה למערכה כלל 25 גדודים של חיל רגלים, 37 יחידות פרשים ו-120 תותחי ארטילריה.
İlk Kongre ülkeyi yargı bölgelerine ayırmış ve her bölge için federal mahkemeler kurmuştur.Първият Конгрес разделя Америка на области и създава съдилища за всяка от тях.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.През 1826 г. Бретоно открива разликата между вирусния круп и круп, който се дължи на дифтерия.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Цвики отделя значително време в търсене на галактики и подреждането им в каталози.
Rus devrimcileri propaganda sözcüğünün iki farklı yönünü birbirinden ayırmışlardır.Руските революционери от 19 и 20 век разграничават два различни аспекта на пропагандата.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.On smatra da je čovječanstvo zabrazdilo u propast i bijedu (II.
Daha sonra İsveç Danimarka egemenliği altındayken, Danimarka Kralı bölgeyi pek çok baron payesine ayırmıştır.Kasneje, ko je bila Norveška pod dansko upravo, je danski kralj razdelil območje na več baronij.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Tudi Jakub-paša je imel svojo vojsko razdeljeno po teritorialni pripadnosti v tri skupine.
Morgan'ın nihai amacı, geçmişte onu ölümlü aşkından ayırmış olan Hüküm Kapısını yok etmektir.Omenimo lahko motiv kazni za greh iz preteklosti, katere se junak želi očistiti s prostovoljno smrtjo.
Kablonun ortasını kesmiş ve kabloyu iki parçaya ayırmıştı.Nad saagisid telefonipostid maha ja lõikasid traadid pooleks.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.A bemenetet vesszővel elválasztott listaként értelmezi.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Fortolker inputtet som en delimiter- adskilt liste over felter.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpreta la entrada como una lista de campos separadas por delimitador.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpreta l' input come una lista di campi separati da un delimitatore.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpreta os dados de entrada como uma lista de campos separada por um delimitador.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpreteert de invoer als een met scheidingstekens gescheiden lijst met velden.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interprète l'entrée comme une liste de champs séparés par un délimiteur
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpretiert die Eingabe als trennzeichenseparierte Feldliste.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interpretuje wejście jako rozdzieloną elementami oddzielającymi listę pól.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Tolkar indata som en lista med fält åtskilda av avgränsande tecken
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Διερμηνεία της εισόδου σαν μια διαχωρισμένη λίστα πεδίων.
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Вважати вхідну інформацію списком відокремлених роздільниками полів.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.Ale wtedy nie rozłożylibyście tego całkowicie na ułamki proste.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.그러나 완전히 식을 분해한 것은 아닙니다