ayırmış ile cümle

ayırmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xiphilinus divided the work into sections, each containing the life of an emperor.
Kimyadaki ilk çalışmalarını, metaller ve patlayıcıların incelenmesine ayırmıştı.His first works in chemistry were devoted to the study of metals and explosives.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Yusuf ibn Tashfin divided his army into 3 divisions.
Diğer yandan, zamanın önemli bir kısmını da yabancı dil öğrenmeye ayırmıştı.She also dedicated much of her time to learning foreign languages.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devoted considerable time to the search for galaxies and the production of catalogs.
Haftanın 4 gününü alkole, 3 gününü ise majuna ayırmıştı.He drank for two days, he drank for three days, for a week.
Genel olarak o bölgeyi dört satraplığa ayırmışlardı.At this point, it was split into four subgenera.
Böylece bunu faktörlerine ayırmış oluruz.So that factors into that.
Ve böylece verilen ifadeyi çarpanlarına ayırmış olduk. İşimiz bitti. -And we factored it, we're done.
Bunu 3 gruba ayırmıştık.So we've broken it up into 3 groups.
Ve bu da 2.5 artı 25.5 28 olacak. iki tarafı ayırmış olduk.And that's going to be equal to 2.5 plus 25.5 is 28. So you divide both sides.
İfadeyi çarpanlarına ayırmış olduk.We've factored the problem.
Önceden bu vektörü ayırmıştık. .So we have broken down these vectors in the past before.
Denizci bir kürdan üretilen ve (Onun bakımdan tasarruf), birkaç dakika böylece ayırmıştır.The mariner produced a toothpick, and (saving his regard) was engrossed thereby for some minutes.
Kızlarımın evleneceği zaman için ayırmıştım.I wanted to give them a present, so I have insurance and accounts in their name.
Metastatik göğüs kanseri olan kadınları almış, gelişigüzel iki gruba ayırmış.He took women with metastatic breast cancer, randomly divided them into two groups.
Ve bu şekilde işlemi çarpanlarına ayırmış oluruz.And you'd be done.
Ama o zaman da kesiri tam olarak parçalarına ayırmış olmazsınız.But then you wouldn't have fully decomposed this problem.
NASA buna fon ayırmış durumda.NASA has devoted money to this.
Böylece payı çarpanlarına ayırmış olduk. -And we've factored this numerator expression right there.
Payı ve paydayı çarpanlarına ayırmış olduk.We've now factored the numerator and the denominator.
Sonra da sağ tarafı çarpanlarına ayırmış.Then he factored the right-hand side.
Kazları kesmişler, yağını kış boyunca yemeklerde kullamak için ayırmışlar.And they slaughtered them, used the fat throughout the winter for cooking.
Bu ifadeyi böylece gruplama yöntemi ile çarpanlarına ayırmış olduk. .So this does simplify to that, so we have factored
Şimdi fark ettim ki, yukarıdaki bu eşitliği çarpanlarına ayırmışım ama çözmemişim.And I just realized, this problem up here, I factored it, but I didn't actually solve the equation.
İki toplananı birbirinden ayırdım çünkü sorunun şıklarına bakılırsa onlar da ayırmışlar. .I just separated these out because I'm looking at the choices and it seems like they did that.
Böylece x ve y değişkenleri ve türevlerini ayırmış oldum.I have separated the x and y variables and the differentials.
Bir önceki videoda bunu x cinsinden iki fonksiyona ayırmıştık. -Now in the last video, we broke it up into two functions of x's, two y's as a function of x.
Gerçek şu: Firavun o yerde egemenlik kurmuş ve ora halkını gruplara ayırmıştı.Pharaoh exalted himself in the land, and divided its people into factions.
Ve bir vakit Mûsâ'ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık.And recall that We appointed for Moses forty nights.
Aralarını ayırmışızdır.Then We shall remove the veil of foreignness separating them.
Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır.Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz.Then We shall remove the veil of foreignness separating them.
AYAKLARINI AYIRMIŞ ADAMConstellation name (optional)MAN WITH FEET APART
Veriyi değerler listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak yazarWrites the data as a delimiter separated list of values
Alan listesini ayırmış bir sınırlayıcı olarak girdiyi yorumlar.Interprets the input as a delimiter separated list of fields.
Hükümet herhangi önemli bir iyileştirme için kaynak ayırmış değil.The government has not set aside funds for any significant improvements.
Yunanistan, güvenlik düzenlemeleri için 640 milyon euroluk bir bütçe ayırmış durumda.Greece has budgeted 640m euros for security arrangements.
Yunanistan, Olimpiyatların güvenliği için 620 milyon euronun üzerinde bir bütçe ayırmış durumda.Greece has allocated a budget of more than 620m euros for Olympic security.
Arkeologlar, "Saimaluu-Tash 1" ve "Saimaluu-Tash 2" adı altında bölgeyi ikiye ayırmışlardır.Archaeologists have bifurcated the site, calling the parts "Saimaluu-Tash 1" and "Saimaluu-Tash 2."
Robert Elsie eserlerinde Arnavutluk aşiretlerini bölgelere göre ayırmıştır.Robert Elsie divided the tribes of Albania in his works according to regions.
Dylan bu taslağı dört mısra ve bir koroya ayırmıştır.Dylan distilled this draft into four verses and a chorus.
Bu nedenle geleneksel sembollerin sergilenmesine önemli sayıda yazı ayırmıştır.He therefore devotes a substantial number of writings in an exhibition of traditional symbols.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xiphilinos teilte das Werk in Abschnitte, je einer für das Leben eines Kaisers.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.Die Russen griffen mit 25 Infanteriebataillonen, 37 Kavallerieeinheiten und 120 Artilleriegeschützen an.
İscehisar Çayı ise, ilçeyi ikiye ayırmıştır.Pour les Grecs, l'ivresse double la peine.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Bien ainsi divisé en parties communes et parties privatives.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xifilino dividió el trabajo en secciones, cada una de las cuales contenía la vida de un emperador.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xifilino divide la sua opera in sezioni: ognuna contiene la vita di un imperatore.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky dedicò una consistente parte della sua vita alla ricerca di galassie e alla produzione di cataloghi.
Köyde yerleşmeler köyü ikiye ayırmıştır: Kuzey ve güney kısımları.Железная дорога разделяет деревню на две части: северную и южную.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Он разделился на две части: мир покойников и людей.
Film için Tobe Hooper 4,700,000 dolarlık büyük bir bütçe ayırmıştır.قد خصص توب هوبر ميزانية ضخمة للفيلم وهى 4.700.000دولار.
Duke, 4 Şubat 2007'de formasını emekliye ayırmıştır.تقاعدت من السياسة في 14 فبراير 2007.
Köyde yerleşmeler köyü ikiye ayırmıştır: Kuzey ve güney kısımları.خلال هذا الوقت تم تقسيم القرية إلى قسمين، شمال وجنوب الطريق الثانوية.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xifilino dividiu a obra em seções, cada uma contendo a vida de um imperador.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devotou em um tempo considerável na procura de galáxias e na produção de catálogos.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Ambos fatores são quebrados (particionados) em suas centenas, dezenas e unidades.
Film için Tobe Hooper 4,700,000 dolarlık büyük bir bütçe ayırmıştır.Hooper havia estabelecido um grande orçamento de quatro milhões e setecentos mil dólares para a sequência.
Yusuf ibn Taşfin ordusunu üç bölüğe ayırmıştır.Yusuf ibn Tashfin had zijn leger in drie delen verdeeld.

İlgili Sayfalar