ayırdık ile cümle
ayırdık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Мы выделили хромосому из одного вида микробов.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Abbiamo purificato un cromosoma partendo da una specie microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Am purificat un crozom de la una din speciile microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Eristimme yhden mikrobilajin kromosomin.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Kami memurnikan sebuah kromosom dari satu spesies mikroba
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.우리는 한 가지 종의 미생물에서 염색체를 정제했지요.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Megtisztítottuk egy mikrobatörzs kromoszómáját.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Ние прочистихме хромозом от един микробен вид.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.זיקקנו כרומוזום ממין מיקרובי אחד
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.نحن ننقي الكروموسوم من كائن مايكروبي واحد.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.大雑把に言うと、移植先と移植元は、ヒトとマウスと同じくらい異なる種です
Biz de seni parçalarına ayırdık.Allora abbiamo deciso di dividerci il corpo.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Así que te desmontamos.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Então, desmontámos-te.
Biz de seni parçalarına ayırdık. Özür dilerim.Siksi purimme sinut osiin.
Biz de seni parçalarına ayırdık.- så vi skilte dig ad.
Biz de seni parçalarına ayırdık.-så vi tog isär dig.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Έτσι σε αποσυναρμολογήσαμε.
Biz de seni parçalarına ayırdık.И мы тебя разобрали.
Bu da -1.(x^2+5x-24) ile aynı oluyor. - Öyle değil mi? -1 çarpanını ayırdık.Então isto vai ser o mesmo que -1 vezes x positivo ao quadrado, mais 5x, menos 24.
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:E két háromszög, négyszög osztottuk: háromszög ACB és háromszög DBC
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:우리는 방금 이 사각형을 두 개의 삼각형,
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:Sme rozdelili túto štvoruholník na dva trojuholníky: trojuholník ACB a trojuholník DBC
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:Trojúhelník ACB a trojúhelník DBC.
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:Vi har trekant ACB og trekant DBC.
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:Мы разделили этот четырехугольник на два треугольника:
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:Разделихме четириъгълника на два триъгълника: триъгълник ACB и триъгълник DBC.
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:لقد قمنا بتقسيم هذا الشكل الرباعي الى مثلثين: المثلث ACB
Bu dörtgeni iki üçgene ayırdık:三角形 DBC
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.우리는 동전 들을 동등한 2개의 묶음으로 갈랐습니다.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.4つのクオーターを2つのグループに分ける時,
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Abbiamo tagliato questo gruppo di monete in 2 gruppi uguali.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Felszabdaltuk ezeket a negyeddollárosokat, két egyenlő részre.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Nous coupons ce groupe de pièces en deux groupes égaux.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Rozkrájame tejto skupiny štyri Štvrťdoláre na dve rovnaké skupiny.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Tăiem acest grup de monede în două grupuri egale.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Vi ritar ett steck mellan enkronorna i två lika stora högar
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.We splitsen deze groep munten in twee gelijke groepen.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Wir unterteilen diese Gruppe von Münzen in zwei gleiche Gruppen.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.Χωρίζουμε την ομάδα των κερμάτων σε δύο ίσες ομάδες.
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.אנחנו מחלקים את הקבוצה הזה לשתי קבוצות שוות
Bu grubu iki eşit parçaya ayırdık.ان نقسم هذه المجموعة من الارباع الى قسمين متساويين
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Donc avons donc couvert le sujet assez complètement dans Skeptic magazine.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Ezt a témát eléggé részletesen tárgyaltuk a Skeptic folyóiratban
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Fizemos uma cobertura bastante extensa na revista Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.그래서 우리는 그 문제를 꽤 광범위하게 스켑틱 매거진에서 다뤘습니다.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Nên chúng tôi đã nói về vấn đề đó khá nhiều trên tạp chí Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Noi am scris pe larg despre această situație în revista Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Per cui abbiamo ampiamente trattato l'argomento nel periodico "Skeptic". (Scettico, ndt)
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Por eso lo cubrimos ampliamente en la revista Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Poświęciliśmy temu zagadnieniu całkiem sporo miejsca w magazynie "Skeptic".
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Skeptic-lehdessä käsittelimme sitä melko perusteellisesti.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Takže sme sa tomu bohato venovali v časopise Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Varför vi genomlös det ganska så rejält i tidningsmagasinet Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Věnovali jsme se mu tedy dost podrobně v časopisu Skeptic magazine.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.We hebben het er uitvoerig over gehad in Skeptic magazine.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Wir haben das Thema ziemlich ausführlich in der Zeitschrift "Sceptic" (Skeptiker) behandelt.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Λοιπόν, καλύψαμε αυτό το θέμα αρκετά διεξοδικά στο περιοδικό "Skeptic".
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.И мы обсуждали эту тему весьма обстоятельно в журнале Skeptic.
Bu nedenle, bu konuya Skeptic dergisinde oldukça geniş yer ayırdık.Ние следим отблизо и подробно темата в списанието "Скептик".