ayıracak ile cümle
ayıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hırvatistan turizm bakanlığı reklama 24 milyon avroluk kaynak ayıracak.The tourism ministry in Croatia will allocate 24m euros for advertising.
Hükümet girişimi desteklemek için 324 bin avro ayıracak.The government will allocate 324,000 euros to finance the initiative.
Grup, Haziran 2008'de tamamlanması beklenen projeye 3,5 milyon avro ayıracak.The group will allocate 3.5m euros for the project, which is expected to be completed in June 2008.
Pek çoğunun evinde televizyon ve hafta sonu eğlencelerine, futbol maçlarına ayıracak paraları var.He generally has money to spare for television sets, week-end excursions and football matches.
O işe ayıracak zamanım yok.Ich habe keine Zeit, mich dieser Arbeit zu widmen.
Bu işlem sürgünleri ayıracaktır.Elle déboute ainsi les plaignants.
Bu durumda ilgili ülkelerin deniz alanlarını ayıracak bir deniz sınırının belirlenmesini gerektirecektir.Un ciudadano de ese país deberá cruzar dos fronteras para acceder al mar.
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.ولأنه كان يعمل يومان في الاسبوع فقد كان يوجد وقت يخصصه لأعماله .
Bu işlem sürgünleri ayıracaktır.Vamos liquidar esses vagabundos.
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.Zijn moeder spoorde hem aan dagelijks twee uur te oefenen.
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.Hän työskenteli kahtena päivänä viikossa, joten hänellä jäi aikaa omalle työlle.
Merhaba Dünya filmini kendini komik adam sıfatından ayıracak bir fırsat olarak düşündü.Denne filmen har gjort en sjanger skifte fra å være en ren Skrekkfilm å legge til flere komiske elementer.
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.講義は週2日でよかったため自分の仕事に多くの時間を使うことができた。
Bu işlem sürgünleri ayıracaktır.Namesto tega verjetno služi za odganjanje plenilcev.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.Își sacrifică timpul petrecut cu familia și prietenii.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.가족과 보내는 시간을 희생해야하고, 친구들과 보내는 시간을 희생해야 합니다.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.Obetujú čas s rodinou, čas s priateľmi.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.Ze offeren familietijd en vriendentijd op.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.Σε θυσία του χρόνου για την οικογένεια, του χρόνου για φιλίες.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.Своїм часом із сім'єю, з друзями.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.הם מקריבים זמן משפחה. הם מקריבים זמן חברים.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.إنهم يضحون بالوقت المخصص للأسرة.والوقت المخصص للأصدقاء.
Ailelerine ayıracaklerı vakti. Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.楽しみのための時間、自分の道楽、
Ailelerine ayıracaklerı vakti.De offrar tid med familjen.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.De ofrer familietid.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Feláldozza a családdal töltött időt.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Họ hi sinh thời gian cho gia đình.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Ils sacrifient le temps en famille.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Man opfert Familienzeit.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Mereka mengorbankan waktu untuk keluarga.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Obětují čas s rodinou.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Poświęca czas dla rodziny.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Sacrificano tempo famigliare.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Sacrifican tiempo con sus familias.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Они жертвуют семейным временем.
Ailelerine ayıracaklerı vakti.Те жертват време за семейството.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.우리가 6개월간 쓰레기 분리하는 법을 가르치는 아이들은,
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Během šesti měsíců naučíme děti třídit odpad.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.És a gyerekekhez, akiket 6 hónapig tanítunk szemetet szétválogatni.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Et pendant six mois, nous apprenons à ces enfants à trier leurs déchets.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Iar pe copii îi învăţăm vreme de 6 luni cum să separe gunoiul.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Uczymy je na przykład sortowania śmieci -- trwa to sześć miesięcy.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Và trẻ em, chúng ta có thể dạy chúng biết cách phân loại rác trong vòng sáu tháng.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.We leren de kinderen in zes maanden hoe ze afval moeten scheiden.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Wir bringen Kindern 6 Monate lang bei, wie man Müll trennt.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Y a los niños les enseñamos durante seis meses como separar su basura.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Εκπαιδεύσαμε παιδιά επί έξι μήνες για το πώς να κάνουν διαλογή στα σκουπίδια.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.А детей мы уже 6 месяцев учим тому, как разделять мусор.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.Ми вчили дітей шість місяців, як сортувати сміття.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.את הילדים אנו מלמדים ב-6 חודשים איך להפריד אשפה
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.و نقوم بتعليم الأطفال خلال ستة أشهر كيفية فرز وفصل قماماتهم.
Altı ay boyunca çocuklara çöpleri nasıl ayıracaklarını öğretiyoruz.その後 子供たちが親に教えるのです
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.A jednak wciąż wznosimy mury, które nas rozdzielają.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.Apesar disso, insistimos em construir muros para nos separar.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.En toch blijven we muren bouwen om ons te scheiden.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.És mégis folytatjuk a falakat építését hogy távol tartsuk egymást.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.Et ce que nous avons en commun est bien plus grand que nos différences.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.하지만 우리는 우리를 갈라놓는 벽을 계속 쌓고 있습니다.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.Ma continuiamo ancora ad alzare muri per tenerci divisi.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.No my stále zvyšujeme múry, ktoré nás rozdeľujú.